Sözlüğümü alt katta bırakmışım.I left my dictionary downstairs.
Şemsiyemi telefon kulübesinde bırakmışım.I left my umbrella in the phone booth.
Ehliyetimi evde bırakmışım.I forgot my driver's license at home.
Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...Furthermore, time was given for the majority of the soldiers to enjoy ten days of leave.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Maybe I left the good one?" -- have killed themselves.
Doğrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden, bir milletin dinini bırakmışımdır.I have given up the religion of those who do not believe in God and deny the life to come.
Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...Das System schaltete sich ab, die Mannschaft der Insel verlor zehn Minuten, um es wieder in Gang zu bringen.
Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...Het front was te Ieper, maar de soldaten kwamen naar Menen om te rusten.
Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...その為に我が軍は勢いを失い、賊軍は休息を得る事が出来ました。
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Ίσως άφησα τη καλή;" - έχουν εξουθενωθεί.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Biết đâu tôi đã bỏ tấm ảnh tốt đi?"- đã làm hại bản thân mình.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Det här kanske inte är den bra? Jag kanske lämnade den bra? -- har dödat sig sjäva.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Essas pessoas estão a consumir-se.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Hylkäsinkö paremman?" - ovat lirissä.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.좋은 걸 버렸나?" 했던 사람들은
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Magari ho lasciato quella buona? -- si sono ammazzati.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Måske jeg efterlod det gode?" -- har dræbt sig selv.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Misschien heb ik de goede achtergelaten?" -- hebben het zelf om zeep geholpen.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Mogoče sem pustil dobro?" -- so se uničili.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Možná jsem se vzdal toho lepšího?" - jsou v pytli.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Možno som sa tej lepšej vzdal?" sú v pasci.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Mungkin saya tidak memilih yang lebih baik?" -- jadi semaput.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Peut-être ai-je cédé la bonne? "--agonisent.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Poate că am dat-o pe cea bună?" -- s-au compromis.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Quizá dejé la buena.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Talán ott hagytam a jobbat?" - a saját csapdájukba estek.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Vielleicht hab ich das gute zurückgelassen?" - haben sich umgebracht.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Может, хорошую я отдал?" — просто истерзали себя.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.Може, я залишив хороше фото?" - вбили себе.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.אולי השארתי את הטובה מאחור?" -- הרגו את עצמם.
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.ربما تركت الافضل ؟ - قد قتلوا انفسهم
Belki güzel olanı bırakmışımdır?" -- kendilerini öldürüyorlar.彼らは自分の選んだ写真が好きでなかったし