bağırdı ile cümle

bağırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O keman çalan biri sanki "Ah, teşekkür ederim," baba, bağırdı.男性は部屋に戻って辞任して待っていた。
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Cô kêu lên "Cuối cùng!" Với cha mẹ của cô, khi cô quay quan trọng trong khóa.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Dia berteriak "Akhirnya!" Untuk orangtuanya, saat dia memutar kunci di lubangnya.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Ea a strigat: "În sfârşit!", La părinţii ei, ca ea a avansat la cheia în broască.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Ela gritou: "Finalmente!" Para seus pais, quando ela virou a chave na fechadura.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Ella gritó "¡Por fin!" A sus padres, como ella hizo girar la llave en la cerradura.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Elle a crié "Enfin!" À ses parents, comme elle tourna la clé dans la serrure.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Felkiáltott: "Végre!" A szülei, ahogy elfordította a kulcsot a zárban.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Gregor hatte nichts von ihr zu nähern hörte. Sie schrie:
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Gridò "Finalmente!" Ai suoi genitori, mentre si girava la chiave nella serratura.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Hän huusi "Vihdoinkin!" Vanhemmilleen, kun hän käänsi avain lukkoon.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Hon ropade "Äntligen!" Till hennes föräldrar, som hon vred om nyckeln i låset.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Hun råbte: "Endelig!" Til hendes forældre, da hun drejede nøglen i låsen.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Je zavpil "Končno!" Za svoje starše, ko je obrnil ključ v ključavnici.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.그녀는 "마지막으로!"외쳤다 그녀의 부모까지 그녀는 자물쇠에 열쇠를 보니.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Sie schrie: "Endlich!" Zu ihren Eltern, als sie den Schlüssel im Schloß umdrehte.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Vykřikla "Konečně!" Své rodiče, otočila klíčem v zámku.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Vykríkla "Konečne!" Svoje rodičia, otočila kľúčom v zámku.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Zawołała "Nareszcie!" Do rodziców, bo przekręcił klucz w zamku.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Ze riep: "Eindelijk!" Aan haar ouders, terwijl ze draaide de sleutel in het slot.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Αυτή φώναξε "Τέλος!" Για τους γονείς της, καθώς γύρισε το κλειδί στην κλειδαριά.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Вона скрикнула "Нарешті!" До батьків, так як вона повернула ключ у замку.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Она вскрикнула "Наконец-то!" К родителям, так как она повернула ключ в замке.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.Тя извика "Най-накрая!" На родителите си, тъй като тя се обърна ключа в ключалката.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.היא צעקה "סוף סוף!" להוריה, כפי שהיא סובבה את המפתח במנעול.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü.صرخت بها "وأخيرا"! إلى والديها ، لأنها تحولت المفتاح في القفل.
O "Nihayet!" Diye bağırdı, anne ve babası, o kilit, anahtar döndü."今、何が?"グレゴールは、自分自身を頼み、彼の周りを見回した
Ön takım! Hazır ve --" diye bağırdı sürücü ve yola çıktık.Pronti e --" urlava il pilota, e via.
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine."Aan het kruis met Hem!" schreeuwden zij terug.
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.A oni opät skríkli: Ukrižuj ho!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.A oni opět zvolali: Ukřižuj ho.
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.A oni znowu zawołali: Ukrzyżuj go!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Chúng lại kêu lên rằng : Hãy đóng đinh nó vào thập tự giá !
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Chúng lại kêu lên rằng: Hãy đóng đinh nó vào thập tự giá!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.De nuevo gritaron: --¡Crucifícale
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.De ropte igjen: Korsfest ham!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Ed essi di nuovo gridarono: «Crocifiggilo!»
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Ei au strigat din nou: ,,Răstigneşte -L!``
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.És azok ismét kiáltának: Feszítsd meg õt!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Ils crièrent de nouveau: Crucifie-le!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.저희가 다시 소리지르되 저를 십자가에 못 박게 하소서
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Men de råbte atter: "Korsfæst ham!"
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Mereka berteriak, "Salibkan Dia!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Niin he taas huusivat: "Ristiinnaulitse hänet!"
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Novamente clamaram eles: Crucifica-o!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Oni pa zopet zakriče: Križaj ga!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.så skriade de åter: »Korsfäst honom!»
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Sie schrieen abermals: Kreuzige ihn!
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Οι δε παλιν εκραξαν Σταυρωσον αυτον.
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Вони ж знов закричали: Розпни Його,
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Они опять закричали: распни Его.
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.Пилат пак в отговор им рече: Тогава какво да направя с Този, Когото наричате Юдейски цар?
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.ויוסיפו לצעק הצלב אותו׃
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.فصرخوا ايضا اصلبه.
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.他 們 又 喊 著 說 、 把 他 釘 十 字 架
‹‹Onu çarmıha ger!›› diye bağırdılar yine.他 們 又 喊 著說 、 把 他 釘十字架
"O öldü", çeşitli sesler ağladı. "Hayır, hayır, ona hayat var!" Diye bağırdı. başka bir."Không, không, có cuộc sống trong anh!" Hét lên khác.
"O öldü", çeşitli sesler ağladı. "Hayır, hayır, ona hayat var!" Diye bağırdı. başka bir."그는 죽었다"여러 목소리를 외쳤다. "아니, 아니, 그 생명이 존재!"소리쳤다
"O öldü", çeşitli sesler ağladı. "Hayır, hayır, ona hayat var!" Diye bağırdı. başka bir."Όχι, όχι, δεν υπάρχει ζωή σε αυτόν!" Φώναξε άλλο.
"O öldü", çeşitli sesler ağladı. "Hayır, hayır, ona hayat var!" Diye bağırdı. başka bir."הוא מת", קרא כמה קולות. "לא, לא, יש לו את החיים!" צעק

İlgili Sayfalar