bıraktım ile cümle

bıraktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Ich hörte auf, ihm so viel Macht zu geben.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Ik hield op er zoveel belang aan te hechten.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Jag slutade ge det så mycket auktoritet.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.J'ai arrêté de lui donner autant d'autorité.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.저는 자신에게 그렇게도 많은 권위를 주는것을 멈추었습니다.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Nem adtam neki többé akkora hatáskört, hatalmat.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Přestala jsem mu nechávat tolik moci.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Przestałam mu nadawać taką wagę.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Tôi không để nó tác động quá nhiều đến mình nữa.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Σταμάτησα να του δίνω τόση εξουσία.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Спрях да му давам толкова власт.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Я перестала придавати йому таке значення.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Я перестала придавать ему такое значение.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.הפסקתי להעניק לו סמכות גדולה כל כך.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.توقفت عن اعطاءها كل هذه السلطة.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.すべきことはさせました
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.我不在給我的自我很多權力。
Onları bilerek evde bıraktım.I-am lasat anumit acasa singuri.
Onları bilerek evde bıraktım.Ich hab die beiden mit absicht alleine zuhause gelassen.
Onları bilerek evde bıraktım.Ik heb die twee expres thuis gelaten.
Onları bilerek evde bıraktım.Jag lämnade dom två ensam avsiktligt.
Onları bilerek evde bıraktım.Je les ai laissés tous les deux à la maison exprès.
Onları bilerek evde bıraktım.Li ho lasciati soli di proposito.
Onları bilerek evde bıraktım.Nechala jsem je tam doma úmyslně.
Onları bilerek evde bıraktım.Nechala som ich samých naschvál.
Onları bilerek evde bıraktım.Tôi để hai đứa nó ở nhà là có mục đích
Onları bilerek evde bıraktım.Zostawiłam ich samych specjalnie.
Onları bilerek evde bıraktım.Τους άφησα μόνους τους επίτηδες.
Onları bilerek evde bıraktım.Оставих двата дома с цел.
Onları bilerek evde bıraktım.Я оставила их наедине специально.
Onları bilerek evde bıraktım..השארתי את שניהם לבד בכוונה
Onları bilerek evde bıraktım.غادرتُ المنزل لهذا الغرض
Onları bilerek evde bıraktım.二人の雰囲気が すごく悪かったから
Onun ciğerlerini görünce... ..sigara içmeyi bıraktım.Ύστερα μπορείς να πηγαίνεις. "νοιξες το κρασί;
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.2杯のビールは 彼には4杯分ってことよ」 「そこへ割り込んで行くわけにも いかないし
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.제가 그 때 속으로 생각했던게 "다른 사람들은 키가 6피트고 내 아들은 3피트이니 다른 사람들에게는 맥주가 두 잔이면 클린턴에겐 네 잔이겠네." 였어요.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."E pensai, sono alti 1,80 m, lui è alto 1 metro. Due birre per loro equivalgono a quattro birre per lui."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Myślę sobie, oni mają 180 cm wzrostu, on 90. Ich dwa piwa to dla niego jak cztery.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Pomyslela som si, oni majú 180 cm, on má 90 cm. Dve pivá su pre neho ako štyri pre nich."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.Ze zei: "Ik zag zijn herkenbare wagen op de parkeerplaats van een café staan."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.Zice: "Știam că nu pot intra să-l întrerup, dar m-am dus acasă și i-am lăsat opt mesaje pe telefonul mobil."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Я подумала: зріст його друзів — 6 футів, а його — три. Два пива для них — то як чотири пива для нього".
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Я подумала, рост его друзей — 182 см, а его — 91. Две бутылки пива для них — это четыре для него.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."וחשבתי לעצמי, הם בגובה 2 מטר, הוא בגובה מטר. שתי בירות בשבילם הם כמו 4 בירות בשבילו."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."وقد اعتقدتُ، أن طول الأشخاص هناك 6 أقدام، وهو 3 أقدام. كأسا جعة بالنسبة لهم هي أربعة بالنسبة له."
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Am lăsat spații ca să se poată vedea cea făcută înainte.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Aztán réseket hagytam, így vált láthatóvá, amelyik előtte készült.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.E depois deixei hiatos para que se pudesse ver a que foi feita primeiro.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Et puis j'ai laissé des espaces pour qu'on puisse voir celle qui avait été faite avant.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Ho lasciato poi degli spazi in modo da poter vedere quella che era stata realizzata prima.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.그리고 나선 여백을 좀 뒀죠. 이전에 작품들에서 여백을 확인할 수 있을거에요.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Pozostawiłem przerwy, by móc zobaczyć tę, która powstała najpierw.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Toen liet ik stukken open zodat je degene kon zien die er al stond.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Und dann lies ich Lücken, damit man das zuerst gemachte sehen kann.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Và rồi tôi để chừa các chỗ trống để anh có thể thấy cái nào được vẽ trước.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Y dejé espacios para poder ver la que fue hecha antes
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Και μετά, άφησα κενά ώστε να μπορείς να δεις εκείνο που έγινε πριν.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.А после я оставил промежуток, поэтому можно увидеть тот, что был сделан первым.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.Оставих малко пролуки, за да може да се вижда тази, която стана първа.
Özellikle boşluklar bıraktım ki , birinin daha önce yapıldığı belli olsun.ואז השארתי רווחים כך שתוכלו לראות את זה שנעשה קודם.

İlgili Sayfalar