bağışla ile cümle

bağışla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tembelliğimi bağışla.Forgive my laziness.
Onlar Kızıl Haç'a para bağışladılar.They donated money to the Red Cross.
Çocuklar Günü'nde 50'den fazla bisiklet bağışlandı.On Children's Day, more than 50 bicycles were donated.
Tanrım, onları bağışla; zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Father, forgive them; for they know not what they do.
O, müzeye sayısız parça bağışladı.She donated countless pieces to the museum.
Teslim olursanız canlarınız bağışlanacak.Your lives will be spared if you surrender.
Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla.In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful.
Bu öğleden sonra kan bağışladım.I donated blood this afternoon.
Tom'un biraz para bağışlaması için uğraşıyorum.I've been trying to get Tom to donate some money.
Seni bağışladığımı bilmeni istiyorum.I just want you to know that I forgive you.
Bizi bağışla.Forgive us.
Tom bağışlandı.Tom is forgiven.
O bütün servetini bağışladı.He gave away his whole fortune.
Tom bir şey bağışlamadı.Tom didn't give anything away.
Büyük miktarda para bağışladı.He donated a lot of money.
Paramın çoğunu bağışladım.I gave most of my money away.
Tom'u biraz para bağışlaması için ikna edebildim.I've managed to persuade Tom to donate some money.
Bağışlanabilir bir hata yaptım.I made an honest mistake.
Tom depremden hayatta kalanlara yardım etmek için Kızıl haça para bağışladı.Tom donated money to the Red Cross to help survivors of the earthquake.
Sanırım Tom'u biraz para bağışlaması için ikna ettim.I think I've persuaded Tom to donate some money.
Tom Mary'ye biraz para bağışlamak için istekli olup olmayacağını sordu.Tom asked Mary if she would be willing to donate some money.
Kesintiyi bağışlayın.Pardon the interruption.
Sen hiçbir zaman kimseye bir şey bağışlamazsın.You never donate anything to anybody.
Bu sefer seni bağışlayacağım.I'll forgive you this time.
Şimdiye kadar bağışlarda sadece 3,000 doların üzerinde aldık.We've received just over 3,000 dollars in donations so far.
Para bağışlamak istiyorsun, değil mi?You want to donate money, don't you?
Para bağışlamak istiyorsunuz, değil mi?You want to donate money, don't you?
Para bağışlamak istiyor.He wants to donate money.
O para bağışlamak istiyor.She wants to donate money.
Biz para bağışlamak istiyoruz.We want to donate money.
Onlar para bağışlamak istiyorlar.They want to donate money.
Bunu sorduğum için beni bağışla.Forgive me for asking this.
Tom bütün servetini hayır için bağışladı.Tom donated his entire fortune to charity.
Bağışlar isteğe bağlıdır.Donations are voluntary.
Bill Gates parasının hepsini bağışladıysa nasıl dünyanın en zengin adamı olabilir?How can Bill Gates be the the world's richest man if he gave away all of his money?
Ben tüm paramı bağışladım.I gave all my money away.
Tom müzeye üç tablo bağışladı.Tom donated three paintings to the museum.
Tom bize çok para bağışladı.Tom donated a lot of money to us.
Tom bana Mary'yi biraz para bağışlaması için ikna etmenin kolay olacağını söyledi.Tom told me it would be easy to persuade Mary to donate some money.
Bizi bağışlar mısınız?Would you excuse us?
Tom müzeye bir sürü para bağışladı.Tom contributed a lot of money to the museum.
Tom bütün parasını bağışladı.Tom gave away all his money.
İsimsiz bir hayırsever bir hayvan barınağı için birkaç yüz bin dolar bağışladı.An anonymous benefactor bequeathed several hundred thousand dollars to an animal shelter.
Tom cesedini tıp bilimine bağışlamaya karar verdi.Tom's decided to donate his body to medical science.
Tom çok para bağışladı.Tom kicked in a lot of money.
Beni bir saniye için bağışla.Excuse me for a second.
İtiraf edilen bir günah yarı yarıya bağışlanır.A sin confessed is half forgiven.
Yaptığım bağışlanamaz.What I've done is unforgivable.
Bağışlanamaz bir şey yaptım.I've done something unforgivable.
Tom'un bağışlayıcı bir doğası var.Tom has a forgiving nature.
Tom Kızıl Haç'a anonim olarak büyük miktarda para bağışladı.Tom anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Tom biraz para bağışlamak için istekli olabilir.Tom might be willing to donate some money.
Tom sana nasıl bu kadar çok para bağışlattı?How did Tom get you to donate so much money?
Biraz para bağışlaması için Tom'u ikna edebileceğimden eminim.I'm sure I can persuade Tom to donate some money.
Organ bağışları hayatlar kurtarır.Organ donations save lives.
Bu beni bağışladığın anlamına mı geliyor?Does that mean that you forgive me?
Onu bağışladım.I forgave him.
Tom'u bağışladık.We forgave Tom.
Tom Mary'yi biraz para bağışlamaya ikna etti.Tom talked Mary into donating some money.
Sana yapılan şey yaptığını bağışlamaz.What was done to you doesn't excuse what you did.

İlgili Sayfalar