başardılar ile cümle

başardılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ben o zaman bunu nasıl başardılar görmüyorum.أنا لا أرى كيف كان يمكن أن تدار في ذلك الوقت.
Ben o zaman bunu nasıl başardılar görmüyorum.このJeevesは、どう思いますか?"私は先生、それを疑う。"
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.지금까지, 그들은 길이 약 1.4km 에 달하는 얼음코어를 미국까지 실어 보냈습니다.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Bislang haben sie etwa 1400 Meter Eisblöcke für die Verschiffung in die Vereinigten Staaten abgepackt.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Dosud zabalili okolo 1 370 m ledových vzorků, které poslali dále do Spojených států.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Doteraz zabalili asi 1 300 metrov ľadových jadier na dopravu naspäť do Spojených štátov.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Finora hanno preparato circa 1.300 metri di cilindri di ghiaccio da spedire negli Stati Uniti.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Hasta el momento han empacado unos 1.300 metros de núcleos de hielo para enviar a Estados Unidos.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Jusqu'ici, ils ont empaqueté à peu près 1,5 km de noyaux de glace pour les expédier aux USA.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Sejauh ini, mereka telah mengemas sekitar 4.500 kaki dari es untuk dikirim kembali ke Amerika Serikat.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Tähän mennessä he ovat pakanneet yli 1 300 metriä jääytimiä lähettääkseen ne Yhdysvaltoihin.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Tới giờ, họ đã đóng gói được chừng 4500 feet băng tảng để chuyển về nước Mỹ.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Tot nu tot hebben ze ongeveer 1,5 km aan ijskernen gewonnen voor vervoer naar de VS.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Zapakowali już około 1300 metrów rdzeni lodowych do Stanów Zjednoczonych.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.Μέχρι τώρα έχουν πακετάρει περίπου 1370 μέτρα πάγου για μεταφορά στις Ηνωμένες Πολιτείες.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.На данный момент они упаковали около 1.3 км ледяных цилиндров для отправки назад в США.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.עד עכשיו, הם ארזו בערך 1370 מטר של ליבות קרח למשלוח בחזרה לארצות הברית.
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.وحتى اليوم قد تم شحن ما يقارب 4500 قدم من السبور الثلجية والتي تم شحنها الى الولايات المتحدة الامريكية
Bugüne kadar 1.40 km.'lik buz kütlesini ABD'ye göndermeyi başardılar.およそ1500メートルの長さの氷床コアを 米国に送るために梱包しました 今シーズンは
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Au ajuns aici fiind remarcabili cateodata chiar PREA remarcabili.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Azzal, hogy figyelemre méltóak voltak, néha kicsit TÚLSÁGOSAN is figyelemreméltóak.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Ci sono arrivati rendendosi notevoli. A volte un po' troppo, magari.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Conseguiram porque são notáveis, às vezes demasiado notáveis.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...De blev så här genom att vara anmärkningsvärda, ibland lite FÖR mycket.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Dosáhli toho tím, že chtěli být pozoruhodní, někdy až trochu moc.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Ils sont arrivés là en étant remarquables, parfois un peu TROP remarquables.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...그저 일을 '뛰어나게 할' 뿐입니다. 가끔은 정말로 '뛰어난' 일을 해내곤 하지요.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...lecz swoją niezwykłością czasem nawet zbytnią niezwykłością.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Llegaron, siendo extraordinarios, a veces un poco demasiado extraordinarios.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Mereka berhasil karena punya cara menarik perhatian, kadang agak terlalu menarik perhatian.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Sie haben es so weit gebracht, weil sie bemerkenswert sind, manchmal vielleicht etwas ZU bemerkenswert.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Tako daleč sta prišla, ker sta izjemna, včasih malo preveč izjemna.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Zij werden zo door opmerkelijk te zijn, soms iets TE opmerkelijk.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Το κατάφεραν με το να είναι αξιοσημείωτοι. μερικές φορές υπερβολικά αξιοσημείωτοι.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Они нашли свой способ, будучи выдающимися, порой, немного ЧЕРЕСЧУР выдающимися.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...Те са станали такива понеже са забележителни, понякога дори прекалено забележителни.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...הם הגיעו לזה בזכות היותם יוצאים מהכלל. לפעמים יותר מדי יוצאים מהכלל.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...لقد وصلوا لهذا المستوى بأن أصبحوا ملحوظين، بعض الأحيان ملحوظين بشدة.
Bunu dikkate değer olarak başardılar hatta bazen biraz FAZLA dikkate değer...時々、少し目立ち過ぎるくらいに。 このフォトフレームは裏にコードが出ています。
Bunu sadece yemek yerken kafeteryada akıllarına gelen ufak bir öngörüyü dinleyerek başardılar.정확한 궤적을 알아냈죠. 그게 다 어느 날 아침 점심 먹다 떠오른 조그마한 영감에서 시작된 거죠.
Bunu sadece yemek yerken kafeteryada akıllarına gelen ufak bir öngörüyü dinleyerek başardılar.רק על-ידי האזנה לאות יחיד זה, כאשר מה שדחף אותם זו רק תחושה קטנה ושולית שהתעוררה אצלם בוקר אחד בארוחה.
Bunu sadece yemek yerken kafeteryada akıllarına gelen ufak bir öngörüyü dinleyerek başardılar.片手間の作業で かすかな信号音を聞いて それだけの所から たどり着いたのです 2週間後 上司のフランク マクルアが
Çünkü, Moody'sden AA puanı almayı başardılar.受ける事が出来て、彼らはただ他の人の借金を保証して、
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Apoi Watson şi Crick au cercetat şi chiar au găsit una.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Azután Watson és Crick addig keresgélt, míg találtak egyet.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Dan kwamen Watson en Crick die naar het gen zochten en het ook vonden.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Et puis Watson et Crick ont effectivement cherché et en ont trouvé un.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.이후 왓슨과 크릭이 유전자를 발견하고 직접 관찰했습니다.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Poi Watson e Crick si misero a cercarli e ne individuarono uno.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Potem Watson i Crick spojrzeli i go znaleźli.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Y luego Watson y Crick finalmente buscaron y encontraron uno.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.Και οι Γουότσον και Κρικ έψαξαν και βρήκαν ένα γονίδιο.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.А потом Уотсон и Крик на самом деле нашли ген.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.И тогава Уотсън и Крик търсиха и накрая намериха един ген.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.ואז ואטסון וקריק בעצם הסתכלו ומצאו כזה.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.و من ثم واستن و كريك فعلا بحثوا و وجدوا واحدة.
Daha sonra Watson ve Crick genleri aramaya başladılar ve aslında bulmayı da başardılar.実際に遺伝子構造を発見しました 物理学ではよくある話です
Dördüncü ve beşinci kız arabalarla kaçırıldı ama atlayıp kaçmayı başardılar...Aceste fete au fost violate de bande in fata tuturor.
Dördüncü ve beşinci kız arabalarla kaçırıldı ama atlayıp kaçmayı başardılar...lub kolejne czwarta czy piąta porwane do samochodu ale którym udalo się z nich wyskoczyć...
Dördüncü ve beşinci kız arabalarla kaçırıldı ama atlayıp kaçmayı başardılar...Of als het 4e of het 5e meisje die werden gekidnapt in auto’s maar die eruit konden springen…

İlgili Sayfalar