Sınavımda başarısız olmak istemiyorum.I don't want to fail my exams.
Sadece başarısız olmak için elimizden gelenin en iyisini yaptık.We did our best only to fail.
Oyun başarısız olmaktan uzaktı.The play was far from being a failure.
O sadece tekrar başarısız olmak için elinden geleni yaptı.He tried his best only to fail again.
O, tekrar başarısız olmak için elinden geleni yaptı.He did his best only to fail again.
Sınavda başarısız olmak istemiyorum.I don't want to fail the test.
Tom başarısız olmaktan korkmuyor.Tom isn't afraid to fail.
Bazı girişimlerde, başarısız olmak bile şereflidir.In some attempts, it is glorious even to fail.
Denememek başarısız olmaktır.Not trying is failing.
Başarısız olmak istemiyorum.I don't want to fail.
Sınavında başarısız olmak onun egosuna bir darbeydi.Failing the exam was a blow to his ego.
Planlamak için başarısız olma başarısız olmak için planlamadır.Failing to plan is planning to fail.
Hiç kimse başarısız olmak istemez. Herkes başarılı olmak ister.No one wants to fail. Everyone wants to succeed.
Plan yapmak için başarısız oluyorsan, başarısız olmak için planlıyorsun.If you fail to plan, you plan to fail.
Başarısız olmaktan korkma.Don't be afraid to fail.
Başarısız olmaktan korkmuyorum.I'm not afraid to fail.
Başarısız olmaktan korkmamalıyız.We must not be afraid to fail.
Başarısız olmaktan nefret ediyorum.I hate to fail.
Tom başarısız olmaktan korkmuyordu.Tom wasn't afraid to fail.
Orijinal bir konuda başarısız olmak taklit bir konuda başarılı olmaktan daha iyidir.It is better to fail in originality than to succeed in imitation.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.Godfrey also blamed him for the failure of his army to capture Arsuf.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Because very few people here are afraid to fail.
Denememek başarısız olmaktır.No intentar es fracasar.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.Más tarde, Godofredo también le culparía de no haber podido conquistar Arsuf.
Başarısız olmaktan korktuğunu söyledi.Она сказала, что боится потерпеть неудачу.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.O soberano de Jerusalém também culparia Raimundo pelo fracasso em tomar Arçufe.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.Godefroy juga menyalahkannya atas kegagalan pasukannya untuk menangkap Arsuf.
Başarısız olmaktan korkardım O yüzden denemezdim bileBałem się porażki, więc nawet nie próbowałem.
Başarısız olmaktan korkardım O yüzden denemezdim bileTenía miedo de fallar, por eso ni siquiera lo intentaba
Burası neden inanılmaz biliyor musunuz? Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Tämä on upea paikka koska hyvin harvat pelkäävät epäonnistumista.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Bởi vì rất ít người ở đây sợ bị thất bại.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Bo niewielu tu obecnych boi się porażki.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Därför att väldigt få här är rädda för att misslyckas.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Fordi der er meget få mennesker her, som er bange for at fejle.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Ker je tu zelo malo ljudi, ki se bojijo neuspeha.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.여기서는 오직 소수만이 실패를 두려워하기 때문입니다.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Mert az itteniek közül nagyon kevesen félnek a bukástól.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Omdat maar weinig mensen hier bang zijn om te falen.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Parce que peu de gens ici ont peur de l'échec.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Pentru că foarte puţini oameni aici se tem să eşueze.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Perché sono poche le persone tra voi che hanno paura del fallimento.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Porque muito poucas pessoas aqui têm medo de falhar.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Porque muy pocas personas aquí, tienen miedo al fracaso.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Pretože len veľmi málo ľudí sa tu bojí zlyhať.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Protože jenom málokdo tady se bojí neúspěchu.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Weil sehr wenige Leute hier Angst haben, zu versagen.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Επειδή πολύ λίγοι άνθρωποι εδώ μέσα φοβούνται να αποτύχουν.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Защото много малко от хората тук се страхуват да се провалят.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Потому что мало кто из присутствующих здесь боится совершить ошибку.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.Тому що тут є дуже небагато людей, які бояться поразок.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.כיוון שמעט מאד אנשים כאן פוחדים להכשל.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.لأن هناك أشخاص قليلون هنا يخافون السقوط.
Çünkü buradaki çok az insan başarısız olmaktan korkuyor.失敗を恐れてないからです 私が見ている限りでは 登場する人で失敗していない人なんていません