bağladılar ile cümle
bağladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar tutuklunun kollarını ve bacaklarını bağladılar.They bound the prisoner's arms and legs.
Onlar hırsızı ağaca bağladılar.They bound the thief to a tree.
Onlar onu bir direğe bağladılar.They bound him to a pole.
Radyo antenini bağladılar mı?Have they connected the radio antenna?
Onu bir ağaca bağladılar.They tied him to a tree.
Kaçıranlar onun gözlerini bağladılar.The kidnappers blindfolded her.
Çocuk hırsızları Tom'un ellerini arkasından bağladılar.The kidnappers tied Tom's hands behind his back.
Kaçıranlar arkamdan ellerimi bağladılar.The kidnappers tied my hands behind my back.
Ellerimi sandalyeye bağladılar.They tied my hands to the chair.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.Revolutionaries associated national unification with progress.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Then they strapped my legs and arms to the metal bed with thick leather straps.
Ve ona reklam koyup iTunes'a bağladılar.And they put advertising against it and linked from it to iTunes.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.I tied the tie, got into the coat and waistcoat, and went into the sitting-room.
Sonra Baal-Peora bel bağladılar, Ölülere sunulan kurbanları yediler.They joined themselves also to Baal Peor, and ate the sacrifices of the dead.
Onu bağladılar ve götürüp Vali Pilatusa teslim ettiler.and they bound him, and led him away, and delivered him up to Pontius Pilate, the governor.
İsayla öğrencileri gölü aştılar, Ginnesarda karaya çıkıp tekneyi bağladılar.When they had crossed over, they came to land at Gennesaret, and moored to the shore.
Bunun üzerine komutanla buyruğundaki asker bölüğü ve Yahudi görevliler İsayı tutup bağladılar.So the detachment, the commanding officer, and the officers of the Jews, seized Jesus and bound him,
Bazı çağdaş yorumcular Melhame-i Kübra'yı nükleer savaşa bağladılar.Some contemporary exegetes have linked the Malhama Al-Kubra to nuclear war.
Hırsızı bir ağaca bağladılar.Ils ont attaché le voleur à un arbre.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.Les révolutionnaires associaient l'unification avec l'idée de progrès.
Ermeniler, Suriyeliler ve Yahudiler İran'ı, Bizans'ı ve Roma'yı yavaş bir değiş tokuşla birbirine bağladılar.Armenios, sirios y judíos conectaban Persia con Bizancio y Roma en un lento intercambio.
Bunun üzerine kesik başı bayrağın sopasına iple bağladılar.ترتبط أسطحها الخلفية بالرباط المعلق للعدسة.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.Os revolucionários associavam a unificação nacional ao progresso.
Bunun üzerine kesik başı bayrağın sopasına iple bağladılar.Vervolgens wordt het touw aan de onderzijde van de vlag er met een slipsteek omheen gehaald.
Burada, Phat Thi Mao'yu buldular ve bileklerini bağladılar.Efter att de hittat Phan Thi Mao band de hennes handleder och tog med henne på uppdraget.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.Революціонери пов'язували національне об'єднання з прогресом.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.Para aktivis penyatuan mengaitkan penyatuan nasional dengan kemajuan.
Devrimciler millî birleşmeyi ilerlemeye bağladılar.革命派将国家统一与进步联系在一起。
Romalılar Kilikya eyaleti olarak bölgeyi kendilerine bağladılar.이로써 일본 제국은 한국을 식민 통치 지역으로 편입하였다.
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.하지만 회사했습니다. 난 넥타이를 묶어 코트를 탔고
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.لكنني كنت حازما. تعادل لي ربطة عنق ، وصلت الى ومعطف
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.チョッキと、居間に入った。
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Aí, ataram as minhas pernas e braços à cama de metal com cintas grossas de couro.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Apoi mi-au legat picioarele și brațele de patul de metal cu curele groase de piele.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Aztán vastag bőrszíjakkal hozzákötözték a fémágyhoz a karjaimat és a lábaimat.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Dann banden sie mir Arme und Beine mit Ledergurten am Bett fest.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar."그리고는 그들은 내 팔과 다리를 가죽끈으로 철제침대에 묶었다." "그리고는 그들은 내 팔과 다리를 가죽끈으로 철제침대에 묶었다."
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Me ataron las piernas y brazos a la cama de metal con gruesas correas de cuero.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Pak mi připoutali nohy a ruce k posteli silnými koženými řemeny.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Poi mi legarono gambe e braccia al lettino con spesse cinghie di cuoio.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Potem grubymi pasami ze skóry przywiązali mi nogi i ręce do metalowego łóżka.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Puis ils ont attaché mes jambes et des bras sur le lit en métal avec des lanières de cuir épais.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Sau đó họ buộc chặt chân và tay tôi vào chiếc giường kim loại đó bằng một chiếc đai bằng da rất dày.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Sedan spände de fast mina ben och armar vid metallbritsen med tjocka läderband.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Vervolgens bonden ze mijn armen en benen vast aan het metalen bed met dikke leren riemen.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Έπειτα έδεσαν τα χέρια και τα πόδια μου στο μεταλλικό κρεββάτι με χοντρούς δερμάτινους ιμάντες.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Затем они привязали меня к койке толстыми кожаными ремнями.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.След това те завързаха краката и ръцете ми на метално легло с дебели кожени каишки.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.ואז הם כבלו את רגלי וזרועותי אל מיטת המתכת ברצועות עור עבות.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.ثم ربطوا ساقي وذراعي بالسرير المعدني بأشرطة من الجلد السميك.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.そして太い革の紐で 手足を 金属ベッドに縛り付けました 聞いたこともない声が 自分の口から出ました
Beni makinalara bağladılar Makinalar bebeğim için vücudumda ürettiğim sütümü alıyorduJ'ai été accrochée... aux appareils qui prenait mon lait
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Aj uviazal kravatu, sa dostal do kabátu a vesta, a šiel do obývačky.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Aku mengikat dasi, masuk ke mantel dan rompi, dan pergi ke ruang duduk.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Am legat cravata, a ajuns în hainei şi vestă, şi a intrat în salon.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Én kötve a nyakkendő, került a kabát és mellényt, és bement a nappaliba.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Ich band die Krawatte, stieg in den Mantel und Weste, und ging in das Wohnzimmer.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Ik bond de band, stapte in de vacht en vest, en ging in de zitkamer.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.I uvázal kravatu, dostal se do kabátu a vesta, a šel do obývacího pokoje.
Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.Jag knöt slips, hamnade i pälsen och väst, och gick in i vardagsrummet.