bağın ile cümle
bağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Das Himmelreich ist gleich einem Hausvater, der am Morgen ausging, Arbeiter zu mieten in seinen Weinberg.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.For himlenes rike er likt en husbond som gikk ut tidlig om morgenen for å leie arbeidere til sin vingård.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.천국은 마치 품군을 얻어 포도원에 들여 보내려고 이른 아침에 나간 집 주인과 같으니
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Thi Himmeriges Rige ligner en Husbond, som gik ud tidligt om Morgenen for at leje Arbejdere til sin Vingård.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Vả, nước thiên đàng, giống như người chủ nhà kia, tảng sáng đi ra, để mướn người làm công cho vườn nho mình.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Защото небесното царство прилича на стопанин, който излезе при зазоряване да наеме работници за лозето си.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Ибо Царство Небесное подобно хозяину дома, который вышел рано поутру нанять работников в виноградник свой
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Подібне бо царство небесне чоловіку господареві, що вийшов рано вранцї наймати робітників у виноградник свій.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.כי דומה מלכות השמים לאדם בעל בית אשר השכים לצאת בבקר לשכר פעלים לכרמו׃
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.فان ملكوت السموات يشبه رجلا رب بيت خرج مع الصبح ليستأجر فعلة لكرمه.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.因 為 天 國 好 像 家 主 、 清 早 去 雇 人 、 進 他 的 葡 萄 園 作 工
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.因 為 天國 好像 家主 、 清早 去 雇人 、 進 他 的 葡萄園 作工
Gördüğünüz gibi arada ters bağıntı var.Vidíte, že tu platí nepřímá úměrnost.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Ich konnte nicht durch die Augenbinde sehen.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Je ne pouvais pas voir à travers le bandeau.
Göz bağının ötesini göremiyordum.아무것도 볼 수 없었다는 사실 또한 고려보세요.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Nem láttam keresztül a szemtakarón.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Nie mogłem widzieć przez opaskę.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Non potevo vedere attraverso la benda.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Nu puteam sa vad pentru ca eram legat la ochi.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Δεν μπορούσα να δω απ'το μαντήλι.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Не се виждаше през превръзката.
Göz bağının ötesini göremiyordum.Я ничего не видел сквозь повязку.
Göz bağının ötesini göremiyordum.לא יכולתי לראות דרך כיסוי העיינים.
Göz bağının ötesini göremiyordum.فأنا لم أتمكن من الرؤية عبر عصابة العينين
Göz bağının ötesini göremiyordum.車に細工はされていない
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Bạn không nhìn thấy gì phải không?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Il n'y avait aucun moyen de voir à travers ce bandeau, d'accord?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Nie mogłaś nic widzieć przez opaskę, prawda?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?No hay forma de que puedas ver a través de ella, ¿cierto?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Non riusciva a vedere, dico bene?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Nu a existat nici o posibilitate sa vezi legata asa la ochi, de acord ?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Semmit nem látott ezeken keresztül ugye?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Sie können auf keinen Fall durchsehen, stimmen sie zu?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Нищо не можеше да се види, нали?
Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?Сквозь повязку ничего не было видно, так?
Göz bağını takacağım.Ich ziehe diee Augenbinde an.
Göz bağını takacağım.Ik doe de blinddoek om.
Göz bağını takacağım.Io mi metto la benda.
Göz bağını takacağım.Ja założę opaskę.
Göz bağını takacağım.Je vais mettre le bandeau.
Göz bağını takacağım.전 눈가리개를 할께요.
Göz bağını takacağım.Ma voi lega la ochi.
Göz bağını takacağım.Me voy a vendar los ojos.
Göz bağını takacağım.Most felteszem a takarót.
Göz bağını takacağım.Tôi sẽ đeo tấm băng mắt.
Göz bağını takacağım.Θα βάλω το μαντήλι.
Göz bağını takacağım.Слагам превръзката.
Göz bağını takacağım.Теперь я надену повязку.
Göz bağını takacağım.אני אשים את כיסוי העיניים.
Göz bağını takacağım.سوف أضع العصابة
Göz bağını takacağım.もう一度混ぜてください
Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.Ciągle masz tą cholerną opaskę na sobie.
Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.Ha ancora quella dannata benda.
Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.Hat immer noch die verdammte Binde auf.
Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.Inca sunt legat la ochi.
Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.아직도 그 망할 눈가리개를 하고 있다니.
Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.Még mindig fent van az átkozott szemtakaró.
Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.Nog steeds die verdomde blinddoek om.
Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.Todavía tienes la maldita venda puesta.