bağları ile cümle
bağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.وقطعت الحبل السري بعصاة خشبية وربطت سرتيهم بشعرها
Göbek bağlarını bir çomakla kesiyor ve bebeklerin göbeğini kendi saçıyla bağlıyor.自分の髪で縛ります 収容所指令者の機嫌を取るため
Gücü seviyorlardı ve bu, bazılarının diğer insanlara olan bağlarının önüne geçiyordu.De älskade makt, och för vissa vägde kärleken för makt tyngre än deras koppling till andra människor.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Aber es steckt in gewisser Weise Wunder in den Dingen, die wegretuschiert werden in den Strängen des Lebens.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Ale istnieje pewien jego urok, który ginie w biegu życia.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Însă este un fel de minune în lucrurile care sunt omise în realitatea vieţii.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.하지만 삶의 전선이 제거된 것들에 일종의 경이로움이 존재합니다.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Maar er is ook iets wonderlijks in wat wordt weggewerkt, de draden van het leven.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Ma c'è un certo stupore nelle cose tagliate fuori nei cavi della vita.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Mais il y a une sorte de merveille dans les choses qui sont coupées, dans les fils de la vie.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Pero me sorprenden un poco esas cosas que se corrigen en los cables de la vida.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Но во всей этой куче есть что-то удивительное.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.Но се чудя кое е било отстранено в кабелите на живота
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.אבל ישנה איזו פליאה מסויימת לגבי דברים שהושמטו בכבלים של החיים.
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.لكن هناك نوع من التسائل في الأشياء التي يتم تحريرها في أسلاك الحياة
Hayatın bağlarında biçimlendirilerek kaybolan şeylerde bir merak var.グラマーの危うさを避け そういったものへの
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Demorou algum tempo até que a vida se desprendesse da água, e a água continua a chamar de volta.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Es dauerte lange, bis das Leben sich vom Wasser löste, und das Wasser lockt uns noch immer.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Het leven had tijd nodig om los te komen van het water, en het wenkt nog voortdurend.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.I-a luat timp vieții să se rupă de apă, și încă-i o chemare mai mereu.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Időbe került, míg az élet elszakadt a víztől, de még mindig magához hív.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Il a fallu du temps pour quitter l'eau, et elle attire encore en permanence.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Kesti kauan, ennen kuin elämä pääsi irti vedestä, vaikka vesi edelleenkin kutsuu eliöitä.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.물로부터 생명이 나오기 가지는 시간이 걸렸습니다. 그리고 항상 여전히 손짓합니다.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.La vida tardó bastante tiempo en romper con el agua, y aún le atrae todavía.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.La vita impiegò del tempo ad allontanarsi dall'acqua, e vi ritorna ancora molto spesso.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Životu to trvalo, kým sa dostal z vody, a stále mu máva na rozlúčku.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Życie potrzebowało czasu, by rozstać się z wodą, która i tak wciąż kusi.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Πήρε χρόνο στη ζωή να φύγει από το νερό, και εξακολουθεί να την δελεάζει συνεχώς.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.На живота му трябвало време, за да се откопчи от водата, и тя все още постояно го зове.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Прошло много времени, прежде чем жизнь вышла из воды, но вода продолжала манить.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.לחיים ארך זמן לפרוץ מן המים, ואלה עדיין מפתים לחזור.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.إستغرق الأمر وقتاً من الحياة من أجل الإنفصال عن الماء، وأنها لا تزال تومئ في كل وقت.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.今でも水は生命を招き寄せます 生命は内陸に乗り出す強さを得ました
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş.Ačkoliv nejsou rodinné vazby zpřetrhané. s dočasnou rozlukou vlivem smrti,
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş. Bu haklı bir istektir.Хотя семейные узы не разрушены со смертью, это просьба.
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş.Jednakże więzy rodzinne nie zostały zerwane, przez tymczasową separację spowodowaną śmiercią.
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş.Mối liên kết gia đình không bị phá vỡ... ...với sự chia cắt tạm thời của cái chết.
Her şeye rağmen aile bağları parçalanmamış. Ölüm ile gelen geçici ayrılık olmuş.Sebbene i legami della famiglia non si spezzano con la separazione temporanea della morte,
Hidrojen bağları genelde hidrojen ve sadece birkaç tane olan, çok elektronegatif atomlarla yapılır.그래서 수소결합은 수소와 전기음성도가 굉장히 큰
Hidrojen bağları genelde hidrojen ve sadece birkaç tane olan, çok elektronegatif atomlarla yapılır.Vodíkové můstky mají snahu se tvořit mezi vodíkem a malým počtem atomů s vysokou elektronegativitou.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.3番 もっと自分を幸せに してあげればよかった
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.둘째: 친구들과 연락하고 지냈더라면.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.Segundo: hubiera querido estar más en contacto con mis amigos.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.Νούμερο δύο: εύχομαι να είχα κρατήσει επαφή με τους φίλους μου.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.מספר 2: הלוואי שהייתי נשאר יותר בקשר עם חברים.
İkincisi: Keşke arkadaşlarımla bağlarımı koparmasaydım.الثاني: أتمنى لو أنني بقيت متواصلاً مع أصدقائي.
İngiltere'de çok çalıştığını duydum. Artık Kraliyet Ailesi'yle bağların var.Hallottam, hogy jó munkát végzett Angliában és most már a Királyi családdal is vannak kapcsolatai.
input_tokens, input_chan_bindings parametresinde belirtilen kanal bağlarından farklı bir kanal bağı içeriyor.input_token inneholder andre bindinger til kanaler enn det som er oppgitt via parameteren input_chan_bindings.
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Desacoplar el uso de recursos del crecimiento h
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Frikoppling(Resursanvändning och ekonomisk tillväxt)
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Gebruik van hulpbronnen ontkoppelen van economische h groei (
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)(ì) нарастваща тенденция природни ресурси и отпадъци ì нарастваща тенденция
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Kytkeä irti luonnonvarojen käyttö ja taloudellinen h
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Oddeliť využívanie zdrojov od hospodárskeho h
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Pentru a decupla utilizarea ¨resurselor din creşterea h
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Prekiniti povezavo med rabo virov in gospodarsko h
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Qualité de l'air dans les zones urbaines (Particules et l'ozone) g ) fonctions (
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)Verschlechterung der Bodenqualität (Bodenerosion)
Kaynak kullanımı ile ekonomik büyüme arasındaki bağların koparılması (h)(της χρήσης των πόρων από πόρων από την οικονομική την οικονομική μεγέθυνση) μεγέθυνση (h)