bağırdı ile cümle

bağırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Hagyd abba a vigyorgó" kiáltotta I ", és miért nem mondja meg, hogy pokoli harpooneer volt kannibál? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""당신이 좋다고 웃어 그만,"나는 소리쳤다 "당신은 왜 그 지긋지긋한 말 안했어 harpooneer는 식인종했다? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? "harpooneerは人食いでしたか?" didn町の周りヘッド"私はあなたがたに伝えるtが、彼はpeddlinされた" - - しかし、"私はあなたがたがそれをknow'd考え
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Lopettakaa irvistäen," huusi I "ja miksi et kertonut minulle, että hirvittävän harpooneer oli ihmissyöjä? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Pare o seu sorriso", gritou I, "e por que você não me diga que isso infernal arpoador era um canibal? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Stop rînjind", a strigat eu, "si de ce nu mi-ai spus că infernal harpooneer a fost un canibal? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Stop vaše režal," je zavpil I, "in zakaj mi nisi povedal, da je ta peklenski harpooneer je bil Cannibal? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Zastavte úsměvem," křičel jsem, "a proč jsi mi, že pekelné harpooneer byl kanibal? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Zastavte úsmevom," kričal som, "a prečo si mi, že tento pekelný harpooneer bol kanibal? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Σταματήστε να σας χαμόγελο," φώναξε Ι, "και γιατί δεν μου λέτε ότι καταχθόνιος harpooneer ήταν κανίβαλος; "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Зупиніть посміхаючись," кричав я ", і чому ти не сказав мені, що це пекельний harpooneer був людожер? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Остановите ваших ухмыляясь", кричал Я ", и зачем вы не говорили мне, что что адский harpooneer был людоед? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""Стоп ви ухилен," - извиках аз, - и защо не да ми каже, че че адски harpooneer е канибал? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""תפסיקי לחייך שלך", צעק לי, "ולמה לא סיפרת לי כי שטני harpooneer היה קניבל? "
"Sizin sırıtarak," Ben bağırdı, "neden o cehennemi bana söylemedin harpooneer bir yamyam oldu? ""أوقفوا الخاص مبتسما" ، صرخت ، "ولماذا لم تخبرني بأن هذا الجهنمية وكان harpooneer تتسم بصفات شريرة؟ "
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının söylediklerini dinleyin!Il gran coppiere allora si alzò e gridò a gran voce in ebraico: «Udite la parola del gran re, del re d'Assiria
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının söylediklerini dinleyin!Kemudian perwira itu berdiri dan berteriak dalam bahasa Ibrani, "Dengarkan apa yang dikatakan oleh raja Asyur
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının söylediklerini dinleyin!랍사게가 드디어 일어서서 유다 방언으로 크게 소리질러 불러 가로되 너희는 대왕 앗수르 왕의 말씀을 들으라
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının söylediklerini dinleyin!Og Rabsjake trådte hen og råbte med høj Røst på Judæisk: "Hør Storkongens, Assyrerkongens, Ord!
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının söylediklerini dinleyin!ויעמד רב שקה ויקרא בקול גדול יהודית וידבר ויאמר שמעו דבר המלך הגדול מלך אשור׃
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının söylediklerini dinleyin!ثم وقف ربشاقى ونادى بصوت عظيم باليهودي وتكلم قائلا. اسمعوا كلام الملك العظيم ملك اشور.
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının söylediklerini dinleyin!於 是 拉 伯 沙 基 站 著 、 用 猶 大 言 語 大 聲 喊 著 說 、 你 們 當 聽 亞 述 大 王 的 話
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının söylediklerini dinleyin!於是 拉伯沙 基站 著 、 用猶 大 言語大 聲喊 著說 、 你 們當聽 亞述 大王 的 話
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!A tak stoje Rabsaces, volal hlasem velikým Židovsky, a řekl: Slyšte slova krále velikého, krále Assyrského:
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!Il gran coppiere allora si alzò e gridò in ebraico: «Udite le parole del gran re, del re di Assiria
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!이에 랍사게가 일어서서 유다 방언으로 크게 외쳐 가로되 너희는 대왕 앗수르 왕의 말씀을 들으라
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!Og Rabsake trådte frem og ropte med høi røst på jødisk og sa: Hør den store konges, den assyriske konges ord!
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!Og Rabsjake trådte hen og råbte med høj Røst på Judæisk: "Hør Storkongens, Assyrerkongens, Ord!
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!ויעמד רב שקה ויקרא בקול גדול יהודית ויאמר שמעו את דברי המלך הגדול מלך אשור׃
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!ثم وقف ربشاقى ونادى بصوت عظيم باليهودي وقال. اسمعوا كلام الملك العظيم ملك اشور
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!於 是 拉 伯 沙 基 站 著 、 用 猶 大 言 語 、 大 聲 喊 著 說 、 你 們 當 聽 亞 述 大 王 的 話
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!於是 拉伯沙 基站 著 、 用猶 大 言語 、 大聲 喊 著說 、 你 們當聽 亞述 大王 的 話
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.Då blev Ed arg på mig.
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.Depois, o Ed zangou-se comigo.
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.Ed si arrabbiò con me.
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.Entonces Ed se enfadó conmigo.
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.Så blev Ed vred på mig.
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.Sitten Ed suuttui minulle.
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.Wtedy Ed się na mnie wściekł.
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.Τότε ο Εντ θύμωσε μαζί μου.
Sonra Ed bana kızıp bağırdı.И тогда Эд на меня рассердился.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Apoi cineva de pe sine a tipat.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Ensuite quelqu'un sur la voie a hurlé.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Entonces alguien en las vías gritó.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Kemudian seseorang dari rel itu berteriak.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.그 때였어요. 길 위의 어떤 사람이 비명을 질렀습니다.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Nagle ktoś na torach zaczął krzyczeć.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Plötzlich begann jemand auf den Schienen zu schreien.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Poi qualcuno sui binari urlò.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Toen begon iemand te gillen.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.Và ai đó trên đường la lên.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.А затем услышал крик кого-то из тех, кто стоял на рельсах.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.И тогава някой от хората на релсите изкрещя.
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.ואז מישהו על הפסים צרח
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.ثم صرخ أحد الواقفين على السكك!
Sonra rayın üzerindekilerden biri bağırdı.すると 一目散に誰もが叫び逃げ出した
Sonra tutkuyla bağırdı ve onun yumruklarını flails gibi yuvarlak uçtu.Apoi a strigat cu pasiune şi cei pumnii zburat rotund ca flails.
Sonra tutkuyla bağırdı ve onun yumruklarını flails gibi yuvarlak uçtu.Aztán felkiáltott szenvedélyesen és az ő ököllel repült, mint a kerek Flails.
Sonra tutkuyla bağırdı ve onun yumruklarını flails gibi yuvarlak uçtu.Dann rief er leidenschaftlich und seine Fäuste flogen rund wie Dreschflegel.
Sonra tutkuyla bağırdı ve onun yumruklarını flails gibi yuvarlak uçtu.En hij riep hartstochtelijk en zijn vuisten vlogen rond als klepels.

İlgili Sayfalar