bırakıyor ile cümle

bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tamam. Şimdi, kartları bırakıyorum, ve sen de dur diyeceksin, tamam mı?Acum voi da drumul la cărţi, şi tu spui stop, bine?
Tamam. Şimdi, kartları bırakıyorum, ve sen de dur diyeceksin, tamam mı?Bueno, ahora, dejo caer las cartas, y dices alto ¿de acuerdo?
Tamam. Şimdi, kartları bırakıyorum, ve sen de dur diyeceksin, tamam mı?Ik ga de kaarten laten vallen en jij zegt dan ergens stop.
Tamam. Şimdi, kartları bırakıyorum, ve sen de dur diyeceksin, tamam mı?Teraz zacznę upuszczać karty, powiedz stop w dowolnej chwili.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Chúng đẻ trứng nơi có mưa theo mùa, là mưa gió mùa.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.De acuerdo. Depositan sus huevos donde están las lluvias estacionales, las lluvias del monzón.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Depongono le uova dove trovano la stagione delle piogge, le piogge monsoniche.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Kladú ich vajíčka tam, kde sú sezónne dažde, monzúnové dažde.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.비가 있는 곳에 알을 낳는 것이지요. 몬순 장마비에요.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Ne laskevat munansa sinne, missä kaudellinen vesisade on. Monsuunisateet.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Oda rakják le a petéiket, ahol az évszakos csapadék, a monszuneső összegyűlik.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Okay, de lægger deres æg hvor den sæsonbestemte regntid er, monsunregnen.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Okay, sie legen ihre Eier zur Zeit der saisonalen Regenfälle ab, während des Monsunregens.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.OK. Elles pondent leur oeufs où la pluie saisonnière tombe, la pluie de la mousson.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.OK, isi depun ouale unde sunt ploile sezoniere, ploile musonice.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Ze leggen hun eieren waar de seizoensregens zijn, de moessonregens.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Αποθέτουν τα αυγά τους εκεί που πέφτουν οι εποχικές βροχές, οι βροχές των μουσώνων.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Они откладывают яйца там, где идёт сезон дождей, муссонных ливней.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.Снасят яйцата си там, където са сезонните дъждове, мусонните дъждове.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.בסדר, הן מטילות את ביציהן היכן שהגשמים העונתיים נמצאים, גשמי המונסון.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.حسناً، إنها تلد بيضها حيث تسقط الأمطار الموسمية، أمطار الرياح الموسمية.
Tamam, yumurtalarını sezonsal yağmurların olduğu yerlerde bırakıyorlar yani muson yağmurlarında.モンスーンの雨です 幼生は素早く成長しなくてはなりません
Tanım kümesini düşünmeyi size bırakıyorum. Neyse, şimdi düşünelim.Bestaat de logaritmische functie voor een negatieve x?
Tanım kümesini düşünmeyi size bırakıyorum. Neyse, şimdi düşünelim.여기서 x의 변역에 대해 한번 생각해 봅시다
Tanım kümesini düşünmeyi size bırakıyorum. Neyse, şimdi düşünelim.対数関数は正ではない x が得られますか?
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız. Açık bırakıyorum.Lo dejaré encendido.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.A technika élen jár, de egyre több és több embert hagy leszakadni.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.A tecnologia está a levar-nos para a frente, mas deixa cada vez mais pessoas para trás.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Công nghệ đang chạy đua về phía trước, nhưng lại bỏ lại đằng sau nhiều nhiều người hơn.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.과학은 빠른 속도로 진보하고 있으나 이는 점점 더 많은 사람들을 뒤처지게 합니다.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.La technologie fait la course en tête, mais elle laisse de plus en plus de personnes derrière elle.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.La tecnologia avanza rapidamente, ma lascia indietro sempre più persone.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.La tecnología es una carrera por delante, pero está dejando más y más gente detrás.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Technologia pędzi do przodu, ale zostawia w tyle coraz więcej ludzi.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Technologie rast voran, und sie lässt mehr und mehr Menschen zurück.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Technologie se řítí kupředu, ale zanechává za sebou stále více a více lidí.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Technologie snelt vooruit, maar het laat steeds meer mensen achter.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Tehnologia gonește înainte, dar lasă tot mai mulți oameni în urmă.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Η τεχνολογία προχωρά γρήγορα, αλλά αφήνει όλο και περισσότερο κόσμο πίσω.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Технологии мчатся впереди и оставляют всё больше людей позади.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.Технології мчать уперед і залишають дедалі більше людей позаду.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.הטכנולוגיה טסה קדימה, אך היא מותירה יותר ויותר אנשים מאחור.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.التكنولوجيا متقدمة في السباق، ولكنها تترك المزيد والمزيد من الناس.
Teknoloji ileri gitmektir, ancak gitgide daha çok insanı geride bırakıyor.取り残される人が増えているのです 今では 繰り返しの作業なら
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor... "Çıt çıt çıt çıt çıt çıt!" -- aynı şey.A ona sa znovu načiahla, nabrala plnú hrsť štrku, vypustila ju - šk šk šk šk šk! - to isté!
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor... "Çıt çıt çıt çıt çıt çıt!" -- aynı şey.Zase sáhla, popadla další hrst kamínků, uvolnila je -- cvak cvak cvak! -- zase to samé.
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...E di nuovo, prende un'altra manciata di ghiaia, la lascia...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Él se agacha, toma otro puñado de grava, lo suelta...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Er greift wieder zu, nimmt noch einen Arm voll Kies, lässt ihn los ...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Hắn lại trồi lên, quờ đống sỏi khác, thả ra...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Hij pakt een nieuwe arm gruis, laat het los...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Kinyújtja a karját, megragad még egy marék kavicsot, elengedi...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...다시 자갈을 집어와서 또 던졌습니다
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Se întinde, ia alt braţ de pietriş şi îl eliberează...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Sekali lagi dia mengambil segelintir kerikil, mengangkat tangannya dan melepaskannya lagi persis
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Se ottaa toisen kourallisen, päästää sen...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Zebrała następną garść żwiru, rzuciła...
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Он протягивает щупальце, берёт ещё одну горсть камешков, опускает их —
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...Той се протяга, взема друга шепа чакъл,
Tekrar uzanıyor, yeniden çakılları alıyor ve bırakıyor...הוא מתכופף מרים חופן חצץ נוסף ומשחרר...

İlgili Sayfalar