bırakmayı ile cümle
bırakmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.الحقيقة انكم لا تودون تركها ان اردتم ان يكون لكم مسيرة في العطارة.
En ufak nokta bile bırakmayın.Dépêchons.
En ufak nokta bile bırakmayın.Siessünk.
En ufak nokta bile bırakmayın.Απαλλαγείτε από κάθε στίγματα.
En ufak nokta bile bırakmayın.تخلصوا من جميع البقع
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Älä jätä pesukonetta tai astianpesukonetta päälle, kun lähdet kotoa.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Lämna inte tvättmaskinen eller diskmaskinen på när du går hemifrån.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Ne laissez pas le lave-vaisselle ou le lave-linge allumé lorsque vous sortez.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.No deje la lavadora ni el lavavajillas en marcha cuando salga de casa.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Уходя из дома, не оставляйте стиральную или посудомоечную машину включённой.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.لا تترك الغسالة أو آلة غسل الآنية وهي تعمل، عندما تخرج من البيت.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.应关闭洗衣机或洗碗机。 定时检查水管是否漏水,电器中是否有水流出地板。
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Chápu to.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Das verstehe ich.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Dat snap ik.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Det forstår jeg.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Eu percebo isso.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Jag kan förstå det.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Kami mengusulkan untuk mengabaikan jutaan anak, dan beginilah caranya.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Lo entiendo.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Me ne rendo conto.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Tôi có thể thấy điều đó.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.To mi je jasno.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Το καταλαβαίνω.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Это я понимаю.
Evet, milyonlarca çocuğu geride bırakmayı düşünüyoruz, yasa bu şekilde işleyecek ve çok güzel işe yarıyor.Я вже це уявляю.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Aber ernsthaft -- oft denkt man darüber nach loszulassen, lange bevor der Körper es tut.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Ale opravdu -- často přemýšlíte, že to vzdáte dávno předtím, než to vzdá vaše tělo.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Ale vskutku -- často premýšlate, že to vzdáte dávno predtým, než to vzdá vaše telo.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Dar de fapt, te gandesti sa iti dai drumul cu mult inainte ca organismul sa iti cedeze.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.하지만 분명히 여러분은 종종 포기할 생각을 합니다. 여러분의 몸이 포기하기 이전에 말입니다.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Mais vraiment, honnêtement - vous pensez souvent à lâcher bien avant que votre corps ne le fasse.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Mas, a sério, na verdade muitas vezes pensamos em nos largar muito antes de o nosso corpo o fazer.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Namun sebenarnya, sesungguhnya -- Anda sering berpikir untuk melepaskan jauh sebelum tubuh Anda tidak sanggup.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Nhưng thưc sự, thực tế là -- thường thì bạn sẽ nghĩ đến việc từ bỏ trước khi cả cơ thể bạn làm điều đó.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Pero en realidad con frecuencia piensas en soltarte mucho antes de que tu cuerpo lo haga.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Spesso si pensa di mollare prima che lo faccia il corpo.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Tak naprawdę -- często myślisz o odpuszczeniu dużo wcześniej niż Twoje ciało.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Toda resno, večkrat se želite vdati, preden se vda vaše telo.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Όμως αλήθεια, πραγματικά -- συχνά σκέφτεστε να τα παρατήσετε πολύ πριν το κάνει αυτό το σώμα σας.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Але насправді досить часто наш дух здається набагато раніше, ніж наше тіло.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Но в действителност, наистина -- често си мислите да се откажете, доста преди тялото ви да го направи.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Но на самом деле, довольно часто наш дух сдаётся гораздо раньше, чем это делает наше тело.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.אבל ברצינות -- לעיתים קרובות אתם חושבים להרפות את אחיזתכם הרבה לפני שגופכם דורש זאת.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.لكن حقيقة، صحيحة-- دائماً تفكّر في الإستسلام قبل أن يفعل جسمك ذلك.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.先に諦めて手を放そうと考えだします だから、放さなければ、
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Anche in Inghilterra. Non lasciamo la riproduzione alla Regina.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Até na Inglaterra, não deixamos a reprodução para a Rainha.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Bahkan di Inggris, kita tidak menyerahkan reproduksi ke sang ratu.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Dokonca ani my v Anglicku nenechávame rozmnožovanie na kráľovnú.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Incluso en Inglaterra, no le dejamos la reproducción a la reina.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.영국에서 조차 우린 여왕님께 번식을 맡기지는 않습니다.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Még Angliában sem szeretnénk a szaporodást a királynőre hagyni.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Même en Angleterre, nous ne laissons pas la reproduction à la reine.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Nawet w Anglii nie zostawiamy tego królowej.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Nici măcar în Anglia nu lăsăm în seama reginei reproducerea.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Selv i England overlader vi ikke reproduktionen til dronningen.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.(Smích)
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Sogar in England überlassen wir die Fortpflanzung nicht der Königin.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Thậm chí ở Anh, chúng ta cũng không giao phó hết việc sinh sản cho Nữ hoàng.