başarmış ile cümle

başarmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Neyse, Napolyon büyük bir çeviklikle yalnızca Avusturyalıları halt etmeyi başarmıştı.그래서 그들이 이 일을 해냈습니다. 그들이 빨리 움직일 수 있었기 때문에
Neyse, Napolyon büyük bir çeviklikle yalnızca Avusturyalıları halt etmeyi başarmıştı.Tohle všechno se stalo ještě předtím, než stihli přijít rusové a podpořit rakušany.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Cậu đã cố tìm cách để làm ngôn từ trở nên mềm mại.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Dia bisa membuat kata-kata itu menjadi halus.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı."Ele conseguia tornar o mundo mais suave.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Él lograba hacerlo sonar tierno.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.El reuşea să facă lumea mai delicată.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Er hat es geschafft, das Wort sanft zu machen.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Han fik ordet til at lyde ømt.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Han lyckades göra ordet ömt.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Hij maakte de wereld teder.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Il rendait le mot plus tendre.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.조지는 그 단어를 다정하게 말하곤 했다.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Lui riuscì ad addolcire la parola.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Neki sikerült meglágyítani a világot.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Sprawiał, że świat był czuły.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Z jeho úst to slovo znělo něžně.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Κατάφερνε να κάνει την λέξη τρυφερή.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Йому вдавалось вимовляти це якось м'якше.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Он произносил это слово как-то мягче.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Той успяваше да направи света по-добър.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.הוא הצליח לגרום לכינוי להישמע עדין.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.كان يستطيح جعل الكلمة رقيقة ولطيفة
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.僕が結婚を発表したとき 彼は
Önceki nesiller bu deneyleri hiçbir suretle yapamadılar. Tamemen başka bir nesilde bence başarmış olacağızПредыдущие поколения не могли осуществить этот эксперимент, а для следующего поколения он увенчается успехом.
Poussin imkansızı başarmış gözüküyor, akılcılıktan yola çıkarak şiirsel ve ideal olanı yansıtabilmiş.Donc Poussin a accompli ce qui semble d'être presque impossible. Il a crée la poésie du rationnel, de l'idéal.
Poussin imkansızı başarmış gözüküyor, akılcılıktan yola çıkarak şiirsel ve ideal olanı yansıtabilmiş.Poussinovi se podařilo, co se zdá skoro nemožné. Dokázal vytvořit poezii i z racionalismu a ideálu.
Poussin imkansızı başarmış gözüküyor, akılcılıktan yola çıkarak şiirsel ve ideal olanı yansıtabilmiş.أنجز بوسين ما يبدو من المستحيل إنجازه. ألف الشعر للخروج من العقلانية، ومن االمثالية.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Alle außer einen Mann names Mormon, der überlebte, indem er sich in den Wäldern versteckt hatte.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Allen, behalve één man, Mormon genaamd, die het lukte te overleven door zich in de bossen te verschuilen.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.A todos menos a uno, este tipo llamado Mormón, quien logró sobrevivir escondiéndose en el bosque.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Egy kivétellel mindegyiket, csak egy Mormon nevű fickó tudott megmenekülni, az erdőben elrejtőzve.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Kaikki paitsi yhden tyypin nimeltä Mormon, joka selvityi piileskelemällä metsässä.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Kecuali satu orang, yang bernama Mormon, yang berhasil selamat dengan bersembunyi di hutan.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.그 중 단 한 사람, 모몬이라는 사람은 나무속에 숨어 살아남았습니다.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Pe toți în afară de un singur tip - numit Mormon, care-a reușit să supraviețuiască ascunzându-se în pădure.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Tất cả trừ một người đàn ông, người này tên là Mormon, người đã cố sống sót được nhờ trốn trong rừng.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Todos menos um, um tipo chamado Mórmon, que conseguiu sobreviver escondendo-se na floresta.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Tous sauf un, un homme appelé Mormon, qui a survécu en se cachant dans la forêt.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Tutti eccetto uno, questo tizio di nome Mormon, che riuscì a sopravvivere nascondendosi nei boschi.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Všechny až na jednoho, na chlapíka jménem Mormon, který se schovával v lesích a tak se mu podařilo přežít.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Wszystkich poza jednym, nazywał się Mormon, przeżył bo ukrywał się w lesie.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Όλους εκτός από ένα τύπο ονόματι Μορμόνο, που κατάφερε να σωθεί αφού κρύφτηκε στο δάσος.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Всех, кроме одного человека по имени Мормон, которому удалось спастись, прячась в лесу.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Всички освен един - човек на име Мормон, който успял да оцелее, като се криел в горите.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.Окрім одного чоловіка, на ім'я Мормон, якому вдалося вижити, заховавшись у лісах.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.אבל רק בחור אחד, בחור בשם מורמון, שהצליח לשרוד כשהתחבא ביערות.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.الكل ماعدا واحد ، هذا الرجل اسمه مورمون، الذي تمكن من البقاء على قيد الحياة عن طريق الاختباء في الغابات.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.モルモンって男がいたのよ 彼は事の全てを金版に神官文字で
Seen! Harry, hay aksi, neredeyse başarmıştın. O notaya çıkamıyorum!So wie Sie schalten Sie ihn ein?
Sonra geri döndük. Neredeyse başarmıştık.그리고나서 우리는 집으로 돌아왔습니다. 말하자면 임무를 완수했던 것이죠.
Sonra geri döndük. Neredeyse başarmıştık.No a paka jsme se vrátili domů, v podstatě jsme to dokázali.
Sonra geri döndük. Neredeyse başarmıştık.ואז חזרנו הביתה. בערך עשינו זאת.
Sonra geri döndük. Neredeyse başarmıştık.وبعدها عدنا الى الوطن. وكنا نوعا ما على وشك تحقيق ما نصبو اليه
Sonra geri döndük. Neredeyse başarmıştık.何が起こるか待たなくてはなりませんでした
Tamemen başka bir nesilde bence başarmış olacağızDar continuând așa vom reuși în generația care urmează.
Tamemen başka bir nesilde bence başarmış olacağızEgy későbbi generációban, úgy gondolom, hogy sikerrel fogunk járni.
Tamemen başka bir nesilde bence başarmış olacağızEn una generación más, creo que vamos a tener éxito.
Tamemen başka bir nesilde bence başarmış olacağızIn der nächsten Generation werden wir erfolgreich sein.
Tamemen başka bir nesilde bence başarmış olacağızIn een van de volgende generaties zullen we erin slagen.

İlgili Sayfalar