Doktor ona çok fazla çalışmayı bırakmasını önerdi.The doctor advised him to stop working too much.
Doktor sigarayı bırakmasını önerdi.The doctor suggested that he give up smoking.
Doktor sigarayı ve içkiyi bırakmasını söyledi.The doctor told him to give up smoking and drinking.
Doktor ona sigarayı bırakmasını önerdi.The doctor suggested that he should give up smoking.
Doktor babama sigarayı bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised my father to stop smoking.
Doktor, babama sigarayı bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised my father to give up smoking.
Doktor, Bay Smith'e sigara içmeyi bırakmasını söyledi.The doctor told Mr Smith to give up smoking.
Ona sigarayı bırakmasını tavsiye ettim ama o beni dinlemedi.I advised him to give up smoking, but he would not listen to me.
Yoko'nun sigarayı bırakmasını umuyordum.I expected Yoko to give up smoking.
Doktoru ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.His doctor advised him to give up smoking.
Onun gitmesini ve kendisini huzur içinde bırakmasını istiyor.He wants her to go away and leave him in peace.
Karısı ve çocukları onun sigarayı bırakmasını istedikleri için o sigarayı bıraktı.He stopped smoking because his wife and children asked him to.
O, ona içki içmeyi bırakmasını tavsiye etti.He advised her to stop drinking.
Doktor ona içmeyi bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised him to cut back on drinking.
Polis şüphelinin silahını bırakmasını emretti.The police ordered the suspect to drop his gun.
O ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.She advised him to give up smoking.
O içmeyi bırakmasını tavsiye etti.She advised him to stop drinking.
Çok fazla çalışmayı bırakmasını tavsiye etti.She advised him to stop working so much.
Doktor Tom'a içkiyi bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised Tom to stop drinking.
Tom Mary'nin onu yalnız bırakmasını istedi.Tom wanted Mary to leave him alone.
Tom Mary'ye kullanmayı bitirdiğinde çekici alet çantasına geri bırakmasını söyledi.Tom told Mary to put the hammer back into the toolbox when she was finished using it.
Tom Mary'den sigarayı bırakmasını rica etti.Tom asked Mary to quit smoking.
Doktor Bay Smith'e sigarayı bırakmasını söyledi.The doctor told Mr. Smith to give up smoking.
O onlara tutukluyu serbest bırakmasını emretti..He ordered them to release the prisoner.
Tom'a aylak aylak dolaşmayı bırakmasını söyle.Tell Tom to stop fooling around.
Sadece Tom'un beni yalnız bırakmasını istiyorum.I just want Tom to leave me alone.
Siz ikinizin tartışmayı bırakmasını istiyorum.I want the two of you to quit arguing.
Tom'a beni yalnız bırakmasını söyle.Tell Tom to leave me alone.
Sadece Tom'a beni yalnız bırakmasını söyle.Just tell Tom to leave me alone.
Az önce Tom'a Mary'yi yalnız bırakmasını söyledim.I just told Tom to leave Mary alone.
Tom'un bizi izlemeyi bırakmasını istedim.I asked Tom to stop following us.
Tom'un bırakmasını isteyemem.I can't ask Tom to quit.
Ona bırakmasını söyledim ama o yine de bunu yaptı.I told him to stop, but he did it anyway.
Tom'dan beni tren istasyonuna bırakmasını istedim.I asked Tom to drive me to the train station.
Onun uyuşturucu kullanmayı bırakmasını rica ettim.I begged him to stop using drugs.
Tom Mary'nin pencereleri açık bırakmasını istedi.Tom asked Mary to leave the windows open.
Tom Mary'nin kapıyı kapalı bırakmasını istedi.Tom asked Mary to leave the door shut.
Tom Mary'ye içmeyi bırakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to stop drinking.
Tom'un karısı ondan işini bırakmasını istedi.Tom's wife asked him to quit his job.
Mary kocasından Tom'unki gibi bıyık bırakmasını istedi.Mary asked her husband to grow a mustache like Tom's.
Tom'un doktoru ona içki içmeyi bırakmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to give up drinking.
Tom'un duvara vurmasını bırakmasını istedim.I asked Tom to stop pounding on the wall.
Tom'a köpeği bırakmasını söyle.Tell Tom to let the dog out.
Tom'a beni yalnız bırakmasını söyledim.I told Tom to leave me alone.
Tom'a seni yalnız bırakmasını söylemen gerektiğini düşünüyorum.I think you need to tell Tom to leave you alone.
Onun bunu yapmayı bırakmasını istememize rağmen Tom onu yapmaya devam etti.Tom went on doing that even though we asked him to stop doing it.
Tom Mary'nin işini bırakmasını söyledi.Tom asked Mary to quit her job.
Tom Mary'nin çalışmayı bırakmasını istedi.Tom asked Mary to stop working.
Tom Mary'nin o kadar çok TV izlemeyi bırakmasını istiyor.Tom wants Mary to quit watching so much TV.
Onlara beni yalnız bırakmasını söyledim.I told them to leave me alone.
Ona beni yalnız bırakmasını söyledim.I told him to leave me alone.
Ona beni yalnız bırakmasını söyle.Tell him to leave me alone.
Ona yalnız bırakmasını söyledim.I said leave her alone.
Ondan bırakmasını isteyemem.I can't ask him to quit.
Tom'dan bunu yapmayı bırakmasını istedin mi?Did you ever ask Tom to stop doing that?
Polis suçlunun silahını bırakmasını istedi.The police asked the criminal to give up his gun.
Tom Meryem'e beni yalnız bırakmasını söyledi.Tom told Mary to leave me alone.
Tom Meryem'e kendisini yalnız bırakmasını söyledi.Tom told Mary to leave him alone.
Tom annesinin onu yalnız bırakmasını istedi.Tom wanted his mother to leave him alone.
Tom'un doktoru ona sigarayı bırakmasını söyledi.Tom's doctor told him to give up smoking.