Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Πήρε χρόνο στη ζωή να φύγει από το νερό, και εξακολουθεί να την δελεάζει συνεχώς.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.На живота му трябвало време, за да се откопчи от водата, и тя все още постояно го зове.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Прошло много времени, прежде чем жизнь вышла из воды, но вода продолжала манить.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.לחיים ארך זמן לפרוץ מן המים, ואלה עדיין מפתים לחזור.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.إستغرق الأمر وقتاً من الحياة من أجل الإنفصال عن الماء، وأنها لا تزال تومئ في كل وقت.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.今でも水は生命を招き寄せます 生命は内陸に乗り出す強さを得ました
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş.Ačkoliv nejsou rodinné vazby zpřetrhané. s dočasnou rozlukou vlivem smrti,
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş. Bu haklı bir istektir.Хотя семейные узы не разрушены со смертью, это просьба.
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş.Jednakże więzy rodzinne nie zostały zerwane, przez tymczasową separację spowodowaną śmiercią.
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş.Mối liên kết gia đình không bị phá vỡ... ...với sự chia cắt tạm thời của cái chết.
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş.Sebbene i legami della famiglia non si spezzano con la separazione temporanea della morte,
Hidrojen bağları genelde hidrojen ve sadece birkaç tane olan, çok elektronegatif atomlarla yapılır.그래서 수소결합은 수소와 전기음성도가 굉장히 큰
Hidrojen bağları genelde hidrojen ve sadece birkaç tane olan, çok elektronegatif atomlarla yapılır.Vodíkové můstky mají snahu se tvořit mezi vodíkem a malým počtem atomů s vysokou elektronegativitou.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.a aby sme nestaväli domov, aby sme v nich bývali, ani nemali ani vinice ani poľa ani semena,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.Abychom nestavěli domů k bydlení svému, a vinice, ani rolí, ani nic osátého nemívali.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.bygge Huse at bo i og eje Vingårde, Marker eller Sæd,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.Chúng tôi không xây nhà để ở, không có vườn nho, ruộng, và hột giống,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.Chúng_tôi không xây nhà để ở , không có vườn nho , ruộng , và hột giống ,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.de no edificar casas para habitar en ellas, y de no tener viñas, ni campos ni semilla
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.ej heller bygga hus till att bo i, ej heller äga vingårdar eller åkrar eller säd.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.emmekä rakenna taloja asuaksemme, eikä meillä ole viinitarhoja, ei peltoa eikä kylvöä.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.házakat ne építsünk, hogy [azokban] lakjunk, se szõlõnk, se mezõnk, se vetésünk ne legyen nékünk.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.in ne zidajmo hiš v domovanje svoje; tudi nimamo vinograda ali polja ali setve,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.I żebyśmy nie budowali domów ku mieszkaniu naszemu, a winnicy, i roli, i żadnego siewu nie mieli,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.거처할 집도 짓지 아니하며 포도원이나 밭이나 종자도 두지 아니하고
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.nem de edificarmos casas para nossa habitação; nem de possuirmos vinha, nem campo, nem semente;
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.non costruiamo case da abitare né possediamo vigne o campi o sementi
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.nu zidim nici case ca locuinţe pentru noi, şi nu stăpînim nici vii, nici ogoare, nici pămînturi însămînţate:
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.og ikke bygge oss hus å bo i og ikke ha vingård eller aker og ikke så korn.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.und bauen auch keine Häuser, darin wir wohnten, und haben weder Weinberge noch Äcker noch Samen,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.Wij hebben geen huizen gebouwd, geen wijngaarden aangelegd, geen gewassen gezaaid en geen boerderijen bezeten.
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.μηδε να οικοδομησωμεν οικιας δια να κατοικωμεν και δεν ειχομεν αμπελωνα η αγρον η σπερμα
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.и чтобы не строить домов для жительства нашего; и у нас нет ни виноградников, ни полей, ни посева;
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.нито да строим къщи, в които да живеем; и не сме притежавали лозе или нива или семе,
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.ולבלתי בנות בתים לשבתנו וכרם ושדה וזרע לא יהיה לנו׃
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.وان لا نبني بيوتا لسكنانا وان لا يكون لنا كرم ولا حقل ولا زرع
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.也 不 蓋 房 居 住 . 也 沒 有 葡 萄 園 、 田 地 、 和 種 子
İçinde oturmak için evler yapmadık, bağlar, tarlalar, ekinler edinmedik.也不蓋房 居住 . 也 沒有 葡萄園 、 田地 、 和 種子
İkili hatta üçlü bağlar oluşturabilirKyslík má v poslední vrstvě šest elektronů a potřebuje další dva, díky tomu máme H2O.
İkili hatta üçlü bağlar oluşturabilirВін може формувати подвійні або потрійні зв'язки.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.3番 もっと自分を幸せに してあげればよかった
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.둘째: 친구들과 연락하고 지냈더라면.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.Segundo: hubiera querido estar más en contacto con mis amigos.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.Νούμερο δύο: εύχομαι να είχα κρατήσει επαφή με τους φίλους μου.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.מספר 2: הלוואי שהייתי נשאר יותר בקשר עם חברים.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.الثاني: أتمنى لو أنني بقيت متواصلاً مع أصدقائي.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.C'est ce qui est intéressant, les données sont des relations.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Ciekawa sprawa, że dane to relacje.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.È interessante, i dati sono relazioni.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Érdekes, de az adatok kapcsolatok.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Interesante. Los datos son relaciones.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Interessant, data betekent verbanden.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Interessanterweise sind Daten Beziehungen.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Într-un mod interesant, datele sunt relaţii.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.흥미롭게도 데이터는 "관계"입니다.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Menariknya, data adalah hubungan.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Thú vị là, dữ liệu là các mối quan hệ.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Είναι πολύ ενδιαφέρον, τα δεδομένα είναι σχέσεις.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.Интересно, данные — это взаимосвязи.
İlginç biçimde, veriler bağlardır.И това е най-интересното.