bırakması ile cümle
bırakması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Doktor sigarayı bırakması için onu ikna etti.The doctor persuaded him to give up smoking.
Doktor ona çok fazla çalışmayı bırakmasını önerdi.The doctor advised him to stop working too much.
Doktor sigarayı bırakmasını önerdi.The doctor suggested that he give up smoking.
Doktor sigarayı ve içkiyi bırakmasını söyledi.The doctor told him to give up smoking and drinking.
Doktor ona sigarayı bırakmasını önerdi.The doctor suggested that he should give up smoking.
Doktor babama sigarayı bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised my father to stop smoking.
Doktor, babama sigarayı bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised my father to give up smoking.
Doktor, Bay Smith'e sigara içmeyi bırakmasını söyledi.The doctor told Mr Smith to give up smoking.
Şemsiyesini otobüste bırakması onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave her umbrella in the bus.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Ona sigarayı bırakmasını tavsiye ettim ama o beni dinlemedi.I advised him to give up smoking, but he would not listen to me.
Yoko'nun sigarayı bırakmasını umuyordum.I expected Yoko to give up smoking.
Yoko'yu sigarayı bırakması için ikna ettim.I persuaded Yoko to give up smoking.
İşini bırakması için her türlü nedeni var.He has every reason to quit his job.
Doktoru ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.His doctor advised him to give up smoking.
Onun gitmesini ve kendisini huzur içinde bırakmasını istiyor.He wants her to go away and leave him in peace.
Karısı ve çocukları onun sigarayı bırakmasını istedikleri için o sigarayı bıraktı.He stopped smoking because his wife and children asked him to.
O, ona içki içmeyi bırakmasını tavsiye etti.He advised her to stop drinking.
Doktor ona içmeyi bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised him to cut back on drinking.
Polis şüphelinin silahını bırakmasını emretti.The police ordered the suspect to drop his gun.
Doktor hastayı sigarayı bırakması için teşvik etti.The doctor urged the patient to stop smoking.
Andrea'nın bunu erken bırakması ne ayıp.What a shame that Andrea left this early.
O ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.She advised him to give up smoking.
O içmeyi bırakmasını tavsiye etti.She advised him to stop drinking.
Çok fazla çalışmayı bırakmasını tavsiye etti.She advised him to stop working so much.
O, ona işini bırakması için baskı yaptı.She pressured him to quit his job.
Ona onun tarafından içmeyi bırakması tavsiye edildi.She was advised by him to give up drinking.
Ona onun tarafından sigarayı bırakması tavsiye edildi.She was advised by him to give up smoking.
Sigarayı bırakması için ona onun tarafından nasihat edildi.She was advised by him to stop smoking.
Doktor Tom'a içkiyi bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised Tom to stop drinking.
Tom Mary'yi sigarayı bırakması için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to quit smoking.
Tom Mary'ye bırakması için baskı yaptı.Tom pressured Mary to quit.
Tom Mary'nin onu yalnız bırakmasını istedi.Tom wanted Mary to leave him alone.
Tom Mary'ye kullanmayı bitirdiğinde çekici alet çantasına geri bırakmasını söyledi.Tom told Mary to put the hammer back into the toolbox when she was finished using it.
Onun öksürüğü gittikçe kötüleşiyor, sigarayı bırakması gerekir!His cough is getting worse, he should stop smoking!
Tom Mary'den sigarayı bırakmasını rica etti.Tom asked Mary to quit smoking.
Doktoru ona sigarayı bırakması tavsiyesinde bulundu.His doctor advised him to quit smoking.
Doktor Bay Smith'e sigarayı bırakmasını söyledi.The doctor told Mr. Smith to give up smoking.
O onlara tutukluyu serbest bırakmasını emretti..He ordered them to release the prisoner.
Tom'a aylak aylak dolaşmayı bırakmasını söyle.Tell Tom to stop fooling around.
Sadece Tom'un beni yalnız bırakmasını istiyorum.I just want Tom to leave me alone.
Siz ikinizin tartışmayı bırakmasını istiyorum.I want the two of you to quit arguing.
Tom'a beni yalnız bırakmasını söyle.Tell Tom to leave me alone.
Sadece Tom'a beni yalnız bırakmasını söyle.Just tell Tom to leave me alone.
Az önce Tom'a Mary'yi yalnız bırakmasını söyledim.I just told Tom to leave Mary alone.
Tom'un bizi izlemeyi bırakmasını istedim.I asked Tom to stop following us.
Tom'un bırakmasını isteyemem.I can't ask Tom to quit.
Ona bırakmasını söyledim ama o yine de bunu yaptı.I told him to stop, but he did it anyway.
Tom'dan beni tren istasyonuna bırakmasını istedim.I asked Tom to drive me to the train station.
Onun uyuşturucu kullanmayı bırakmasını rica ettim.I begged him to stop using drugs.
Tom'un annesi ona yatağının üzerinde zıplamayı bırakmasın söyledi.Tom's mother told him to quit jumping on his bed.
Tom Mary'nin pencereleri açık bırakmasını istedi.Tom asked Mary to leave the windows open.
Tom Mary'nin kapıyı kapalı bırakmasını istedi.Tom asked Mary to leave the door shut.
Sigarayı bırakması için Tom'u ikna etmelisin.You must convince Tom to stop smoking.
Tom Mary'ye içmeyi bırakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to stop drinking.
Tom bir sürü insana sigarayı bırakması için yardımcı oldu.Tom has helped a lot of people quit smoking.
Tom'un karısı ondan işini bırakmasını istedi.Tom's wife asked him to quit his job.
Mary kocasından Tom'unki gibi bıyık bırakmasını istedi.Mary asked her husband to grow a mustache like Tom's.
Sigarayı bırakması için onu zorladım.I urged him to quit smoking.
Tom'un doktoru ona içki içmeyi bırakmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to give up drinking.