başından ile cümle
başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hayatımızın başından beri hücrelerin yorulmadan kendilerini görevlerine adamaları ölmelerine sebep oluyor.Peretii sunt acoperiti cu vilozitati care are loc absorbtia substantelor nutritive.
Hayatımızın başından beri hücrelerin yorulmadan kendilerini görevlerine adamaları ölmelerine sebep oluyor.От самото начало на нашия живот, тази неуморна отдаденост на работата, често изисква умирането на наши клетки.
Hayatımızın başından beri hücrelerin yorulmadan kendilerini görevlerine adamaları ölmelerine sebep oluyor.産まれた瞬間から、細胞の死が必要となっている
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.신문들이 그렇게 하고 있지만 사람들은 기본적인 회계원리를 이해하지 못하고 있으니까요
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Les journaux font ça, mais beaucoup de gens ne comprennent pas les bases de la comptabilité.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Protože si myslím, že to dělají noviny, ale řada lidí nerozumí základnímu účetnictví.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Vì tôi nghĩ các thể loại báo chí đã đề cập đến, nhưng rất nhiều người lại không hiểu gì về kế toán căn bản
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Защото мисля, че вестниците вече правят това, но много хора не разбират главните сметки.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Тому що я думаю, що це роблять газети, але більшісь людей не розуміють суті бухгалтерії.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.でも多くの人は基礎会計を理解していません。 償却は何か、流動性を持っている時、
İşte adam. Uyanıyor. Uykulu, başından çok şey geçmiş.Budzi się, jest wykończony, dużo przeszedł.
İşte adam. Uyanıyor. Uykulu, başından çok şey geçmiş.톰이 있고 일어납니다. 어지럽고 정신이 없죠
İşte adam. Uyanıyor. Uykulu, başından çok şey geçmiş.Se scoală, e toropit, a trecut prin multe.
İşte adam. Uyanıyor. Uykulu, başından çok şey geçmiş.הנה הוא, הוא מתעורר. הוא ישנוני, עבר הרבה.
İşte adam. Uyanıyor. Uykulu, başından çok şey geçmiş.ها هو. يستيقظ. فى حالة نعاس, مر بالكثير من الأحداث.
İşte adam. Uyanıyor. Uykulu, başından çok şey geçmiş.トムの手 トムの手 トムの手 (笑)
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Ako som sa staral o Becka, porozprával mi čo sa dialo hore.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Als ich mich also um Beck kümmerte berichtete er, was da oben passiert war.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Aşa că, în timp ce vedeam de Beck, mi-a relatat ce se petrecuse acolo sus.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Así que, mientras estaba cuidando de Beck, nos contó lo que había sucedido allá arriba.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Donc, pendant que je m'occupais de Beck, il m'a raconté ce qu'il s'était passé là haut.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Dus terwijl ik Beck verzorgde, vertelde hij wat er daarboven was gebeurd.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Intanto che mi prendevo cura di Beck lui mi raccontava quello che era successo in cima.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Khi tôi đang chăm sóc cho Beck, anh nói đến chuyện đã xảy ra trên đó.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.제가 벡을 치료하는 동안, 그가 산 위에서 겪은 것을 말해주었습니다.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Tak więc, kiedy zajmowałem się Beckiem, on opowiadał, co działo się na górze.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Tehát, én kezeltem Beck-et, elmesélte mi történt vele ott fent.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.И така, докато се грижех за Бек, той разказа какво е станало там горе.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Пока я оказывал помощь Беку, он рассказал, что произошло.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.Поки я надавав допомогу Бекові, він розповів, що відбувалося наверху.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.תוך כדי שטיפלתי בבאק, הוא התייחס למה שעבר עליו למעלה בהר.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.إذاً وبينما أنا أعالج " بيك " بدأ بالتحدث عما حدث هنالك في الأعلى
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.彼は山の上で何が起きたのか話してくれました 彼は嵐の中で迷子になり
İsveç’ten gelen bir rapora göre, erken uyarı sistemi 2008’in başından beri ‘spice’ ürünlerini izlemektedir.Los ingredientes sintéticos no se mencionan en la información del producto.
İsveç’ten gelen bir rapora göre, erken uyarı sistemi 2008’in başından beri ‘spice’ ürünlerini izlemektedir.Noch de plant, noch de actieve bestanddelen ervan (kavalactonen) worden gecontroleerd in de EU-lidstaten.
İsveç’ten gelen bir rapora göre, erken uyarı sistemi 2008’in başından beri ‘spice’ ürünlerini izlemektedir.Vuoden 2009 alussa Euroopassa löydettiin spice-näytteistä toinen synteettinen kannabinoidi
İsveç’ten gelen bir rapora göre, erken uyarı sistemi 2008’in başından beri ‘spice’ ürünlerini izlemektedir.Začiatkom roka 2009 bol vo vzorkách v Európe odhalený druhý syntetický kanabinoid, CP
İyi, şimdi gidip diğer öğrencilerin önünde o suyu o asistanın başından aşağı dökeceksin."Which I actually did, and which needless to say
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarBlutdiamanten, geschmuggelte Smaragde, Holz, das direkt von den Ärmsten abgesägt wird.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarDiamantes de sangre, esmeraldas de contrabando, maderas, que son extraídos directamente de los más pobres.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarI diamanti insanguinati, il contrabbando di smeraldi, il legno preso proprio ai più poveri.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar İkincisi ise,Bloeddiamanten, smaragdsmokkel, hout dat gehakt wordt onder de armsten vandaan.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar İkincisi ise,Phần đa các nước trên thế giới đều trải qua trạng thái bị áp bức,
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar지구상의 대부분은
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarKrvavé diamanty, pašované smaragdy, těžba dřeva přímo pod rukama lidí v těch nejchudších oblastech.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarLes diamants de conflits, les émeraudes de contrebande, le bois, qui ne bénéficient pas aux plus pauvres.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarКровавые алмазы, контрабандные изумруды, лесоповал, - всё это напрямую изымается у беднейших.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarКървави диаманти, контрабандни изумруди, дървесина, отсечена и отнета от най-бедните.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarרוב העולם
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarا لدايموند ا لدموي (ا لغا لي) ، ا يميرا لد ا لمهرب (نوع من الاحجار ا لكريمة) ، ا لصناعات ا لخشبية ، كل هذا
"Karıştırma! Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar."제기랄! 전체 사업은 - 그것의 부당
"Karıştırma! Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Toàn bộ doanh nghiệp - đó là không hợp lý từ đầu đến cuối "." Hoàn toàn hợp lý, "Invisible Man.
"Karıştırma! Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Целият бизнес - това е неразумно от началото до края. "доста разумни", заяви невидим човек.
"Karıştırma! Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar."نخلط ذلك! الأعمال الكاملة -- هذا أمر غير معقول من
"Karıştırma! Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar.最後に始まる。"かなり合理的な、"透明人間は言った。
Kelimenin başından anlayabilirsiniz: "dört"A viete si predstaviť z tejto predpony, alebo zo začiatku tohto slova - štvor
Kelimenin başından anlayabilirsiniz: "dört"Come puoi immaginare da questo prefisso, cioè dall'inizio di questa parola - quad
Kelimenin başından anlayabilirsiniz: "dört" Dört tane bir şeyle ilgili.Jak nazwa wskazuje, a zwłaszcza jej początek "czworo" są to figury mające 4 sztuki czegoś.
Kelimenin başından anlayabilirsiniz: "dört" Dört tane bir şeyle ilgili.Man kan måske høre på ordet firkant, at det har 4 af noget.
Kelimenin başından anlayabilirsiniz: "dört"Et, comme vous pouvez l'imaginez à partir du préfixe, ou plutôt du début du mot - quad