başarıya ile cümle
başarıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Byla to první kombinace kterou Mac zapracoval a která jej poslala na cestu k dlouhotrvajícího úspěchu.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Dar a fost prima combinaţie care a pus Mac pe calea succesului pe termen lung.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.그러나 이러한 모방 요소들은 맥을 장기적인 성공으로 이끈 조합 중 하나일 뿐입니다.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.L'idée d'Apple était de fusionner l'ordinateur avec l'appareil du quotidien.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Maar het was een combinatie die de Mac toepaste, die het grote succes op de lange termijn bracht.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Mas foi a primeira combinação que colocou o Mac no caminho do sucesso a longo prazo
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.May thay sự hòa hợp đó đã mang lại cho Mac thành công vang dội trong một khoảng thời gian dài.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Men det var kombinationerne der satte Macen på vejen mod langtidsholdbar succes
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.O sukcesie Macintosha zdecydowało jednak odpowiednie połączenie tych elementów.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Pero fue ésa primera combinación que la Mac incorporaba lo que la lanzó hacia el éxito a largo plazo
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Αλλά ήταν ο πρώτος συνδυασμός που ενσωμάτωνε, που έβαλε το Mac στην πορεία προς τη μακροπρόθεσμη επιτυχία.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Но първата комбинация е това, което изстрелва "Мак" по пътя на успеха.
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.Но это была первая комбинация, которая устанавливает Mac на пути к долгосрочному успеху
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.אבל זה היה השילוב הראשון ששם את ה"מקינטוש" בדרך להצלחה ארוכת טווח
Bu yenilikler Macintos'u ve doğal olarak Apple'ı büyük başarıya sürükleyen yola itti.アップルはコンピュータの「マック」を家電と融合し
Büyük bir başarıya ulaşacak ve bütün görüntüleme sistemlerinin kalıcı bir ilkesi hâline gelecekti.어디나 있는 윈도우 시스템의 영구적인 독점원리처럼 말이죠.
Büyük bir başarıya ulaşacak ve bütün görüntüleme sistemlerinin kalıcı bir ilkesi hâline gelecekti.là một trong các nguyên tắc bền vững của hệ thống cửa sổ ở mọi nơi.
Büyük bir başarıya ulaşacak ve bütün görüntüleme sistemlerinin kalıcı bir ilkesi hâline gelecekti.כאחד העקרונות המתמשכים של מערכות עבודה בחלונות בכל מקום.
Büyük bir başarıya ulaşacak ve bütün görüntüleme sistemlerinin kalıcı bir ilkesi hâline gelecekti.كنظام دائم لمبادئ أنظمة التشغيل في كل مكان.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Ik deed simpele dingen die tot goede ideeën leidden. Maar toen stopte ik.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Karena saya melakukan semua hal sederhana yang menghasilkan ide-ide.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.새로운 아이디어를 위한 노력을 쉬지 않았죠.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Koska tein kaikkia yksinkertaisia juttuja, jotka johtivat ideoihin.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Mert megtettem minden egyszerű lépést, ami ötletekhez vezetett.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Não precisava de trabalhar para ter ideias.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Parce que je faisais toutes ces choses simples qui menaient aux idées.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Perché facevo tutte queste semplici cose che portano a idee.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Ponieważ robiłem te wszystkie proste rzeczy, z których biorą się pomysły.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Porque hice todas estas cosas simples que me llevaban a las ideas. Pero entonces me detuve.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Pretože som robil všetky tieto jednoduché veci, ktoré viedli k nápadom.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Protože jsem dělal tyto jednoduché kroky, které k nim vedly.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Trebuiau să vină, pur şi simplu, ele singure ca prin magie.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Vì tôi đã làm những điều đơn giản sau đây để đưa ra những ý tưởng
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Weil ich alle jene einfachen Dinge tat, die zu neuen Ideen führten.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Γιατί έκανα όλα αυτά τα απλά πράγματα που οδηγούσαν σε ιδέες.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Защото правех всички онези прости неща, които водят до идеи.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.Оскільки я робив усі ті прості речі, що приводять нас до нових ідей.
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.כי עשיתי את כל הדברים הפשוטים האלה שמביאים רעיונות
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.لانى فعلت كل هذه الأشياء البسيطة التي أدت إلى الأفكار
Cunku basariya goturen tum bu basit seyleri yaptim.でもその後止まってしまったのです 自分はやり手だからアイデアを出すために
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Bởi vì để đạt được sứ mệnh vĩ đại này, chúng ta phải có khả năng thực hiện nó.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Denn um diese große Aufgabe zu erfüllen, müssen wir dazu fähig sein.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."세상을 바꾸기 위한 원대한 포부를 달성하기 위해 할 수 있어야만 합니다.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Parce que si l'on veut réussir cette grande mission, il faut qu'on le fasse."
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Pentru că pentru a duce la îndeplinire această misiune extraordinară trebuie să fim capabili să o facem.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Perche' per ottenere dei risultati in questa nobile missione, dobbiamo essere in grado di farlo.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Porque para poder lograr realizar esta gran misión, tenemos que poder hacerlo.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Porque para realizarmos esta grande missão, temos de o conseguir fazer.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Protože pokud v tomto velkém úkolu chtěli uspět museli to zvládnout.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Want als we willen slagen in deze grootse missie, moeten we dat allemaal kunnen.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Żeby misję zwieńczył sukces, musimy to umieć.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Διότι, προκειμένου να επιτύχουμε σε αυτή τη μεγάλη αποστολή, θα πρέπει να μπορούμε να τα κάνουμε αυτά.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Защото, за да постигнем тази наша велика цел, ние трябва да можем да го правим".
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Чтобы выполнить эту великую миссию, нам придется найти способ это сделать.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."להצליח במשימה האדירה הזו שלנו עלינו להיות מסוגלים לעשות זאת."
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."الإنجاز في هذه المهمة العظيمة، يتوجب علينا أن نقدر على ذلك.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."そんな調査ができなければいけません ちなみに 彼らは実際に成功しました
Demek istediğim erken ya da geç atılan adımlar sizi başarıya ulaştırmazשניה אחת מוקדמת מידי או מאוחרת ואתה לא מצליח
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Åt de redliga förvarar han sällhet, han är en sköld för dem som vandra i ostrafflighet,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Az igazaknak valóságos jót rejteget, paizst a tökéletesen járóknak,