bıraktım ile cümle

bıraktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.And I failed them dramatically, because I allowed it to go on and on and on.
Ve sonra "Neden ben?" sorusunu sormayı bıraktım.And then I stopped asking, "Why me?"
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.And then I left gaps so you could see the one that was done before.
Ve formülü bir kenara bıraktım.And I've put the formula up there.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.I stopped giving it so much authority.
Sonra konusmayi biraktim.The epileptic seizure made me decide faster.
Bundan yaklaşık 9 ay önce bir oyun için bıraktım.I grew my mustache for a play 9 months back.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.And so I pulled back out of the research and thought, I need to figure out what this is.
Babamı tanıyanlara mesaj bıraktım. Bu yüzden açmalıyım.I left messages with my father's acquaintances so I have to take it.
Seni, eğlence evinde bıraktımI left you by the house of fun
Ama benim istediğim buydu onun için ben de okulu bıraktım.But it's what I wanted, and as soon as I left school,
Ve bıraktım.And I quit.
Böylece tam anlamıyla bilim yapmaya geri dönmeye karar verdim ve iletişimi başkalarına bıraktım.So I decided to go back to strictly doing science and leave the communication to others.
Nefesini hissettim onu bıraktım !I felt the breath leave him!
Bu dünyayı birazcık daha iyi bıraktım çünkü sadece ...Left this world a little better just because...
Bilerek arada boşluk bıraktım.I wrote it with space for a reason.
Yıllarımı sanat için harcadıktan sonra, sanat okulunu bıraktım ve ardından da sanatı.And after spending all my life wanting to do art, I left art school, and then I left art completely.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.So I let them go after the stubbornness of their hearts, that they might walk in their own counsels.
Erastus, Korintte kaldı. Trofimosu da Milette hasta bıraktım.Erastus remained at Corinth, but I left Trophimus at Miletus sick.
Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki, gözümün önünde yetiştirilesin."We bestowed Our love on you that you may be reared under Our eyes.
Projeyi çeşitli nedenlerle bıraktım.I left the project for various reasons.
Yazmayı imkansız kılan şeyin bu koşullar olduğunu belirtir: "Sadece bıraktım.She stated it was these circumstances that made it impossible to write: "I just quit.
Bira içmeyi bıraktım.Ich habe aufgehört, Bier zu trinken.
Kameramı rehin bıraktım.Ich habe die Kamera verpfändet.
Sigarayı ve içkiyi bıraktım.Ich rauche und trinke nicht mehr.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Danach lässt man das Gläschen langsam aufgleiten.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.On y travaille aussi le verre en table.
Onlarla birlikte çalışmayı bıraktım, çünkü ilerleme kaydetmediler."Ça n’était pas facile parce que je n’avais pas fait la préparation avec elles ».
1969 "Sana Bıraktım Onu" - Yorumcu: Rana Alagöz.1963 : La Corde pour le pendre, coll.
Anahtarlarımı masanın üstüne bıraktım. Onları bana getirir misin?Dejé mis llaves sobre la mesa. ¿Me las puedes traer?
Saatimi evde bıraktım.Me he dejado el reloj en casa.
Bira içmeyi bıraktım.He dejado de beber cerveza.
Anahtarımı odamda bıraktım.Olvidé la llave en la habitación.
Sigarayı ve içkiyi bıraktım.He dejado de fumar y de beber.
Sigarayı bıraktım ve yeni bir insan gibi hissediyorum.He dejado de fumar y me siento como nuevo.
İlk ve son defa sigarayı bıraktım.He dejado de fumar de una vez por todas.
Anahtarlarımı arabada bıraktım!¡Dejé mis llaves en el coche!
Kitaplarımdan birini okulda bıraktım.Dejé uno de mis libros en la escuela.
Size bir not bıraktım.Os he dejado una nota.
Anahtarlarımı masada bıraktım.Dejé mis llaves encima de la mesa.
Her şeyi geride bıraktım.Dejé todo atrás.
Şemsiyemi otobüste bıraktım.Me dejé el paraguas en el autobús.
Anahtarı resepsiyon masasında bıraktım.Dejé la llave en el mostrador de recepción.
Anahtarlarımı burada mı bıraktım?¿Me he dejado aquí las llaves?
Ben sadece onlara bir mesaj bıraktım.Solo les dejé un mensaje.
Ben kapının altına bir not bıraktım.Dejé una nota debajo de la puerta.
'Baba ben futbolu bıraktım' dedi.«Casi dejo el fútbol».
Ben de 'Yapamam, edemem.' dediğim şeyleri bir kenara bıraktım, 'Yapacaksın, yapmalısın.Él no me dijo una vez lo que hice, por qué lo hiciste, o algo que no hice, ¿por qué lo dejaste?»
Ben pasaportumu bir yere bıraktım.Ho lasciato il passaporto da qualche parte.
Ben zaten bir mesaj bıraktım.Ho già lasciato un messaggio.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Il logo viene citato sistematicamente sul bicchiere.
Babamı, daha yeni, havalimanına bıraktım.Я только что отвез отца в аэропорт.
Babamı daha şimdi havalimanına bıraktım.Я только что отвез отца в аэропорт.
Onlarla birlikte çalışmayı bıraktım, çünkü ilerleme kaydetmediler."Меня же никто не снимал с работы, я сам ушёл, потому что не мог с ними справиться».
'Baba ben futbolu bıraktım' dedi.«Бог дал мне мой футбольный талант.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Coloca-se uma caneca vazia de cabeça para baixo em cima da taça.
Bira içmeyi bıraktım.Eu parei de beber cerveja.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Hij zet schone glaasjes terug op tafel.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Fyllning strös på degen.
"Tuncay Güney: James Bond'u bile gölgede bıraktım".Kai Martin och Stick! har besjungit "Johanna i Brunnsparken".

İlgili Sayfalar