bağlanıyor ile cümle
bağlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İnternet'e nasıl bağlanıyorsun?How do you access the Internet?
İnternet'e bu bilgisayarla bağlanıyorum.I am connecting this computer to the Internet.
Tom internete telefonuyla bağlanıyor.Tom is connecting his phone to the Internet.
Köy bir köprü ile şehrimize bağlanıyor.The village is connected to our city by a bridge.
Neptün'ün Uranüs'e göre daha değişken hava koşulları, iç ısısının görece yüksekliğine bağlanıyor.Neptune's more varied weather when compared to Uranus is due in part to its higher internal heating.
Bu öğe iPad'a veya akıllı telefonlara kablosuz bağlanıyor.The headset connects wirelessly to an iPad or a smartphone.
Ve halatımız burada güverteye bağlanıyor. Direğin en üst kısmından bu noktaya kadar.And the rope attaches right here, from the top of the mast all the way that base.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.This poster is wirelessly connected to my cell phone, and when you touch it, it connects to the app.
Ve bölgenin dışına çıktığınızda da, normal şebekeye bağlanıyorsunuz.And when you're out of the hotspot, you're on the regular cellular network.
Ailenize, kimliğinize ve benliğinize bağlanıyorsunuz.You connect your family, identity and your self.
Muhabir Lee Ga Gwang'a bağlanıyoruz.Reporter Yoo Ki Kwang please report.
Şişeler birbirine bağlanıyor, ve değişik şekiller, farklı formlar yaratabilirsiniz.The bottles connect together, and you can create different shapes, different forms.
Kopyalanıyor ve sentromerle bağlanıyor.So if I were to really draw it, it would look like this.
Burada ilginç olan, her biri bağlanıyor --And then you have one green guy getting pulled in that direction with the longer chromosome.
Yani herşey birbirine bağlanıyor ve büyük kararlar veriliyor.Like, once everything got attached and a lot of the big main decisions are made,
Kablolu ağa ve kablosuz ağa saldırgan bağlanıyor.They basically stuck an attacker on the wired network and on the wireless network.
Daha fazla bağlanıyoruz.We connect more and more.
Medea'nın sol kolu arkasına doğru uzanıyor ve Jason'ı tekrar gördüğümüz sahneye bağlanıyor.Her left arm reaches back behind her and overlaps with the next scene where we see Jason again.
Simdi canli yayinla Karakas'a baglaniyoruzWe are going live now to Caracas.
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.We are going live to Caracas to hear Maestro Abreu's TED Prize wish.
Bunu alkil grup diye adlandırınca, başka bir şeye bağlanıyor demektir. .When you call it an alkyl group, it's attached to something else.
Tüm atık sistemleri bağlanıyor.The waste systems all connect.
Mavi kablo ise beynin derinliklerine giden elektrota bağlanıyor.In the blue wire, we see what's called a deep brain electrode.
Şey, benim adım Allison Ginsburg. Baltimore'daki Milli Akvaryum'dan canlı bağlanıyoruz.Well, my name is Allison Ginsburg, and we're live in Baltimore at the National Aquarium.
Yoksa onlara daha önce bir kitap verdik de ona mı bağlanıyorlar?Did We give them a Scripture before this to which they are holding fast?
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar, ne onlara (bağlanıyorlar) ne bunlara.Wavering between the two, neither with these nor with those.
Kameraya bağlanıyor...Connecting to camera...
% 1:% 2 'e bağlanıyor...Connecting to %1: %2...
Bağlanılıyor - Aktarım karşı tarafa bağlanıyorConnecting - Transfer is connecting to the partner
Siz uzaktaki ağa bağlanıyorsunuz... oyun yükleniyor...You are network server...
% 1 bağlanıyortitle of general settings extenderNetwork interface removed
Sunucuya bağlanıyor...Connecting to the server...
Paylaşım bağlanıyor...Mounting share %1...
Tüm paylaşımlar bağlanıyor...Unmounting %1 failed.
Bağlanıyor% 1Mounting %1
Yaklaşık 115 bin Karadağlı internete T-Com planları üzerinden bağlanıyor.Approximately 115,000 Montenegrins are hooked up to the web via T-Com plans.
Söz konusu artış birinci derecede mevsimsel faktörlere bağlanıyor.The increase was attributed mainly to seasonal factors.
Bu durum büyük ölçüde Schengen vizesi almanın çok zor olmasına bağlanıyor.This is thought to be largely due to tightly restricted access to Schengen visas.
Yükselen deniz seviyeleri iklim değişimine bağlanıyor.The rising sea levels are being attributed to climate change.
İki kıyı bir tünelle birbirine bağlanıyor.The two coasts are connected by a tunnel.
Müzakerelerle ilgili umutlar dolambaçlı bir şekilde Türkiye'nin AB üyelik umutlarına bağlanıyor.Prospects for the negotiations are intricately bound up with Turkey's hopes of EU accession.
Çocuklardaki Yüksek Çinko Oranı Makedonya'daki Fabrikaya BağlanıyorHigh Zinc Levels in Children Linked to Macedonian Factory
"Onların sistemle bağlantısını kessek de kaçak olarak tekrar bağlanıyorlar.""We disconnect them from the system and [they] re-connect illegally."
USAID'in Makedonya Bağlanıyor projesi 3 Ekim Çarşamba günü resmen sona erdi.The USAID project Macedonia Connects was officially completed on Wednesday (October 3rd).
Bir koridorla da hastane bölümüne bağlanıyor.A corridor connects it to the healthcare facility.
Yolun İşkodra'daki Buna Köprüsü ve Muriquan arasındaki kısmı, Karadağ sınırına bağlanıyor.A segment between Shkodra's Buna Bridge and Muriquan provides a link to the border with Montenegro.
Bu iki kısım, 13. yüzyılda inşa edilen Merdivenli Geçit ile birbirine bağlanıyor.They are connected through the Stairs Passage, built in the 13th century.
Şimdiye dek görülmemiş bu artış, yeni sabit vergi oranının yanı sıra ekonomik büyümeye bağlanıyor.The unprecedented increase is being attributed to the new flat tax, as well as economic growth.
Suça olan bu artan ilgi, popüler gerçek suç podcast'lerine bağlanıyor. [1]This increased interest in crime is attributed to popular true crime podcasts.[30]
Yan zırhın üst kısmı 38 mm kalınlığındaki zırhlı güverteye bağlanıyordu.The upper portion of the side armor was connected to an armored deck that was 38 mm (1.5 in) thick.
Bu, bilim adamları tarafından, kadınların bu toplumlarda "mülkiyet" olarak görülmesine bağlanıyor.This is attributed by scholars to the fact that women were deemed "property" within those societies.
Kentin batı kapısı bir yol ile İyon limanı Komaros'a bağlanıyordu .The city's western gate was connected by a road to the Ionian harbour Komaros.
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.Cette montagne comprenait quelque 500 grottes calcaires, connectées entre elles par des tunnels.
Yalnızca apolet köprüleri var idi, Selâmlık üniformadaki gibi kravat değil boyunbağı bağlanıyordu.Если единорог имел корону, то не на голове, а на шее, в виде ошейника.
Öteki ucu ise, çekme halatlarına bağlanıyordu.De aanhanger was verbonden aan een trekker.
Neptün'ün Uranüs'e göre daha değişken hava koşulları, iç ısısının görece yüksekliğine bağlanıyor.Stratosfera lui Neptun este mai caldă decât a lui Uranus, din cauza concentrației ridicate de hidrocarburi.
İl geniş bir yolla Batı Hispania’daki diğer iki büyük şehire bağlanıyordu.A turné további része Ausztrália két legnagyobb városában folytatódott.
25 Nisan 1941'de Hitler tarafından imzalanan 28 sayılı direktifle Girit’in istilası karara bağlanıyor.Τα ξημερώματα της 25ης Απριλίου του 1941 ο Χίτλερ υπέγραψε την διαταγή υπ' αριθμόν 28.
Neptün'ün Uranüs'e göre daha değişken hava koşulları, iç ısısının görece yüksekliğine bağlanıyor.Det antas at Neptuns mer varierte vær sammenlignet med Uranus delvis skyldes planetens høyere indre varme.
Bu tarihten sonra oyunlar FIFA'ya bağlanıyor.Tính từ thời điểm đó, các trận đấu quốc tế được tổ chức dưới sự điều hành của FIFA.