bağırdım ile cümle
bağırdım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Haberi duyduğumda bağırdım.When I heard the news, I cried.
Mary'ye ilk kez bağırdım.This is the first time I've yelled at Mary.
Şimdiye kadar Taninna'ya ilk kez bağırdım.This is the first time I've ever shouted at Taninna.
Ben pencereden Mary'ye bağırdım.I yelled out the window at Mary.
Ona bağırdım.I yelled at him.
Beni duymalıydın. Elimden geldiği kadar yüksek sesle bağırdım.You should've heard me. I shouted as loud as I could.
Ben yardım için bağırdım.I yelled for help.
Alçak! Ne yapıyorsun, diye bağırdım.Scoundrel! I cried, what are you doing?
Ben bağırdım.I yelled.
Bağırdım ama kimse beni duyamadı.I screamed, but nobody could hear me.
Elimden geldiğince yüksek sesle bağırdım.I shouted as loud as I could.
Tom'a bağırdım.I yelled at Tom.
Telaş içinde yardım için bağırdım.I cried frantically for help.
Ona yanlışlıkla bağırdım ve kendimi gerçekten kötü hissettim.I yelled at him by mistake and I felt really bad.
Yardım için bağırdım.I cried for help.
"Evde kimse var mı?" Bağırdım ama cevap gelmedi."Is anyone home?" I shouted, but there was no reply.
Kadın hareketinden dolayı mecburen gizli kalmaktan sıkıldım" diye bağırdım.I'm tired of being in the closet because of the women's movement."
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.So as I drove that car, I yelled right back at her.
Sanırım çok bağırdım.-I think I yelled too much...
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.I yelled out because when I got closer, I found the detail wasn't there at all.
Gerginliği bir süre uzattıktan sonra bağırdım: 'Yaşasın Hitler' ve düğmeye bastım.After prolonging the suspense for a moment, I shouted: 'Heil Hitler' and pressed the button.
Kadın hareketinden dolayı mecburen gizli kalmaktan sıkıldım" diye bağırdım.J'en ai assez d'être dans le placard à cause du mouvement des femmes ».
Acıdan bağırdım.Grité del dolor.
Kadın hareketinden dolayı mecburen gizli kalmaktan sıkıldım" diye bağırdım.이에 응하여 여성 운동에 대한 방침과 방향을 세워 분투하게 된다.'고 하였다.
Kadın hareketinden dolayı mecburen gizli kalmaktan sıkıldım" diye bağırdım.Ir tas įsitikinimas privertė mane atsidėjus sekti taip vadinamojo moterų klausimo evoliuciją..."
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Am țipat pentru că atunci când am ajuns mai aproape, am constatat că nu era nici un fel de detaliu.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Felsikítottam mert ahogy közeledtem, kiderült, hogy a részletek nincsenek is ott.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Gritei porque, quando me aproximei, descobri que não havia detalhe nenhum.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Grité porque al acercarme descubrí que el detalle no estaba.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Ich schrie, denn als ich näher kam, entdeckte ich, dass es überhaupt keine Details gab.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Ik riep het uit, want toen ik dichterbij kwam ontdekte ik dat er helemaal geen details waren.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Karjaisin, koska lähelle tullessani huomasin, ettei yksityiskohtia ollutkaan.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.제가 가까이 다가가고 나니까, 세부 묘사 같은 것은 전혀 없었고
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Křičel jsem, protože když jsem se dostal blíže, zjistil jsem, že tam vůbec žádné detaily nejsou.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Saya berteriak karena ketika saya mendekat, saya menemukan tidak ada satupun detil di sana.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Tôi đã hét lên bởi vì khi tôi đến gần, tôi đã nhận thấy rằng chẳng có chi tiết nào cả.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.To pa zato, ker ko sem se približal, sem ugotovil, da detajla sploh ni.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Urlai perché quando andai più vicino ho scoperto che il dettaglio non c'era per niente.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Zawyłem, bo kiedy znalazłem się bliżej okazało się, że detali w ogóle tam nie było.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Φώναξα γιατί καθώς πήγα πιο κοντά, ανακάλυψα ότι η λεπτομέρεια δεν υπήρχε καθόλου.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Вскрикнул потому, что подойдя ближе, я обнаружил, что там нет никаких деталей.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.Изкрещях, защото когато се доближих, видях, че няма никакъв детайл.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.צרחתי מכיוון שכשהתקרבתי, ראיתי שהפרטים בכלל אינם.
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.صحت لأنني عندما أقتربت أكثر لم أجد التفاصيل هناك أبدا
Bağırdım, çünkü yaklaştığımda detayın hiç de orada olmadığını farkettim.そこには描写などないからです ただの巧みに置かれた小さなペンキの点のみでした
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Alors que je conduisais cette voiture, j'ai crié droit vers elle.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Bố vừa lái xe vừa hét với mẹ con.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Così mentre guidavo la macchina,
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Dus ik reed die auto, <B> en ik schreeuwde terug tegen haar.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.És aztán ... ahogyan ott vezettem, odakiáltottam neki.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Joten minä ajoin sitä autoa, huutaen takaisin hänelle.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.그래서, 난 거칠게 차를 탁 몰면서, 막 소리를 질러댔지.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.No in medtem ko sem vozil avto sem zakričal nazaj.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Pak? Jak jsem řídil křičel jsem na ni.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Potom? Ako som tak šoféroval, kričal som na ňu.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Så da jeg kørte den bil, jeg råbte tilbage til hende
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Så jag körde den bilen och skrek tillbaka till henne.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Selama aku mengemudi, aku balik menjerit padanya.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Si in timp ce conduceam <BR><BR> Am tipat inapoi la ea.
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.Während ich das Auto gefahren habe, schrie ich zurück.