başarmış ile cümle
başarmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Denemiş ve başarmış gibiydi.הוא אמר, אני מנסה ואני יוצר.
Denemiş ve başarmış gibiydi.فقد كان يقول ، أحاول وأفعل .
Denemiş ve başarmış gibiydi.ナイキに就職できますね
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Ak sa im oči ligocú, viete, že to robíte.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Also, wenn die Augen leuchten, wissen Sie, dass Sie es tun.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Đúng vậy, nếu những đôi mắt kia sáng lên, bạn biết mình đã thành công
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Jadi jika mata mereka berbinar, maka Anda berhasil melakukannya.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Juist: als de ogen twinkelen, weet je dat je goed zit.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Kiedy oczy błyszczą, wiesz, że dobrze ci idzie.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.눈이 반짝거린다면 성공이에요.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Si les yeux brillent, vous avez réussi.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Szóval ha ragyognak a szemek, tudod, hogy jól csinálod.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Если глаза сияют, вы делаете всё правильно.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Якщо очі сяють, Ви все робите правильно.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.אז אם העיניים נוצצות, אתה יודע שהצלחת.
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.حسناً . فإذا كانت تلمع الأعين فأنت تقوم بالأمر
Evet. Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.眼が輝いていなければ、自分に質問しなくてはいけない
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.Aber im Amazonas weiß man einen Weg dies zu verhindern.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.Ale w Amazonii ominęli ten problem.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.În Amazon au rezolvat problema.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.Ma in Amazzonia hanno trovato rimedio a questo problema.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.Mais en Amazonie ils ont contourné ce problème.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.Pero en el Amazonas, saben como solucionar este problema.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.V Amazonii tento problém ovšem vyřešili.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.Но в Амазонни они сумели обойти эту проблему.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.Проте на Амазонці зуміли обійти цю проблему.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var. Bu solucanların ucunu kapmayı başarmış.Pueden ver que ahí hay un cangrejo que vive allá abajo, ha logrado agarrar la punta de una de estas lombrices.
Harry, hay aksi, neredeyse başarmıştın.Åh nej, Harry, du havede den næsten!
Harry, hay aksi, neredeyse başarmıştın.거의 다 했는데!
Harry, hay aksi, neredeyse başarmıştın.Oh no, Harry, ce l' avevi quasi fatta!
Harry, hay aksi, neredeyse başarmıştın.Oh tidak, Harry, kamu hampir mencapainya!
Harry, hay aksi, neredeyse başarmıştın.اووه لا "هارى " كدت ان تفعلها !
Harry, hay aksi, neredeyse başarmıştın.高音が出ない!
Herkes ah'ladı, oh'ladı... Çünkü Cliff Tabin bir tavukta ekstra bir kanat yetiştirmeyi başarmıştı.I ludzie wzdychali, ponieważ Cliff Tabin był w stanie wyhodować u kurczaka dodatkowe skrzydło.
Herkes ah'ladı, oh'ladı... Çünkü Cliff Tabin bir tavukta ekstra bir kanat yetiştirmeyi başarmıştı.La gente restava sbalordita, perché Cliff Tabin era stato in grado di far crescere un'ala in più su un pollo.
Herkes ah'ladı, oh'ladı... Çünkü Cliff Tabin bir tavukta ekstra bir kanat yetiştirmeyi başarmıştı.Mensen slaakten kreten van verbazing omdat Cliff Tabin een extra vleugel aan een kip had doen groeien.
Herkes ah'ladı, oh'ladı... Çünkü Cliff Tabin bir tavukta ekstra bir kanat yetiştirmeyi başarmıştı.Und die Leute waren erstaunt, weil Cliff Tabin es geschafft hatte ein Huhn mit einem extra Flügel zu züchten.
Herkes ah'ladı, oh'ladı... Çünkü Cliff Tabin bir tavukta ekstra bir kanat yetiştirmeyi başarmıştı.Хората охкаха и ахкаха, защото Клиф Тейбин беше успял да отгледа допълнително крило на едно пиле.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Cô bé này tình cờ lại là cô bé duy nhất trong làng được theo học đến lớp 9.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Denne pige var tilfældigvis den eneste pige i hele landsbyen, som havde klaret det til niende klasse.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Dieses Mädchen war zufällig das einzige Mädchen im ganzen Dorf, das es bis zur 9. Klasse geschafft hatte.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Dit meisje bleek het enige meisje te zijn in het hele dorp dat de middelbare school had gehaald.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Esa niña resultó ser la única en toda la aldea que había llegado al noveno grado.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Essa rapariga era a única, em toda a aldeia, a ter conseguido estudar até ao 9º ano.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Kiderült, hogy ez a lány az egyetlen lány az egész faluban, akinek sikerült befejeznie az általános iskolát.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.그 소녀는 그 마을 전체에서 중학교를 마친 유일한
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.La ragazza era l'unica ragazza di tutto il villaggio che era arrivata alla prima superiore.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Okazało się, że to jedyna dziewczynka w wiosce, której udało się dotrwać do dziewiątej klasy.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.S-a întâmplat ca acea fată să fie singura fată din întregul sat care reuşise să ajungă în clasa a noua.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Αυτό το κορίτσι έτυχε να είναι το μόνο κορίτσι σε ολόκληρο το χωριό που είχε φτάσει έως την ένατη τάξη.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Момичето беше единственото момиче в цялото село, което беше учило до девети клас.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Так сталося, що ця дівчина була єдиною дівчиною в цілому селі, яка довчилася до дев'ятого класу.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.Эта девочка была единственной во всей деревне, кто доучился до девятого класса.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.הילדה הזו היתה הילדה היחידה בכל הכפר שהצליחה להגיע
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.وقد تصادف أن تكون هذه الفتاة الفتاة الوحيدة في القرية بأكملها التي قد استطاعت الوصول
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.その村全体でただ一人 9年生に上がった 少女でした
İkiyi sekiz kere, kendisi ile çarpacağız. Umarım sizin kafanızı karıştırmayı başarmışımdır.Aber bei größeren Zahlen ist diese Methode vielleicht etwas schwierig.
İsa'nın vücudunda yansıtmayı başarmış.Observen la manera en la que levanta el brazo acaricia al jilguero, inclina su cabeza para atrás;
Kariyerimde bir sürü iş başarmıştım... ...ve sanırım hepsi bu hikayede asılı kalmıştı.Úgy gondolom, hogy nagyon sok energiát beleöltem a karrierembe... és az egész ettől az egy sztoritól függött.
Kariyerimde bir sürü iş başarmıştım... ...ve sanırım hepsi bu hikayede asılı kalmıştı.Νομίζω ότι έδωσα πολύ βάση στη καριέρα μου και νομίζω ότι κρεμιόμουν μόνο από αυτό... ένα θέμα.