bıraktı ile cümle

bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Leyla, kocasını soğuk havada dışarıda bıraktı.Layla left her husband out in the cold.
Fadıl ilacını almayı bıraktı.Fadil stopped taking his medication.
Fadıl bütün o şeyleri yapmayı bıraktı.Fadil stopped doing all that stuff.
Fadıl, Leyla'yı evde bıraktı.Fadil left Layla in the house.
Tom fen bilgisi ders kitabını evde bıraktı.Tom left his science textbook at home.
Tom çaldığı takıyı rehin bıraktı.Tom pawned the jewelry he had stolen.
Sami kişisel eşyalarını Kahire'deki bir eve bıraktı.Sami abandoned his personal possessions in a Cairo apartment.
Senin flaş belleğini evde bıraktım.I left your flash drive at home.
Tom çocuklarını yalnız bıraktığı için Mary'ye kızgındı.Tom was angry at Mary for leaving their children unattended.
Tom odaya girdiğinde, Mary konuşmayı bıraktı.When Tom entered the room, Mary stopped talking.
Tom arkasında bir dul ve beş çocuk bıraktı.Tom left behind a widow and five children.
Çığlık atmayı bıraktım.I stopped screaming.
Ben sakal bıraktım.I've grown a beard.
Sen beni bıraktın.You walked out on me.
Hırsızlar müzenin içindeki Kapalı Devre kameralarını devre dışı bıraktı.The thieves disabled the CCTV cameras inside the museum.
Tom telefonunu Mary'nin arabasında bıraktı.Tom left his phone in Mary's car.
Tom Mary için birçok sesli mesaj bıraktı.Tom left many voice messages for Mary.
Bisikletimi nereye bıraktığımı hatırlayamıyorum.I can't remember where I left my bike.
Ailesi için kariyerini bıraktı.He gave up his career for his family.
Tom'un o kadar dikkati dağılmış ki fotoğraf makinesini otobüste bıraktı.Tom was so distracted that he left his camera on the bus.
Tom oğlunu okula bıraktı.Tom dropped his son off at school.
Bebek ağlamayı bıraktı.The baby has stopped crying.
Bebek nihayet ağlamayı bıraktı.The baby has finally stopped crying.
Mezun olabilmeniz için bu şartları bıraktık.We waived those requirements so you can graduate.
Tom'a bir mesaj bıraktım.I left Tom a message.
Radyoyu açık bıraktım.I left the radio on.
Gözlüklerini bıraktın.You dropped your glasses.
Leyla, kızını okula bıraktı.Layla dropped her daughter at school.
Leyla, anahtarlarını ve telefonunu arabasında bıraktı.Layla left her keys and phone in her car.
Leyla, Sami'yi canlı bıraktı.Layla left Sami alive.
Leyla, Sami'yi hayatta bıraktı.Layla left Sami alive.
Leyla silahını bıraktı.Layla dropped her weapon.
Gördüğüm şey beni dilsiz bıraktı.What I saw left me speechless.
Şemsiyemi sizin evinizde mi bıraktım?Did I leave my umbrella at your house?
Normanlar asıl dillerini bıraktılar.The Normans abandoned their original language.
Tom'un neden okula gitmeyi bıraktığını bilmek ister misin?Do you want to know why Tom quit going to school?
Sami cüzdanını evde bıraktı.Sami left his wallet at home.
Leyla çantasını evde bıraktı.Layla left her purse at home.
Seni hapisten ne zaman serbest bıraktılar?When did they let you out of prison?
Hiç o konuda düşünmeyi bıraktın mı?Did you ever stop to think of that?
Kemoterapi, Leyla'yı neredeyse sağır bıraktı.The chemotherapy left Layla almost deaf.
Mary çantasını evde bıraktı.Mary left her purse at home.
Tom sonunda onu yapmayı bıraktı.Tom has finally stopped doing that.
Sami çocuklarını okula bıraktı.Sami dropped off his kids at school.
Sami okulu bıraktı.Sami dropped out of school.
Sami, Leyla'yı vurdu ve onu çıplak halde bodrumda bıraktı.Sami shot Layla and left her naked in the basement.
Tom köpeğini Mary ile bıraktı.Tom left his dog with Mary.
Tom neden onu yapmayı bıraktı?Why did Tom stop doing that?
Leyla yürümeyi bıraktı.Layla stopped walking.
Tom'a ipi bırakmamasını söyledim ama bıraktı.I told Tom not to let go of the rope, but he did.
Tom artık ipi tutamadığını bağırdı ve sonra bıraktı.Tom yelled that he couldn't hold onto the rope any longer, and then he let go.
Tom çocuklarını arabayla okula bıraktı.Tom drove his children to school.
Tom çocuklarını okula bıraktı.Tom dropped his kids off at school.
Tom, işe giderken çocuklarını okulda bıraktı.Tom dropped his kids off at school on his way to work.
Sami gözlüklerini arabada bıraktı.Sami left his glasses in the car.
Sami bütün varlıklarını geride bıraktı.Sami left all of his possessions behind.
Yangın, onu tamamen iyileşmesi aylar süren üçüncü derece yanık ile bıraktı.The fire left her with a third-degree burn which took months to fully heal.
O, oğluna bir miras bıraktı.He bequeathed his son a fortune.
Tom önemli bir ayrıntıyı bıraktı.Tom left out an important detail.
Tom da ben de yemeyi bıraktık.Tom and I both stopped eating.

İlgili Sayfalar