bağladık ile cümle
bağladık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun başarısını sıkı çalışmaya bağladık.We ascribe his success to hard work.
Kaçamasın diye onu bağladık.We tied him up so that he wouldn't be able to escape.
Hemen bağladık.We bonded immediately.
Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.In addition to these five, he mentions that the Gauls traced their ancestry to Dīs Pater.
Avarlar kendilerine bağladıkları kavimleri sınır bölgelerine yerleştiriyorlardı.The Persians also introduced Persian gardens into mosque designs.
Bir sesi Siftable'a bağladıktan sonra ayarlamak için biraz eğiyorsunuz.You attach it to a particular sound and then tilt to adjust it.
Bir tane kovboyu Johnny Cash gibi giydirdik ve mankeni rokete bağladık.(Kahkahalar)We dressed a cowboy as Johnny Cash and bolted the mannequin to the rocket. (Laughter)
Daha da ilerleyip interneti yarattık ve tüm dünyayı birbirine bağladık; tüm dünyayı düzleştirdik.Then we go along and create the Internet and connect the world together; we flatten the world.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.They were distressed because they were confident. They came there, and were confounded.
Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.We created them, and We strengthened their joints; and, when We will, We shall exchange their likes.
Biz onları yarattık, yapılarını sıkıca bağladık.It it We Who creared them and made them firm of make.
Onları Biz yarattık ve bağlarını sımsıkı bağladık.It it We Who creared them and made them firm of make.
Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık.It it We Who creared them and made them firm of make.
Her insanın amelini (veya kaderini) boynuna bağladık.For every person We have attached his fate to his neck.
Her insanın vebalini, kendi nefsine bağladık, (her insan yaptıklarına göre muamele görür).For every person We have attached his fate to his neck.
Bağladıktan sonra teybi yükleLoad tape on mount
Bant' ı bağladıktan sonra çıkar düğmesinin çalışmasını engelle.Disable the eject button after mounting the tape.
Avarlar kendilerine bağladıkları kavimleri sınır bölgelerine yerleştiriyorlardı.So nahmen sie wohl vertraute Personen aus der eigenen Umgebung als Vorlage.
River, kendisini bağladıktan sonra simülasyon çökmeye başlar.Lorsque River lance la connexion, la simulation commence à s'effondrer.
Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.Además de estos cinco, él menciona que los Galos remontan su linaje a Dis Pater.
River, kendisini bağladıktan sonra simülasyon çökmeye başlar.Cuando River inicia la conexión, la simulación comienza a desvanecerse.
Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.На додаток до цих п'яти божеств, він згадує, що галли вели свій родовід від Dis Pater.
Avarlar kendilerine bağladıkları kavimleri sınır bölgelerine yerleştiriyorlardı.Stiftsamtene hadde de andre (under)amtene i området lagt under seg.
Herkesin kamışına ip bağladıktan sonra "koş" dediler.皆の者、駆け下りよ」と言うや先陣となって駆け下った。
Herkesin kamışına ip bağladıktan sonra "koş" dediler.אחרי שהוא נהרג, המנחה אומר "כולם להוריד ראשים".
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.aber sie wurden zu Schanden über ihrer Hoffnung und mußten sich schämen, als sie dahin kamen.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Ale się zawstydzili, iż w nich ufali; a gdy tam przyszli, oszukali się.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Budú sa hanbiť, že v ne dúfaly; prijdú až ta a budú sa stydieť!
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Dar rămîn înşelaţi în nădejdea lor, rămîn uimiţi cînd ajung la ele.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.de blev til skamme, fordi de stolte på dem; de kom dit og blev skuffet.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Ficam envergonhados por terem confiado; e, chegando ali, se confundem.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.he joutuivat häpeään, kun niihin luottivat, pettyivät perille tullessansa.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Ils sont honteux d`avoir eu confiance, Ils restent confondus quand ils arrivent.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.거기 와서는 바라던 것을 부끄리고 낙심하느니라
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.ma rimangono delusi d'avere sperato, giunti fin là, ne restano confusi
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Megszégyenlik, hogy bíztak, közel mennek és elpirulnak.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.men de beskæmmes i deres Tillid, de kommer derhen og skuffes!
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.men de kommo på skam i sin förtröstan, de sågo sig gäckade, när de hade hunnit ditfram.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Nhưng chúng bị mắc cỡ vì nhờ cậy nơi nó; Khi đến tại khe, bèn phải hổ thẹn.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Nhưng chúng bị mắc_cỡ vì nhờ_cậy nơi nó ; Khi đến tại khe , bèn phải hổ_thẹn .
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.osramočene so bile, ker so se zanašale nanje, prišle so do tja, in rdečica jih je oblila.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Pero son confundidos por haber confiado; cuando llegan a ellos, quedan defraudados
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Tetapi harapan mereka sia-sia di tepi kali yang tiada airnya
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Zastyděli se, že v nich doufali; nebo přišedše až k nim, oklamáni jsou.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Εψευσθησαν της ελπιδος αυτων ηλθον εκει και ενετραπησαν.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.Излъгаха се в надеждата си; Дойдоха там и се посрамиха;
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.но остаются пристыженными в своей надежде; приходят туда и от стыда краснеют.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.בשו כי בטח באו עדיה ויחפרו׃
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.خزوا في ما كانوا مطمئنين. جاءوا اليها فخجلوا.
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.他 們 因 失 了 盼 望 就 抱 愧 、 來 到 那 裡 便 蒙 羞
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.他 們因 失 了 盼望 就 抱愧 、 來到 那裡 便 蒙羞
Bağladıktan sonra teybi yükleA szalag betöltése csatlakoztatáskor
Bağladıktan sonra teybi yükleBand beim Einbinden einlesen
Bağladıktan sonra teybi yükleCargar cinta al montar
Bağladıktan sonra teybi yükleCarica il nastro al montaggio
Bağladıktan sonra teybi yükleCharger la bande lors du montage
Bağladıktan sonra teybi yükleÎncarcă banda la montare
Bağladıktan sonra teybi yükleIndlæs bånd ved montering
Bağladıktan sonra teybi yükle마운트할 때 테이프 불러오기
Bağladıktan sonra teybi yükleLadda band vid montering