bağırdı ile cümle
bağırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ona yanlışlıkla bağırdım ve kendimi gerçekten kötü hissettim.I yelled at him by mistake and I felt really bad.
Fadıl sessiz kalması için Dania'ya bağırdı.Fadil yelled at Dania to keep quiet.
Yardım için bağırdım.I cried for help.
Tom elinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdı ama hiç kimse onu duymadı.Tom shouted as loud as he could, but nobody heard him.
Tom Mary'ye bağırdı, ama o onu duymadı.Tom shouted to Mary, but she didn't hear him.
Kızgınlıkla "Hey, suyumu kirlettiniz!" diye bağırdı.He shouted angrily, "Hey! You contaminated my water!"
Tom "Hayır!" diye bağırdı."No!" yelled Tom.
Mary "Hayııır!" diye bağırdı."Nooo!" yelled Mary.
Tom elinden geldiğince yüksek sesle bağırdı.Tom shouted as loud as he could.
Tom elinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdı.Tom yelled as loud as he could.
Tom neden sana bağırdı?Why did Tom yell at you?
Tom artık ipi tutamadığını bağırdı ve sonra bıraktı.Tom yelled that he couldn't hold onto the rope any longer, and then he let go.
Tom ve ben ikimiz de olabildiğince yüksek sesle bağırdık.Tom and I both shouted as loudly as we could.
Tom ve ben birbirimize bağırdık.Tom and I yelled at each other.
Tom dikkatli olması için Mary'ye bağırdı.Tom shouted to Mary to be careful.
Tom annesine bağırdı.Tom yelled at his mother.
Tom Mary'nin ona bağırdığını söyledi.Tom said Mary yelled at him.
Tom bana bağırdı.Tom yelled at me.
Tom Mary'nin yardım için bağırdığını duymadı.Tom didn't hear Mary yelling for help.
Dün sana bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry for yelling at you yesterday.
Sami, Leyla'ya bağırdı.Sami was yelling at Layla.
Tom'un arkadaşları Tom'un dışarı çıkıp oynaması için bağırdılar.Tom's friends shouted for Tom to come out and play.
Tom birilerinin bağırdığını duyduğunu söyledi.Tom said that he heard somebody yelling.
Tom, Mary'nin yardım için bağırdığını duydu.Tom heard Mary shouting for help.
Tom birinin yardım için bağırdığını işitti.Tom heard somebody shouting for help.
Birisi onun ismini bağırdı.Someone shouted his name.
Tom'un neden Mary'ye bağırdığını merak ediyorum.I wonder why Tom was yelling at Mary.
Sami, Leyla'nın telefonda bağırdığını duydu.Sami heard Layla yelling through the phone.
Gökyüzüne bağırdı.She screamed at the sky.
Tom'un annesi ona bağırdı.Tom's mother yelled at him.
Bağırdıklarını inkar ediyorlar.They deny they cried.
Tom müziğin sesini bastırabilmek için bağırdı.Tom shouted over the music.
Tom müzikten sesini duyurabilmek için bağırdı.Tom shouted over the music.
Eğilip kulağına bağırdı.He leaned over and shouted into her ear.
Avazı çıktığı kadar bağırdı.He screamed at the top of his lungs.
Bütün gece bağırdı.He screamed the whole night.
Biri gecenin köründe arabayla evin önünden geçerken "Şerefsiz ibneler!" diye bağırdı.Someone drove by the house yelling "Cocksuckers!" in the middle of the night.
Tom'a bağırdık.We shouted at Tom.
"Evde kimse var mı?" Bağırdım ama cevap gelmedi."Is anyone home?" I shouted, but there was no reply.
Gunter köpeklere susmaları için bağırdı.Gunter yelled at the dogs to shut up.
Karl garsona bağırdı.Karl shouted at the waitress.
Mustafa Birden, "Arkadaşlar, hepiniz masanın altına girin!" diye bağırdı.Mustafa Birden, "Friends, all of you go under the table!"
Bebekken ilk bağırdığı zaman, bir ebe sokağa çıktı ve yabancı bir isim verilmesini istedi.When the baby first cried out, a midwife went into the street and asked a stranger for a name.
Fleet "Orda biri var mı?" diye bağırdı.Fleet asked "Is there anyone there?"
Kadın hareketinden dolayı mecburen gizli kalmaktan sıkıldım" diye bağırdım.I'm tired of being in the closet because of the women's movement."
Franklin'e göre, son bir suçlamadan önce "Bayan beni vurdun" diye bağırdı.According to Franklin, he exclaimed, "Lady, you shot me," before mounting a last charge at her.
Ben Profesörüm!" diye bağırdığında tepe noktasına ulaşmıştır.How can I help your ass?" when Max's school called.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Take your eyes off!" she cried.
Bir öğrenci MLK'nın batısına doğru işaret ederek "Orada, ateş ediyor." diye bağırdı.One student shouted, "He's shooting over there", pointing west towards the MLK Commons area.
Fleet "Tam önümüzde buz dağı var!" şeklinde bağırdı.Fleet replied: "Iceberg, right ahead!"
Bir bağırdığında neredeyse yer gök inler.Near Bacău it flows into the Siret.
Buna çok sinirlenen Lowery, gitarını yere atıp Manson'a bağırdı.Lowery was outraged and threw his guitar while screaming at Manson, which led to much speculation.
Cugaşvili bunu reddetti ve "Vur!" diye bağırdı.Fox simply replied, "Fire it."
Ateş açmadan evvel "Ben bir Müslüman Amerikalıyım, İsrail'e kızgınım" diye bağırdı.He shouted, "I'm a Muslim American; I'm angry at Israel" before he began his shooting spree.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.They called New York State Police.
("Let's pay off the cops!") diye bağırdı.'Throw your fucking sets up!' she yells.
"Hayır, hayır, ona hayat var!" Diye bağırdı başka."No, no, there's life in him!" shouted another.
"Tam tersine, benim sevgili efendim," diye bağırdı"On the contrary, my dear sir," cried the
Yani arabayı süren olarak dönüp ona bağırdım.So as I drove that car, I yelled right back at her.
"Baker ahır," diye bağırdı."It's Baker's barn," cried one.