bağları ile cümle
bağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bağları takip etСледовать по символическим ссылкам
Bağları takip et今リンクに従う
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Aby sa batéria nabila, pripojíme zdroj elektriny.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Agora, para carregar a bateria, ligamos a uma fonte de eletricidade.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Ahhoz, hogy feltöltsük az akkumulátort csatlakoztatunk egy áramforrást.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Ahora, para cargar la batería, conectamos una fuente de electricidad.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Bây giờ để nạp điện vào ắc quy, chúng ta nối một nguồn điện.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.For at oplade batteriet vi forbinder det til en elektricitetskilde.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.자 이제 배터리를 충전하기 위해서, 전기를 연결 합니다.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Maintenant, pour charger la batterie, nous connectons une source d'électricité.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Om de batterij op te laden, verbinden we ze met een bron van elektriciteit.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Ora, per caricare la batteria, colleghiamo una fonte di elettricità.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Pentru a încărca bateria, conectăm la o sursă de electricitate.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Sekarang untuk mengisi baterai, kita menghubungkan sumber listrik.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Um die Batterie zu laden, schließen wir eine Stromquelle an.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Vi laddar batteriet genom att koppla det till en elektricitetskälla.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Żeby naładować akumulator, podłączamy źródło energii elektrycznej.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Τώρα για να φορτίσουμε τη μπαταρία, συνδέουμε μια πηγή ηλεκτρισμού.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Ми підключаємо акумулятор до джерела електроенергії, щоб зарядити його.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Сега, за да заредим батерията, я свързваме с източник на електричество.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Чтобы зарядить наш аккумулятор, нам нужно к нему подключить источник электричества.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.עכשיו, כדי לטעון את המצבר, אנחנו מחברים מקור חשמל.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.الآن, لشحن البطارية، نقوم بتوصيل مصدر للكهرباء.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.電力の発生源に接続します ここでは風力発電としましょう
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Alţii ziceau: ,,Punem zălog ogoarele, viile şi casele noastre, ca să avem grîu în timpul foametei.``
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Anderen hadden hun akkers, wijngaarden of huizen moeten verpanden om aan geld voor voedsel te komen.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Andre sagde: "Vore Marker, Vingårde og Huse må vi give i Pant for at få Korn under Hungersnøden!"
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Andre sa: Våre marker og vingårder og hus må vi sette i pant; la oss få korn til å stille vår hunger!
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.D`autres disaient: Nous engageons nos champs, nos vignes, et nos maisons, pour avoir du blé pendant la famine.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.혹은 말하기를 우리의 밭과 포도원과 집이라도 전당 잡히고 이 흉년을 위하여 곡식을 얻자 하고
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Och några sade: »Våra åkrar, vingårdar och hus måste vi pantsätta; låt oss få säd till att stilla vår hunger.»
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Toiset sanoivat: "Peltomme, viinitarhamme ja talomme meidän täytyy pantata saadaksemme viljaa nälkäämme".
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.ויש אשר אמרים שדתינו וכרמינו ובתינו אנחנו ערבים ונקחה דגן ברעב׃
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.وكان من يقول حقولنا وكرومنا وبيوتنا نحن راهنوها حتى نأخذ قمحا في الجوع.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.有 的 說 、 我 們 典 了 田 地 、 葡 萄 園 、 房 屋 . 要 得 糧 食 充 飢
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.有的 說 、 我們典 了 田地 、 葡萄園 、 房屋 . 要得 糧食 充飢
Birbirlerinden tamamen bağlarını koparacakları noktaya kadar. .Až do okamžiku, kdy se chtějí úplně odpoutat jedna od druhé.
Birbirlerinden tamamen bağlarını koparacakları noktaya kadar. .Irgendwann, wo sie wollen, völlig, zu trennen. von einander.
Birbirlerinden tamamen bağlarını koparacakları noktaya kadar. .W ten sam sposób gdzie chcą zupełnie się rozdzielić od siebie wzajemnie.
Birbirlerinden tamamen bağlarını koparacakları noktaya kadar. .互いに。 ただ、それぞれ他の過去スライドもないしたいです。
Bizi bağlayan bağları kopardık.Abbiamo spezzato i legami
Bizi bağlayan bağları kopardık.Am rupt legăturile ce ne uneau
Bizi bağlayan bağları kopardık.Chúng ta đã mất sợi dây liên kết.
Bizi bağlayan bağları kopardık.Nós quebramos os laços que ligam
Bizi bağlayan bağları kopardık.Nous avons brisé les liens qui unissent.
Bizi bağlayan bağları kopardık.Pękły łączące nas więzi.
Bizi bağlayan bağları kopardık.Siteemme katkaistiin
Bizi bağlayan bağları kopardık.Vi bröt våra band.
Bizi bağlayan bağları kopardık.We broke the ties that bind
Bizi bağlayan bağları kopardık.We broke the ties that bind (Kita putuskan tali hubungan ini)
Bizi bağlayan bağları kopardık.Zlomili jsme pouta která vážou.
Bizi bağlayan bağları kopardık.貴方を忘れたかった 過去を置き去りにして
Biz korkularımızı, bağlarımızı, hassasiyetlerimizi koruruz.Chráníme naše strachy, připoutanosti, pocit zranitelnosti.
Biz korkularımızı, bağlarımızı, hassasiyetlerimizi koruruz.Protegemos nuestros miedos y nuestros apegos, así la sensación de vulnerabilidad.
Biz korkularımızı, bağlarımızı, hassasiyetlerimizi koruruz.Προστατεύουμε τους φόβους και τις προσκολλήσεις μας, την αίσθηση της αδυναμίας μας.
Biz korkularımızı, bağlarımızı, hassasiyetlerimizi koruruz.脆さ、弱さの感覚です。このようなものをもって人生を歩んでいくのは、まったくよいことではありません
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.우리를 함께 모아 하나의 인류 공동체가 되도록 하는 보이지않는 공감의 끈과 결속력입니다.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.láthatatlan kapcsai és kötődései, amely összetart bennünket, hogy egy emberi közösséggé váljunk.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.legami di simpatia che ci spingono a formare una comunità.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.של סימפתיה אשר מקרבים אותנו זה לזה ליצירת קהילה אנושית.