Ana içeriğe geç
Sözlük

bırak ile cümle

bırak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom daha fazla dayanamadı bu yüzden işini bıraktı.Tom couldn't take it anymore so he quit his job.
Tom Mary'nin işini neden bırakmak zorunda kaldığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary had to quit her job.
Cüzdanımı evde bıraktım.I left my wallet at home.
Gözlüğümü evde bıraktım.I left my glasses at home.
Tom'u orada tek başına bırakamam.We can't leave Tom there by himself.
Bunu buraya bırakamayız.We can't leave this here.
Bavulunu burada bırak.Leave your suitcase here.
Ne olduğu hakkında konuşmayı bırak.Stop talking about what happened.
İşleri çantada keklik saymayı bırak.Stop taking things for granted.
Oyun hakkında konuşmayı bırak.Stop talking about the game.
İçki içmeyi bırakmak zorundayım.I have to stop drinking.
Tom kaşığını bıraktı va kupasını aldı.Tom put down his spoon and picked up his cup.
Bırak geçmişte kalsın.Let's let bygones be bygones.
Geride ne bıraktım?What did I leave behind?
Sakal mı bırakıyorsun?Are you growing a beard?
Şeyleri oldukları gibi bırak.Leave things as they are.
Gerçekten bütün istediğim yalnız bırakılmak.All I really want is to be left alone.
Tom yalnız bırakılmak istedi.Tom wanted to be left alone.
Tom yalnız bırakılmayı istiyordu.Tom wanted to be left alone.
Beni yalnız bırakman gerekiyor.You should leave me alone.
Asistanım işi bırakmakla tehdit etti.My assistant threatened to quit.
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
Gidin, beni yalnız bırakın!Go away, leave me alone!
Kredi kartımı evde bıraktım.I left my credit card at home.
Eşim, kız kardeşi öldükten sonra çalışmayı bıraktı.My wife quit her job after her sister died.
Irak'ın Amerikan istilası ülkeyi harap, parçalanmış ve beş parasız bıraktı.The American invasion of Iraq left the country devastated, fragmented and broke.
Bırak da güleyim!Let me laugh.
"Beni bırakma!" "Çok geç, Tom.""Don't leave me!" "It's too late, Tom."
Yalnız bırakılmak ister misin?Do you want to be left alone?
Bu iyi bir uzlaşma.Hiç kimseyi hoşnutsuz bırakmaz.It's a good compromise. It won't leave anyone dissatisfied.
Beni uyuz etmeyi bırak.Stop pissing me off.
Düşman hatlarında bırakıldılar.They were left behind enemy lines.
Toplantı yarıda bırakıldı.The meeting was interrupted.
O, otobüste bir şemsiye bıraktı.He left an umbrella in the bus.
Sorularımı bir soru ile cevaplamayı bırakır mısın?Will you stop answering my questions with a question?
Tom arabasını otoparka bıraktı.Tom left his car at the parking lot.
Tom değerli bir taş çaldı ve onu rehin bıraktı.Tom stole a precious stone and pawned it.
Lütfen beni onlarla bırakma.Please don't leave me with them.
Lütfen beni onunla bırakma.Please don't leave me with him.
Beni onlarla yalnız bırakma.Don't leave me alone with them.
Beni onunla yalnız bırakma.Don't leave me alone with him.
Onların yalnız bırakılmasını istiyorum.I want them left alone.
Onun yalnız bırakılmasını istiyorum.I want him left alone.
Onlara beni yalnız bırakmasını söyledim.I told them to leave me alone.
Ona beni yalnız bırakmasını söyledim.I told him to leave me alone.
Bunu onlara bırakacağız.We'll leave it to them.
Bunu ona bırakacağız.We'll leave it to him.
Onlara beni yalnız bırakmalarını söyle.Tell them to leave me alone.
Ona beni yalnız bırakmasını söyle.Tell him to leave me alone.
Onları serbest bırak.Set them free.
Onu serbest bırak.Set him free.
Bizi korkutmayı bırak.Stop scaring us.
Onları korkutmayı bırak.Stop scaring them.
Beni korkutmayı bırak.Stop scaring me.
Onu korkutmayı bırak.Stop scaring him.
Onları serbest bıraktık.We've released them.
Onu serbest bıraktılar.They've released him.
Onları serbest bıraktılar.We released them.
Onları kötülemeyi bırak.Stop bad mouthing them.
Onlara pislik atmayı bırak.Stop bad mouthing them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod