bağın ile cümle

bağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Õ az, a ki utánam jõ, a ki elõttem lett, a kinek én nem vagyok méltó, hogy saruja szíjját megoldjam.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››on, ki gre za menoj, ki mu jaz nisem vreden odvezati jermena na obuvalu njegovem.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ten ačkoli po mně přišel, však předšel mne, u jehožto obuvi já nejsem hoden rozvázati řeménka.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››to je ten, ktorý prichádza po mne a predišiel ma, ktorému som ja nie hoden rozviazať remienok na jeho obuvi.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››uno che viene dopo di me, al quale io non son degno di sciogliere il legaccio del sandalo»
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Он-то Идущий за мною, но Который стал впереди меня. Я недостоин развязать ремень у обуви Его.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››се за мною Грядущий, що поперед мене був; котрому я недостоєя розвязати ременя обувя Його.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Това стана във Витавара, отвъд Йордан, дето Иоан кръщаваше.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››הוא הבא אחרי אשר היה לפני ואני נקלתי מהתיר שרוך נעליו׃
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››هو الذي يأتي بعدي الذي صار قدامي الذي لست بمستحق ان احل سيور حذائه.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››就 是 那 在 我 以 後 來 的 、 我 給 他 解 鞋 帶 、 也 不 配
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››就是 那 在 我 以 後來 的 、 我給 他 解 鞋帶 、 也 不配
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.,,Eu, Domnul, sînt Păzitorul ei, Eu o ud în fiecare clipă; Eu o păzesc zi şi noapte ca să n'o vatăme nimeni.
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.Jaz, GOSPOD, ga stražim, vsak trenotek ga bom močil; da ga kdo ne oškodi, ga bom stražil noč in dan.
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.나 여호와는 포도원지기가 됨이여 때때로 물을 주며 밤낮으로 간수하여 아무든지 상해하지 못하게 하리로다
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.Yo, Jehovah, la guardo. A cada momento la riego; y para que nadie la dañe, de día y de noche la guardo
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.Аз, Господ, го пазя; Всяка минута ще го поя; Нощем и денем ще го пазя За да го не повреди никой .
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.אני יהוה נצרה לרגעים אשקנה פן יפקד עליה לילה ויום אצרנה׃
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.انا الرب حارسها. اسقيها كل لحظة. لئلا يوقع بها احرسها ليلا ونهارا.
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.我 耶 和 華 是 看 守 葡 萄 園 的 、 我 必 時 刻 澆 灌 、 晝 夜 看 守 、 免 得 有 人 損 害
‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.我 耶和華 是 看守 葡萄 園 的 、 我 必時 刻 澆灌 、 晝夜 看守 、 免得 有 人 損害
Benzerlik bağıntısı ya da teoremi.'공리' 또는 '공준'으로 불리며
Benzerlik bağıntısı ya da teoremi.Man kan også kalde det postulater eller grundsætninger.
Benzerlik bağıntısı ya da teoremi.Pravidla podobnosti, věci, které budeme předpokládat, že platí.
Beyinlerimiz oynamak üzere bağıntılanmıştır.우리의 두뇌는 놀이를 위해 회로가 짜여져 있습니다.
Beyinlerimiz oynamak üzere bağıntılanmıştır.Naše mozky mají v sobě hraní pevně zakořeněno.
Beyinlerimiz oynamak üzere bağıntılanmıştır.O nosso cérebro está concebido para brincar.
Beyinlerimiz oynamak üzere bağıntılanmıştır.Unsere Gehirne sind zum Spielen programmiert.
Beyinlerimiz oynamak üzere bağıntılanmıştır.ההשתעשעות: המוח שלנו
Beyinlerimiz oynamak üzere bağıntılanmıştır.أدمغتنا مستعدة للعب .
Beyinlerimiz oynamak üzere bağıntılanmıştır.我哋嘅大腦, 係专为玩耍而设计嘅。
Beyinlerimiz oynamak üzere bağıntılanmıştır.私たちの脳はもともと遊ぶようにできています とてつもなく長い進化の過程で
Bölüm b bir fonksiyon değil. Bu bağında bir fonksiyon değil.За а подточка, това е дефинирането на функцията, напълно отговарящо на правилата дефиниране на функцията.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.Det her ligner noget, der ligner en ligefrem proportionalitet.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.그리고 이건 정비례 관계의 꼴과 일치하네요.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.Takže to je patern přímé variace.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.І це відповідає моделі прямої пропорційності.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.Така, че това всъщност отговаря на директния вариантен модел.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.اذاً هذا يلتقي نمط التغير المباشر
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?A vyhodili ho von z vinice a zabili. Čo im tedy urobí pán vinice?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?A vystrčivše jej ven z vinice, zamordovali ho. Což tedy učiní jim Pán vinice?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?dan is het land van ons.' Ze sloegen hem het erf af en vermoordden hem.
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?E lançando-o fora da vinha, o mataram. Que lhes fará, pois, o senhor da vinha?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?E lo cacciarono fuori della vigna e l'uccisero. Che cosa farà dunque a costoro il padrone della vigna
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?És kivetvén õt a szõlõbõl, megölék. Mit cselekszik azért a szõlõnek ura azokkal?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Et ils le jetèrent hors de la vigne, et le tuèrent. Maintenant, que leur fera le maître de la vigne?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Họ bèn liệng con trai ấy ra ngoài vườn nho, và giết đi. Vậy chủ vườn sẽ xử họ làm sao?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Họ bèn liệng con_trai ấy ra ngoài vườn nho , và giết đi . Vậy chủ vườn sẽ xử họ làm_sao ?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?In vržejo ga ven iz vinograda in umore. Kaj jim bo torej storil gospodar vinogradov?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?I wypchnąwszy go precz z winnicy, zabili. Cóż im tedy uczyni Pan onej winnicy?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Ja he heittivät hänet ulos viinitarhasta ja tappoivat. Mitä nyt viinitarhan herra on tekevä heille?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?포도원 밖에 내어쫓아 죽였느니라 그런즉 포도원 주인이 이 사람들을 어떻게 하겠느뇨
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Och de förde honom ut ur vingården och dräpte honom. »Vad skall nu vingårdens herre göra med dem?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Og de kastede ham ud af Vingården og sloge ham ihjel. Hvad vil nu Vingårdens Herre gøre ved dem?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Og de kastet ham ut av vingården og slo ham ihjel. Hvad skal nu vingårdens herre gjøre med dem?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Şi l-au scos afară din vie, şi l-au omorît. Acum, ce le va face stăpînul viei?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Und sie stießen ihn hinaus vor den Weinberg und töteten ihn. Was wird nun der Herr des Weinberges ihnen tun?
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Y echándole fuera de la viña, le mataron. ¿Qué, pues, les hará el señor de la viña
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?Και εκβαλοντες αυτον εξω του αμπελωνος, εφονευσαν Τι λοιπον θελει καμει εις αυτους ο κυριος του αμπελωνος;
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. ‹‹Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak?И, выведя его вон из виноградника, убили. Что же сделает с ними господин виноградника?

İlgili Sayfalar