bağırmaya ile cümle
bağırmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria non gridare, ma lei guardava le cose.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria nu a striga, dar ea a uitat la lucruri.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria skrek inte, men hon tittade på saker.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maria tidak berteriak, namun ia memandang hal.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Marie n'a pas crier, mais elle regardait les choses.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary đã không hét lên, nhưng cô nhìn vào những thứ.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary havde ikke råbe, men hun så på tingene.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Maryja nie krzyczeć, ale patrzyła na rzeczy.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary nemal kričať, ale vyzerala na veci.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary neměl křičet, ale vypadala na věci.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary nem kiabált, de nézett dolgokat.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary niet schreeuwen, maar ze keek naar dingen.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary ni kriči, ampak je pogledala na stvari.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary schrie nicht, aber sie sah Dinge.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Mary δεν φωνάζουν, αλλά κοίταξε τα πράγματα.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Мария не крещи, но тя погледна на нещата.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Мері не кричав, але вона дивилася на речі.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.Мэри не кричал, но она смотрела на вещи.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.מרי לא לצעוק, אבל היא הסתכלה דברים.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.مريم لم يكن يصرخ ، لكنها نظرت إلى الأشياء.
Mary bağırmaya değildi, ama o şeyler baktı.行うために他に何もなかった。彼女は、ラウンドとラウンドの庭園を歩いて
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.A když uslyšel, že by to byl Ježíš Nazaretský, počal volati a říci: Ježíši, synu Davidův, smiluj se nade mnou.
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.A keď počul, že je to Ježiš Nazarejský, začal kričať a hovoriť: Ježišu, Synu Dávidov, zmiluj sa nado mnou!
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.A usłyszawszy, iż jest Jezus on Nazareński, począł wołać, mówiąc: Jezusie, Synu Dawida! zmiłuj się nade mną.
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.El a auzit că trece Isus din Nazaret, şi a început să strige: ,,Isuse, Fiul lui David, ai milă de mine!``
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.És a mikor meghallá, hogy ez a Názáreti Jézus, kezde kiáltani, mondván: Jézus, Dávidnak Fia, könyörülj rajtam!
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.Il entendit que c`était Jésus de Nazareth, et il se mit à crier; Fils de David, Jésus aie pitié de moi!
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.In ko sliši, da je Jezus Nazarečan, začne vpiti in govoriti: Sin Davidov, Jezus, usmili se me!
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.나사렛 예수시란 말을 듣고 소리질러 가로되 다윗의 자손 예수여 나를 불쌍히 여기소서 하거늘
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.og da han hørte at det var Jesus fra Nasaret, begynte han å rope: Jesus, du Davids sønn! miskunn dig over mig!
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.Και ακουσας οτι ειναι Ιησους ο Ναζωραιος, ηρχισε να κραζη και να λεγη Υιε του Δαβιδ Ιησου, ελεησον με.
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.И като чу, че бил Исус Назарянинът, почна да вика, казвайки: Исусе, сине Давидов, смили се за мене!
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.І, почувши, що се Ісус Назарянин, почав кричати й казати: Сину Давидів Ісусе, помилуй мене.
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.Услышав, что это Иисус Назорей, он начал кричать и говорить: Иисус, Сын Давидов! помилуй меня.
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.וישמע כי הוא ישוע הנצרי ויחל לצעק ויאמר אנא בן דוד ישוע חנני׃
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.فلما سمع انه يسوع الناصري ابتدأ يصرخ ويقول يا يسوع ابن داود ارحمني.
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.他 聽 見 是 拿 撒 勒 的 耶 穌 、 就 喊 著 說 、 大 衛 的 子 孫 耶 穌 阿 、 可 憐 我 罷
Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, ‹‹Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!›› diye bağırmaya başladı.他 聽見 是 拿撒勒 的 耶穌 、 就 喊 著說 、 大衛 的 子孫耶穌阿 、 可憐 我 罷
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.All'udire ciò s'infiammarono d'ira e si misero a gridare: «Grande è l'Artèmide degli Efesini!»
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Al oír estas palabras se llenaron de ira y gritaron diciendo: --¡Grande es Diana de los efesios
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Als sie das hörten, wurden sie voll Zorns, schrieen und sprachen: Groß ist die Diana der Epheser!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Ao ouvirem isso, encheram-se de ira, e clamavam, dizendo: Grande é a Diana dos efésios!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.A słuchając tego i będąc pełni gniewu, krzyknęli, mówiąc: Wielka jest Dyjana Efeska!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Bij het horen van die woorden werden de mannen woedend. "Groot is Artemis van Efeze!" schreeuwden zij.
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Ces paroles les ayant remplis de colère, ils se mirent à crier: Grande est la Diane des Éphésiens!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Chúng nghe bấy nhiêu lời, bèn nỗi giận lắm, cất tiếng kêu rằng: Lớn thay là nữ thần Ði-anh của người Ê-phê-sô!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Cuvintele acestea i-au umplut de mînie, şi au început să strige: ,,Mare este Diana Efesenilor!``
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Da de hørte dette, blev de fulle av vrede og ropte: Stor er efesernes Diana!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Keď to počuli a naplnení boli hnevom, kričali a hovorili: Veľká je Diána Efežanov!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.저희가 이 말을 듣고 분이 가득하여 외쳐 가로되 크다 에베소 사람의 아데미여 하니
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.kor pedig [ezeket] hallották és haraggal megtelének, kiáltnak vala, mondván: Nagy az efézusi Diána!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Ko so pa to slišali, se napolnijo jeze in zakriče, rekoč: Velika je Diana Efežanov!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Kun he sen kuulivat, tulivat he vihaa täyteen ja huusivat sanoen: "Suuri on efesolaisten Artemis!"
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Men da de hørte dette, bleve de fulde af Vrede og råbte og sagde: "Stor er Efesiernes Artemis!"
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.När de hörde detta, blevo de fulla av vrede och skriade: »Stor är efesiernas Diana!»
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.To uslyšavše a naplněni jsouce hněvem, zkřikli řkouce: Veliká jest Diána Efezských.
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Ακουσαντες δε και εμπλησθεντες θυμου, εκραζον λεγοντες Μεγαλη η Αρτεμις των Εφεσιων.
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.А когато Павел искаше да влезе между народа, учениците не го пуснаха.
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Вислухавши се і сповнившись гнївом, закричали, говорячи: Велика Артемида Єфеська!
Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. ‹‹Efeslilerin Artemisi uludur!›› diye bağırmaya başladılar.Выслушав это, они исполнились ярости и стали кричать, говоря: велика Артемида Ефесская!