bıraktım ile cümle

bıraktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.מזועזעת, השארתי את ספריי על המדרגות ומיהרתי הביתה, ושם זה הופיע שוב.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.مرتعشةً، تركت كتبي على السلالم وأسرعت إلى المنزل، وهناك تكرّر الأمر مجدّدا.
Sarsılmış bir şekilde, kitaplarımı merdivenlerde bıraktım ve aceleyle eve gittim ve yine oradaydı.すると又 「彼女はドアを開けている」 と聞こえたのです
- Sen de mi atletsin? - Zamanında bıraktım.- Είσαι αθλητής ; - Τα παράτησα εγκαίρως.
Seni, eğlence evinde bıraktımTe dejé en la casa de la risa.
Seni, eğlence evinde bıraktımTi ho lasciato nei pressi del luna park.
Seni, eğlence evinde bıraktımZostawiłam cię przy beczce śmiechu
Seni, eğlence evinde bıraktımВ доме утех тебя сама оставила
Seni mirasımdan mahrum bıraktım diye... ...prensesi göndermek için elinden geleni ardına koymadın.Megpróbáltad elküldeni a hercegnőt az országból az örökséged védelme érdekében.
Seni mirasımdan mahrum bıraktım diye... ...prensesi göndermek için elinden geleni ardına koymadın.Επειδή σου αφαίρεσα την κληρονομιά σου. Προσπάθησες να εμποδίσεις την πριγκίπισσα να έρθει εδώ.
Seni mirasımdan mahrum bıraktım diye... ...prensesi göndermek için elinden geleni ardına koymadın.انت شخص اراد ان يرسل الاميرة الى الخارج ليحافظ على ميراته
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Ik laat Jim beslissen op welke manier het later rond te laten gaan.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Îl voi lăsa pe Jim să decidă modalitatea de a trimite în cele din urmă.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Je vais laisser Jim décider où l'envoyer ensuite. OK
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Adesso lascierò decidere a Jim la direzione che dovrà prendere.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Dejaré que Jim decida cómo enviarlas después.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Ich lasse Jim entscheiden, in welche Richtung es anschließend geschickt wird.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Jim zadecyduje, w którą stronę go posłać.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.짐에게 어떤 방식으로 노트북을 보낼지 결정하도록 해야겠네요.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Saya akan membiarkan Jim memutuskan hendak mengedarkan ke arah mana.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Tôi đưa nó cho Jim, để anh ấy chuyển tiếp cho quí vị sau.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.אני אתן לג'ים להחליט לאן להעביר אותו אחר כך. אוקיי.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.سأترك جيم يقرر بأي طريق يرسلها قُدُمًا. حسنًا.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.(笑)この7ヶ国を見てください
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Θα αφήσω το Jim να αποφασίσει που θα το στείλει μετά.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Пусть Джим решает, куда передать модель дальше.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Ще оставя на Джим да реши накъде да го прати след това.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.2カ月後に戻ってみると
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Also ließ ich sie damit allein.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Así que los dejé con eso.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.A tak som ich tam nechal samé.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Então deixei-as com aquilo.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Ik liet ze dus bezig zijn.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Joten jätin heidät itsekseen.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.그러곤 컴퓨터를 두고 전 떠났죠.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Li lasciai soli col computer.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Nên tôi bỏ chúng lại với nó.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Og så efterlod jeg dem.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Så jag lämnade dem med det.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Saya tinggalkan mereka dengan komputer itu.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Și i-am lăsat cu ele.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Takže jsem je s tím nechal.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Tehát otthagytam őket.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Zostawiłem ich z tym.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.Τα άφησα λοιπόν μ' αυτό.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.И аз ги оставих.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.И вот я их оставил.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.І з цим я їх полишив.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.ואז השארתי אותם לבד.
Sonuçta onları orda yalnız bıraktım.وتركتهم معها.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.Así que dejé de dar la Conferencia.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.Ik stopte met mijn lezing.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.Jadi saya akan menghentikan kuliah ini.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.전 강의는 집어치우고
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.M-am oprit din prezentare.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım. Onların tek yapmak istediği soru sormaktı.Przerwałem swój wykład, bo dzieci chciały jedynie zadawać pytania.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.Εντάξει; Έτσι σταμάτησα να κάνω την διάλεξη.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.Я прервал лекцию.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.אוקיי? אז הפסקתי את ההרצאה.
Tamam. Ders vermeyi bıraktım.حسنا؟ لذا توقفت عن إعطاء المحاضرة.

İlgili Sayfalar