bağırdı ile cümle

bağırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.해가 질 즈음에 군중에서 외치는 소리 있어 가로되 각기 성읍으로 각기 본향으로 하더라
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Lối chiều , trong hàng quân có rao truyền rằng : Ai_nấy hãy trở_về thành mình , xứ mình .
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Lối chiều, trong hàng quân có rao truyền rằng: Ai nấy hãy trở về thành mình, xứ mình.
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Og ved solens nedgang gikk der det rop gjennem leiren: Hver mann hjem til sin by og sitt land!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.Potom, o západe slnka, išiel krik táborom volajúc: Každý do svojho mesta a každý do svojej zeme!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.И провозглашено было по всему стану при захождении солнца: каждыйиди в свой город, каждый в свою землю!
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.ויעבר הרנה במחנה כבא השמש לאמר איש אל עירו ואיש אל ארצו׃
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.وعبرت الرنّة في الجند عند غروب الشمس قائلا كل رجل الى مدينته وكل رجل الى ارضه.
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.約 在 日 落 的 時 候 、 有 號 令 傳 遍 軍 中 、 說 、 各 歸 本 城 、 各 歸 本 地 罷
Güneş batarken ordugahta, ‹‹Herkes kendi kentine, ülkesine dönsün!›› diye bağırdılar.約 在 日落 的 時候 、 有號 令 傳遍軍 中 、 說 、 各歸本城 、 各 歸 本地罷
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Ai dreptate", a strigat el, "Eu sunt Regele.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Bạn có quyền", ông kêu lên, "Tôi là Vua.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Du har rätt", ropade han, "jag är kungen.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Du har ret," råbte han, "jeg er kongen.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Du hast recht", rief er, "ich bin der König.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Hai ragione", ha gridato: "Io sono il re.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Igazad van", kiáltotta, "Én vagyok a király.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Je hebt gelijk," riep hij, "Ik ben de koning.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Kau benar," teriaknya, "Saya Raja.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral.바닥에. "자네 말이 맞아"라고 외쳤다, "내가 왕이야.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Máš pravdu," zvolal, "já jsem král.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Máš pravdu," zvolal, "ja som kráľ.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Masz rację," zawołał, "Jestem King.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Olet oikeassa", hän huusi, "Minä olen kuningas.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Prav imaš," je zavpil, "Jaz sem King.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Tienes razón", exclamó, "Yo soy el Rey.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Você está certo", ele gritou: "Eu sou o rei.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Vous avez raison", il cria: "Je suis le roi.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Έχετε δίκιο", φώναξε? "Είμαι ο βασιλιάς.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Вие сте прав,", извика той, "Аз съм крал.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Ви праві", вигукнув він: "Я король.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral."Вы правы", воскликнул он: "Я король.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral.על הקרקע. "אתה צודק," הוא צעק: "אני המלך.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral.على أرض الواقع. "أنت على حق" ، صرخ ، "أنا الملك.
"Haklısınız," diye bağırdı, "Ben Kral.なぜ私はそれを隠そうとしてください?"
Hall o kahraman köpekler için, geri atlama ve Fearenside diye bağırdı uluyordu, "Uzan" ve kamçısını kaptı.- Извика Хол, скача обратно, защото той не е герой с кучета, и Fearenside виеше, "Легни!" и грабна камшика.
Hamid'in "Karnım, karnım!" diye bağırdığını duydum,Aku mendengar Hamid menjerit dan berteriak, "Perutku, perutku!"
Hamid'in "Karnım, karnım!" diye bağırdığını duydum,J'ai entendu Hamid crié et hurlé: "Mon estomac, mon estomac!"
Hamid'in "Karnım, karnım!" diye bağırdığını duydum,"Mein Bauch, mein Bauch!"
Hamid'in "Karnım, karnım!" diye bağırdığını duydum,سمعت حميد يصرخ ويصيح، "بطني، بطني!" ‎ ‎ ‎
Hatta birlikte bağırdık.Aku bahkan berteriak.
Hatta birlikte bağırdık.Ich brüllte sogar damit.
Hatta birlikte bağırdık.J'ai même crié.
Hatta birlikte bağırdık.Nawet krzyczałam.
Hatta birlikte bağırdık. Ve sen hala bile bana bunu söylemiyorsun?<br />Tamamen hiçbir bağlılığın yok.Am tipat ca sa te ajut, dar tu tot nu-mi spui?
Hatta birlikte bağırdık. Ve sen hala bile bana bunu söylemiyorsun?<br />Tamamen hiçbir bağlılığın yok.Ho anche gridato e non puoi ancora dirmelo?<br />Non è per niente leale.
Hatta birlikte bağırdık. Ve sen hala bile bana bunu söylemiyorsun?<br />Tamamen hiçbir bağlılığın yok.Я ради тебя даже кричала, но ты все равно мне ничего не скажешь? где твоя лояльность!
Hatta birlikte bağırdık.Μέχρι που φώναξα μαζί.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Ei, ei," huudahti Holmes, työntämään hänet takaisin siihen tuoliin, josta hän oli puoli noussut.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Không, không," khóc Holmes, xô đẩy anh ta trở lại vào chiếc ghế mà ông đã một nửa tăng lên.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."아니, 아니,"홈즈는 그가 그것을 가지고있는 의자에 그를 다시 밀어, 울었 이분의 일 증가.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Não, não", exclamou Holmes, empurrando-o de volta para a cadeira de que ele tinha uma meia ressuscitado.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nee, nee," riep Holmes, duwen hem terug in de stoel van waaruit hij had half gestegen.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nein, nein", rief Holmes, schob ihn in den Sessel zurück, aus denen er die Hälfte gestiegen.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nej, nej," råbte Holmes og skubbede ham tilbage i stolen, hvorfra han havde halvdelen steget.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nej, nej", ropade Holmes, knuffa honom tillbaka i stolen som han hade hälften stigit.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nem, nem," kiáltotta Holmes, tolta vissza a székbe, ahonnan már half emelkedett.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Ne, ne," je zavpila Holmes, ga shoving nazaj v stol, iz katere je imel half povečala.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Ne, ne," zvolal Holmes, strčí ho zpátky do křesla, ze kterého se ještě půl vzrostl.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nie, nie," zawołał Holmes, wtykając go z powrotem na krześle, z którego miał pół zmartwychwstał.

İlgili Sayfalar