bağırmaya ile cümle
bağırmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Muss man eine Glocke läuten oder schreien ein bisschen?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Naj nekdo spomnim se, ali krik malo?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Pitääkö kuulostaa tutulta tai huutaa hieman?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Van egy gyűrű egy harang, vagy kiabálni egy kicsit?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Дали един пръстен камбана или крещи малко?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Разве одно кольцо колокола или кричать немного?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?Хіба одне кільце дзвони або кричати трохи?
Bir halka bir çan biraz bağırmaya ya mı?私は良い硬いB. -と- sの主題を議論したいと思います。彼と一緒に!"
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı. Diğeri ise, 'Çok tepki veriyorsun !Tối nay, khi tôi rời nhà đến đây, một đứa con gái của tôi bắt đầu la hét. đứa kia nói:
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Éppen, amikor ide indultam ma este, az egyik lányom visítani kezdett.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Gerade als ich heute Abend losfuhr, um hierher zu kommen, begann eine meiner Töchter herumzuschreien.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Juste au moment où j'allais partir pour venir ici, ce soir, une de mes filles s'est mise à hurler.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Justo cuando estaba saliendo para venir esta noche, una de mis hijas comenzó a gritar.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Ketika saya berangkat pergi ke sini malam ini, salah satu putri saya mulai berteriak.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Kiedy zbieraliśmy się, aby przybyć tutaj dziś, jedna z córek zaczęła krzyczeć.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.오늘밤 여기에 오기 위해 집을 나서는 순간 딸아이 중 한 명이 소리지르기 시작했어요.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Proprio mentre stavo partendo per venire qui stasera, una delle mie figlie ha iniziato a urlare.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Toen ik naar hier wilde vertrekken, begon één van mijn dochters te schreeuwen.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Καθώς έφευγα για να έρθω εδώ απόψε, μια από τις κόρες μου άρχισε να ουρλιάζει.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Докато тръгвах насам тази вечер, една от дъщерите ми започна да крещи.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Как раз когда я собирался сюда сегодня, одна из моих дочерей начала кричать.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.Коли я виходив із дому сьогодні ввечері, моя донька почала репетувати.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.בדיוק כשיצאתי, בדרכי לכאן הערב, אחת מבנותי החלה לצרוח.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.فقط، قبل مجيئي إلى هنا هذه الليلة، بدأت إحدى بناتي بالصراخ.
Bu gece buraya gelmeden önce kızlarımdan bir tanesi bağırmaya başladı.ここに来る直前に 娘の1人が 叫び始めました するともう一人が 「オーバーリアクション!オーバーリアクション!」
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Ei hän riitele eikä huuda, ei hänen ääntänsä kuule kukaan kaduilla.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.El nu Se va lua la ceartă, nici nu va striga. Şi nimeni nu -I va auzi glasul pe uliţe.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Er wird nicht zanken noch schreien, und man wird sein Geschrei nicht hören auf den Gassen;
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Han skal ikke kives og ikke råbe, og ingen skal høre hans Røst på Gaderne.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Han skal ikke trette eller rope, og ingen skal høre hans røst på gatene;
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Han skall icke kiva eller skria, och hans röst skall man icke höra på gatorna,
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Hij zal niet vechten of schreeuwen.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Ia tidak akan bertengkar atau berteriak, atau berpidato di jalan-jalan raya
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Il ne contestera point, il ne criera point, Et personne n`entendra sa voix dans les rues.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.그가 다투지도 아니하며 들레지도 아니하리니 아무도 길에서 그 소리를 듣지 못하리라
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Não contenderá, nem clamará, nem se ouvirá pelas ruas a sua voz.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Ne bo se prepiral, ne vpil, in nihče ne bo slišal glasu njegovega po ulicah.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.nebude sa vadiť ani nebude kričať, ani nikto nepočuje na ulici jeho hlasu;
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Nebude se vaditi, ani křičeti, ani kdo na ulicích uslyší hlas jeho.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Nem verseng, és nem kiált; az utczákon senki nem hallja szavát.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Người sẽ chẳng cãi lẫy, chẳng kêu la, Và chẳng ai nghe được tiếng người ngoài đường cái.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Người sẽ chẳng cãi_lẫy , chẳng kêu_la , Và chẳng ai nghe được tiếng người_ngoài đường_cái .
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Nie będzie się wadził, ani będzie wołał, i nikt na ulicach nie usłyszy głosu jego;
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.No contenderá, ni dará voces; ni oirá nadie su voz en las plazas
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Non contenderà, né griderà, né si udrà sulle piazze la sua voce
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.δεν θελει αντιλογησει ουδε κραυγασει, ουδε θελει ακουσει τις την φωνην αυτου εν ταις πλατειαις.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.не воспрекословит, не возопиет, и никто не услышит на улицах голоса Его;
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.не змагати меть ся, і не кричати ме, й голосу його нїхто не чути ме по улицях ;
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.Няма да се скара, нито да извика, Нито ще чуе някой гласа Му по площадите;
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.לא יצעק ולא ישא ולא ישמע בחוץ קולו׃
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.لا يخاصم ولا يصيح ولا يسمع احد في الشوارع صوته.
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.他 不 爭 競 、 不 喧 嚷 . 街 上 也 沒 有 人 聽 見 他 的 聲 音
Çekişip bağırmayacak, Sokaklarda kimse Onun sesini duymayacak.他 不 爭競 、 不 喧嚷 . 街上 也 沒 有 人 聽見 他 的 聲音
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.A fumaça e gritos foram suficientes para abalar os nervos de aço.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.A füst és kiabálva volt ahhoz, hogy rázza idegeit acél.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Asap dan berteriak sudah cukup untuk mengguncang saraf baja.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Den røg og råbte var nok til at ryste nerver af stål.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.De rook-en schreeuwen waren genoeg om stalen zenuwen te schudden.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Der Rauch und Geschrei waren genug, um Nerven aus Stahl zu schütteln.
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.Dim in kričanje je bilo dovolj, da se pretrese jeklene živce.