başına ile cümle
başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Klinik, bir seferde hasta başına iki ziyaretçiye izin verdi.The clinic allowed only two visitors per patient at any one time.
Bunu tek başına Boston için geri yapabilir misin?Can you make it back to Boston on your own?
O yalnız başına yaşıyor.She lives by herself.
Tom her gün tek başına öğle yemeği yer.Tom eats lunch by himself every day.
Tom yardımımı reddetti ve onu kendi başına yaptı.Tom refused my help and did it on his own.
Tom tamamen tek başına kahvaltı yaptı.Tom had breakfast all by himself.
Tom bütün bir şişe şarabın tümünü tek başına içti.Tom drank the whole bottle of wine all by himself.
Tek başına bu işin üstesinden gelebileceğini düşünüyor musun?Do you think you could handle this job by yourself?
Tom'un aklını başına getiremiyor musun?Can't you talk some sense into Tom?
Tom evde kendi başına kaldı.Tom stayed at home by himself.
Tom evde tek başına kaldı.Tom stayed at home by himself.
Tom öğle yemeğini yalnız başına parkta yedi.Tom ate his lunch in the park by himself.
Sana tek başına gitmemeni söyledim.I told you not to go by yourself.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary she shouldn't go out at night alone.
Onu kendi başına öğrenmeden önce bizden biri Tom'a söylemek zorunda.One of us has to tell Tom before he finds out on his own.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmak iyi bir fikir değil.It's not a good idea to go out after dark by yourself.
Tom tek başına barda oturdu.Tom sat at the bar by himself.
Tom tamamen tek başına bankta oturdu.Tom sat on the bench all by himself.
Tom tek başına içerek barda oturdu.Tom sat at the bar drinking by himself.
Yalnız başına on adamın işini yaptı.Alone, he did the work of ten men.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak güvenli değil.It's not safe to go out after dark by yourself.
O, kralın başına bir taç koydu.He put a crown on the king's head.
"Tom bilir." "O biliyor mu? Ona söyledin mi? "Hayır, kendi başına öğrendi.""Tom knows." "He does? Did you tell him?" "No, he found out by himself."
Tom'u burada tek başına bırakmayacağız.We're not going to leave Tom here by himself.
Tom'u orada kendi başına bırakmamalıydık.We shouldn't have left Tom there by himself.
O tamamen tek başına yapmak için oldukça büyük bir iş.That's a pretty big job to do all by yourself.
Tom bir tava ile Mary'nin başına vurdu.Tom hit Mary on the head with a skillet.
Onu tek başına yapmak zorunda kalabilirsin.You may have to do that by yourself.
Onu tek başına yönetebilir misin?Can you manage that by yourself?
Oraya tek başına gitmek isteyebilirsin.You might want to go there by yourself.
Bunu tek başına yapmayı düşünmemelisin.You shouldn't try to do that by yourself.
Bunu tek başına ele almak zorunda kalacaksın.You'll have to handle it by yourself.
Onunla tek başına meşgul olmalısın.You'll have to handle it alone.
Bununla tek başına meşgul olmak zorundasın.You'll have to handle this by yourself.
Onunla tek başına uğraşmak zorunda kalacaksın.You'll have to deal with that by yourself.
Tek başına oraya gitmemelisin.You shouldn't go there by yourself.
Bunu tek başına halletmek zorunda kalacaksın.You'll have to work this out on your own.
Bunu gerçekten tek başına mı yaptın?Did you really make this by yourself?
Tom'un onu tek başına yapmayı becerebilip beceremeyeceğine bakalım.Let's see if Tom can manage to do it by himself.
Oraya tek başına gitmek istemeyebilirsin.You might not want to go there by yourself.
Onu tek başına yapmalısın.You should do that by yourself.
Gece tek başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out at night by yourself.
Eve arabayla tek başına gidebilirsin.You could drive home by yourself.
Tom onu tamamen kendi başına yaptı.Tom did that entirely on his own.
Tom bunu tek başına yaptı.Tom did this on his own.
Tom artık kendi başına.Tom is now on his own.
Tom bunu kendi başına anlamaya çalıştı.Tom tried to figure it out on his own.
Tom tek başına gitmesi için Mary'ye izin verdi.Tom allowed Mary to go by herself.
Tom tek başına yaşıyor.Tom lives by himself.
Tom tek başına eve girdi.Tom went in by himself.
Tom tamamen tek başına durdu.Tom stood all by himself.
Tom tek başına oraya gitti.Tom went there by himself.
Tom orada tek başına yaşadı.Tom lived there by himself.
Tom burada tek başına yaşıyor.Tom lives here all by himself.
Tom onu kendi başına idare edebilir.Tom can handle that by himself.
Tom tek başına gitmek için isteksiz.Tom was unwilling to go by himself.
Tom asla tek başına oraya gitmezdi.Tom would never go there by himself.
Tom tek başına yaşayamayacak kadar çok genç.Tom is too young to live by himself.
Tom oraya tek başına gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go there by himself.
Tom oraya tek başına gitmeye korkuyor.Tom is afraid to go there by himself.
İlgili Sayfalar