bağışlar ile cümle
bağışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.Tu k tobě modlitbu vyslýchajícímu všeliké tělo přicházeti bude.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.Ty wysłuchiwasz modlitwy; przetoż do ciebie przychodzi wszelkie ciało.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.U hoort al onze gebeden en alles wat leeft, mag dan ook tot U komen.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.Unsre Missetat drückt uns hart; du wollest unsre Sünden vergeben.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.Vore Overtrædelser blev os for svare, du tilgiver dem.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.Λογοι ανομιας υπερισχυσαν κατ' εμου συ θελεις καθαρισει τας παραβασεις ημων.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.Беззакония ми надвиха; Но престъпленията ни, - Ти ще ги очистиш.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.דברי עונת גברו מני פשעינו אתה תכפרם׃
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.آثام قد قويت عليّ. معاصينا انت تكفّر عنها.
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.罪 孽 勝 了 我 . 至 於 我 們 的 過 犯 、 你 都 要 赦 免
Suçlarımızın altında ezildik, Ama sen isyanlarımızı bağışlarsın.罪孽 勝 了 我 . 至於 我 們 的 過犯 、 你 都 要 赦免
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Al terzo giorno Giuseppe disse loro: «Fate questo e avrete salva la vita; io temo Dio
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Am dritten Tage aber sprach er zu ihnen: Wollt ihr leben, so tut also; denn ich fürchte Gott.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Ao terceiro dia disse-lhes José: Fazei isso, e vivereis; porque eu temo a Deus.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.A treia zi, Iosif le -a zis: ,,Faceţi lucrul acesta, şi veţi trăi. Eu mă tem de Dumnezeu!
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.De derde dag zei Jozef tegen hen: "Ik ben een godvrezend man en daarom zal ik u een kans geven.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Harmadnap pedig monda nékik József: Ezt cselekedjétek, hogy éljetek; az Istent én is félem.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.I mówił do nich Józef dnia trzeciego: Uczyńcie tak, a żyć będziecie; boć się ja boję Boga.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.삼일만에 요셉이 그들에게 이르되 나는 하나님을 경외하노니 너희는 이같이 하여 생명을 보전하라
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Le troisième jour, Joseph leur dit: Faites ceci, et vous vivrez. Je crains Dieu!
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Men den tredje dag sa Josef til dem: Gjør som jeg nu sier, så skal I leve! Jeg frykter Gud.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Men på tredje dagen sade Josef till dem: »Om I viljen leva, så gören på detta sätt, ty jag fruktar Gud:
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Ngày thứ ba, Giô-sép nói cùng họ rằng: Ta kính sợ Ðức Chúa Trời; hãy làm như điều nầy, thì được sống.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Ngày thứ_ba , Giô-sép nói cùng họ rằng : Ta kính sợ Ðức_Chúa_Trời ; hãy làm như điều nầy , thì được sống .
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Potem jim reče Jožef tretji dan: To storite in si ohranite življenje – Boga se bojim jaz:
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Potom na tretí deň im povedal Jozef: Toto robte a žite. Ja sa bojím Boha.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Třetího pak dne řekl jim Jozef: Toto učiňte, abyste živi byli; neboť já se bojím Boha.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.y al tercer día José les dijo: --Haced esto y viviréis. Yo temo a Dios
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Και την τριτην ημεραν ειπε προς αυτους ο Ιωσηφ, τουτο καμετε και θελετε ζησει διοτι εγω φοβουμαι τον Θεον
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.А на третия ден Иосиф им рече: Това сторете и ще живеете, защото аз се боя от Бога:
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.И сказал им Иосиф в третий день: вот что сделайте, и останетесь живы, ибо я боюсь Бога:
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.ויאמר אלהם יוסף ביום השלישי זאת עשו וחיו את האלהים אני ירא׃
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.ثم قال لهم يوسف في اليوم الثالث افعلوا هذا واحيوا. انا خائف الله.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.到 了 第 三 天 、 約 瑟 對 他 們 說 、 我 是 敬 畏 神 的 、 你 們 照 我 的 話 行 、 就 可 以 存 活
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.到了 第三 天 、 約瑟 對 他 們說 、 我 是 敬畏 神 的 、 你 們照 我 的 話行 、 就 可以 存活
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Aber nach vielen Jahren bin ich gekommen und habe ein Almosen gebracht meinem Volk, und Opfer.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Ale po viac rokoch som prišiel, aby som doniesol svojmu národu almužny, milodary, a obeti,
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.A po wielu latach przyszedłem, abym przyniósł jałmużny narodowi memu i ofiary.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Čez več let pa sem prišel, da donesem miloščine narodu svojemu in daritve;
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Da nu flere år var gått, kom jeg for å føre milde gaver til mitt folk og for å ofre,
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.După o lipsă de mai mulţi ani, am venit să aduc milostenii neamului meu, şi să aduc daruri la Templu.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.여러 해 만에 내가 내 민족을 구제할 것과 제물을 가지고 와서
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Men efter flere Års Forløb er jeg kommen for at bringe Almisser til mit Folk og Ofre,
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Niin minä nyt useampien vuosien kuluttua tulin tuomaan almuja kansalleni ja toimittamaan uhreja.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Ora, dopo molti anni, sono venuto a portare elemosine al mio popolo e per offrire sacrifici
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Pasados muchos años, vine para presentar donativos y ofrendas a mi nación
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Po mnohých pak letech přišel jsem, almužny nesa národu svému a oběti.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Sok esztendõ múlva pedig eljövék, hogy az én népemnek alamizsnát hozzak és áldozatokat.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Vả , đã lâu năm nay tôi đi vắng , rồi mới về bố_thí cho bổn quốc tôi và dâng của lễ .
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Vả, đã lâu năm nay tôi đi vắng, rồi mới về bố thí cho bổn quốc tôi và dâng của lễ.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Vários anos depois vim trazer � minha nação esmolas e fazer oferendas;
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.Μετα πολλα δε ετη ηλθον δια να καμω εις το εθνος μου ελεημοσυνας και προσφορας
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.А когато ги принасях те ме намериха в храма очищен, без да има навалица или размирие;
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.По многих же лїтах прийшов я зробити милостиню народові моєму та приноси.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.После многих лет я пришел, чтобы доставить милостыню народу моему и приношения.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.ומקץ שנים רבות באתי להביא נדבות לעמי ולהקריב קרבן׃
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.وبعد سنين كثيرة جئت اصنع صدقات لامتي وقرابين.
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.過 了 幾 年 、 我 帶 著 賙 濟 本 國 的 捐 項 和 供 獻 的 物 上 去
‹‹Uzun yıllar sonra, ulusuma bağışlar getirmek ve adaklar sunmak için Yeruşalime geldim.過 了 幾年 、 我帶著賙濟 本 國 的 捐項 和 供獻 的 物 上去
Ve son olarak, bağışlarınız bu işi devam ettirebilmemiz için çok önemli.Finančná dary jsou velmi ceněné a vítané. a opravdu mi pomáhají při práci na tomto projektu.