bağırdı ile cümle

bağırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kalabalık tekrar için bağırdı.The crowd cried out for an encore.
Birinin bağırdığını duydum.I heard someone shouting.
O, küvetten çıktı ve "Eureka!" diye bağırdı.He got out of the bathtub and shout "Eureka!"
O sevinçle bağırdı.He cried with joy.
Yardım için bağırdı fakat kimse onu duymadı.She cried for help, but nobody heard her.
Tom "hayıır!" diye bağırdı."Noo!" cried Tom.
Mary'ye ilk kez bağırdım.This is the first time I've yelled at Mary.
Şimdiye kadar Taninna'ya ilk kez bağırdım.This is the first time I've ever shouted at Taninna.
Taninna'ya hiç bağırdın mı?Have you ever shouted at Taninna?
Taraftarlar "Bastır Ukrayna!" diye bağırdılar."Go Ukraine!", screamed the fans.
O, yardım için bağırdı.She cried out for help.
Yardım için bağırdı.He cried out for help.
O yardım için bağırdı ama hiç kimse gelmedi.She cried out for help, but no one came.
Sana bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry I yelled at you.
Tom Mary'ye bağırdı.Tom yelled at Mary.
Onlar bağırdı.They yelled.
Kim bağırdı?Who yelled?
Tom bağırdı.Tom yelled.
Onların hepsi bağırdılar.They all screamed.
Bağırdığımı duymadın mı?Didn't you hear me shouting?
Tom'un bağırdığını duyabildim.I could hear Tom yelling.
Birinin adımı bağırdığını duydum.I heard someone yelling my name.
Sadece birinin bağırdığını duydum.I just heard someone scream.
Dün sen ve Tom'un birbirinize bağırdığınızı gördüm.I saw you and Tom yelling at each other yesterday.
O, ona bağırdı.She yelled at him.
Tom, Mary'ye bağırdı.Tom shouted at Mary.
Tom Fransızca bir şeyler bağırdı.Tom yelled something in French.
Tom tam suya dalmadan önce Fransızca bir şey bağırdı.Tom yelled something in French just before he dove into the water.
Tom herkesin duyması için yeterince yüksek sesle bağırdı.Tom yelled loud enough for everyone to hear.
Sana böyle bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry about yelling at you like that.
Tom Mary'nin bağırdığını duyduğunda döndü.Tom turned when he heard Mary shout.
Birinin bağırdığını duyduğuma eminim.I'm sure I heard somebody shouting.
Ben pencereden Mary'ye bağırdım.I yelled out the window at Mary.
Sana bağırdığım için özür dilerim.I'm sorry for shouting at you.
Tom Mary'ye Fransızca bağırdı.Tom yelled at Mary in French.
Tom müziğin üzerinde bağırdı.Tom yelled over the music.
Tom acı içinde bağırdı.Tom cried out in pain.
Ona bağırdım.I yelled at him.
Tom aniden "Eureka!" diye bağırdı."Eureka!" shouted Tom suddenly.
Biz yardım için avazımızın çıktığı kadar bağırdık.We shouted for help at the tops of our voices.
Hem Tom hem de Mary ellerinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdılar.Tom and Mary both shouted as loudly as they could.
Neden bağırdın?Why did you yell?
Tom bize aşırı hırçın bir sesle bağırdı.Tom shouted at us in a gruff voice.
Beni duymalıydın. Elimden geldiği kadar yüksek sesle bağırdım.You should've heard me. I shouted as loud as I could.
Bir adam bağırdığında o güçlüdür. Bir kadın ağladığında o histeriktir.When a man cries, he is strong. When a woman cries, she is being hysterical.
Anneler çocuklarına bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like when mothers yell at children.
Tom "Yangın" diye bağırdı."Fire!" Tom cried.
Tom "Yangın var!" diye bağırdı.Tom shouted, "There's a fire!"
Çocuğa bağırdı: "Sessiz ol!".She cried to the child: "Be quiet!".
Tom gerçekten bana bağırdi.Tom really yelled at me.
Tom Fransızca bir şey bağırdı.Tom screamed something in French.
Yorumcular "Bu korkunç bir başarısızlıktı!" diye bağırdılar."That was a terrible miss!" cried the commentators.
Tom bağırdığında kapı komşu pencereden dışarı baktı.The next-door neighbor looked out the window when Tom yelled.
Tom yardım için bağırdı, ama kimse onu duymadı.Tom cried for help, but nobody heard him.
Tom'un yardım için bağırdığını duyabildim.I could hear Tom yelling for help.
Çocuk "Dikkat et, bir yılan!" diye bağırdı.The child shouted, "Watch out, a snake!"
Neden bu kadar bağırdığımı bilmiyorum.I don't know why I cried so much.
Tom'a bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry I yelled at Tom.
Ben yardım için bağırdım.I yelled for help.
Alçak! Ne yapıyorsun, diye bağırdım.Scoundrel! I cried, what are you doing?

İlgili Sayfalar