bırakmayın ile cümle
bırakmayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Şansa bırakmayın.Don't take chances.
Kapıyı açık bırakmayın.Don't leave the door open.
Lütfen kapıyı açık bırakmayın.Would you please not leave the door open?
Yağmura maruz bırakmayın.Don't expose it to the rain.
Bitkiyi doğrudan güneş ışığına maruz bırakmayın.Don't expose the plant to direct sunlight.
Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.Don't expose your skin to the sun for too long.
Köpeği bütün gün bırakmayın.Don't leave your dog in all day.
Lütfen geride hiçbir şey bırakmayın.Please leave nothing behind.
Beni arkada bırakmayın!Don't leave me behind!
Beni dışarıda bırakmayın.Don't bar me out.
Eşyalarınızı geride bırakmayın.Don't leave your things behind.
Fotoğrafları güneşe maruz bırakmayın.Don't expose photos to the sun.
Suyu açık bırakmayın.Don't leave the water running.
Pencereleri açık bırakmayın.Don't leave the windows open.
Lütfen değerli şeyleri burada bırakmayın.Please don't leave valuable things here.
Odadan ayrıldığınızda ışıkları açık bırakmayın.Do not leave the lights on when you leave the room.
İşlerinizi yarım yapılmış bırakmayın.Don't leave things half done.
Banyoyu böyle bir karmaşa içinde bırakmayın.Don't leave the bathroom in such a mess.
Hizmeti beğenmezseniz bahşiş bırakmayın.If you don't like the service, don't leave a tip.
O köpeği serbest bırakmayın.Don't release that dog.
Lütfen bagajınızı gözetimsiz bırakmayın.Please do not leave your luggage unattended.
Kapıları açık bırakmayın.Don't leave the doors open.
Kanıt bırakmayın.Don't leave evidence.
Onu yağmura maruz bırakmayın!Don't expose him to the rain!
Girişi korunmasız bırakmayın.Don't leave the entrance unprotected.
Onları yalnız bırakmayın.Don't leave them alone.
Toplantı odasında herhangi bir bilgisayar bırakmayın.Don't leave any computer in the meeting room.
Bizi bırakmayın.Don't leave us.
Beni bırakmayın.Don't let go of me.
Beni yalnız bırakmayın.Don't leave me alone.
O tutukluyu serbest bırakmayın.Don't release that prisoner.
Dil önemli bir konudur, bu nedenle dilbilimcilere bırakmayın.Language is an important matter, so don't leave it to the linguists.
Ellerinizi pencerenin dışında bırakmayın.Don't leave your hands outside the window.
Lütfen Facebook'unuzu açık bırakmayın.Please don't leave your Facebook open.
Lütfen bizi burada bırakmayın.Please don't leave us here.
Bizi kaderimizle baş başa bırakmayın.Don't leave us to our fate.
Onları asla yalnız bırakmayın.Don't ever leave them alone.
Belgeleri bırakmayın!Don't leave the papers!
Değerli öğeleri araçta bırakmayın.Do not leave valuable items in the vehicle.
Değerli eşyaları bir arabada bırakmayın.Don't leave valuable items in a car.
Değerli eşyaları arabada bırakmayın.Don't leave valuable items in the car.
Arabanızda değerli eşya bırakmayın.Don't leave valuables in your car.
Aracınızda değerli eşyalarınızı bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayınız.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Plajda eşyalarınızı gözetimsiz bırakmayın.Don't leave your belongings unattended at the beach.
Lütfen bunu orada bırakmayın.Please don't leave it there.
Onu planların dışında bırakmayın.Don't leave her out of the plans.
Beni burada yalnız bırakmayın.Don't leave me alone here.
Çoraplarınızı kanepenin altında bırakmayın.Don't leave your socks under the couch.
Beni geride bırakmayın.Don't leave me behind.
Lütfen pencereleri açık bırakmayın.Please don't leave the windows open.
Lütfen beni Tom'la yalnız bırakmayın.Please don't leave me alone with Tom.
Şöyle dediler: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın.They said: Be not in awe.
P250 Öğütme/şok/.../sürtünmeye maruz bırakmayın.P250: Do not subject to grinding/shock/…/friction.
Tek bir şey bırakmayın, hepsini toplayın.You can't even leave one, take off every single one. Gosh.
Bu yüzden hiç bir zaman bebeğinizi başıboş bırakmayın.large pieces can break off and the baby can choke, so you never want to leave a baby unattended.
Bu nedenle, bu savaşı sadece doktorlara ve hemşirelere bırakmayın. hepimizin destek olması gerekli.So just don't leave it to the specialists and doctors and nurses. We all need to help.
En ufak nokta bile bırakmayın.Let's hurry.
Kortizolünüzü düşürün. Durumu, "oh, onlara kim olduğumu gösteremedim" şeklinde bırakmayın.Don't leave that situation feeling like, oh, I didn't show them who I am.