bırakıyor ile cümle
bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
--bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.מתחלפת -- וזה מסוכן, לדעתי -- בשידור אישי.
--bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.تم استبداله للاسف " وهذا امرٌ خطير " بالبث الشخصي
--bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.危険なことだと思いますよ このメールにどれだけの意思疎通があるかは知りませんが
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Azt mondtam, "Igen, itthagyom két hónapra. Értessétek meg magatokat a számítógéppel."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Dus zei ik: "Ik zal hem hier twee maanden laten staan. Maak jezelf verstaanbaar op de computer."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Então eu disse: "Pois é. Vou deixá-lo aqui durante dois meses. " Façam-se entender para o computador."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Et j'ai répondu, "Oui, je vais le laisser ici pendant deux mois. Faites-vous comprendre de l'ordinateur."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Ho risposto "Lo lascerò qui due mesi. Fatevi capire dal computer."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Ich sagte, "Gut, ich lasse ihn für zwei Monate hier. Bringt den Computer dazu euch zu verstehen."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Ja na to, "Cóż, zostawiam go tu na 2 miesiące. Zróbcie tak, żeby was zrozumiał."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.저는 "뭐, 두 달간 여기에 놔 둘게. 컴퓨터에게 너희들이 말하는 걸 이해시켜 보렴." 이라고 말했죠.
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Le-am zis: "Da, am să-l las aici două luni. Faceți-l pe calculator să vă înțeleagă."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Sanoin: "Niin.. Jätän sen tänne kahdeksi kuukaudeksi.
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Så svarede jeg, "Jeg efterlader den her i 2 måneder. Få computeren til at forstå jer."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Tak jsem řekl, "Jo, nechám to tu dva měsíce. Snažte se tomu počítači porozumět."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Tak som im povedal: "Naozaj, ponechám vám ho tu teda dva mesiace. Snažte sa mu porozumieť.
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Vậy tôi nói: "Uhm, bác sẽ để nó ở đây trong 2 tháng. Để các cháu làm máy tính hiểu được mình."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Yo dije: "Sí, se las voy a dejar durante 2 meses. Háganse entender por la computadora".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Τους απάντησα: "Ναι, θα το αφήσω εδώ για δύο μήνες. Κάντε τον υπολογιστή να σας καταλάβει".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.А аз им казах: "Добре, ще го оставя за два месеца. Направете така че да ви разбира".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Я сказав: - "Добре, я залишу його тут на два місяці. Зробіть так, щоб комп'ютер вас розумів".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Я сказал: "Да, я оставлю его здесь на 2 месяца. Сделайте так, чтобы компьютер вас понял".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.אז אמרתי, "אני אשאיר את זה כאן למשך חודשיים. תגרמו למחשב להבין אתכם."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.فقلت : "نعم ، سوف أتركه هنا لمدة شهرين. اجعلوا ما تقولونه مفهوما لجهاز الكمبيوتر ".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.君たちの話をコンピューターに 理解させてね」とお願いしました 「どうやるの?」と子どもたちが聞くので
Bengal Koyundan gelen güney batı musonu ülkenin birçok bölgesini yoğun yağış altında bırakıyor.Jihozápadní monzun z Bengálského zálivu přináší silné deště do mnohých částí země.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Así que es lo que quiero dejarles es la que creo es la última pregunta.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Chcę, abyście wychodząc stąd, zadali sobie najważniejsze pytanie.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Dus wat ik je graag wil meegeven is volgens mij de ultieme vraag.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.E quindi quello che voglio lasciarvi è quello che penso sia la domanda definitiva.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Et ce que je veux vous laisser comme message, c'est la question ultime selon moi.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.그래서 제가 여러분께 남겨두고 싶은 것은 절대적인 문제라 생각하는 것입니다.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Și cu ceea ce vreau să rămâneți e ce consider a fi întrebarea esențială.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Và thứ tôi muốn để lại cho các bạn mà tôi nghĩ, chính là câu hỏi cuối cùng này.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Κι έτσι αυτό με το οποίο θέλω να σας αφήσω είναι αυτό που νομίζω ότι είναι το τελικό ερώτημα.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Това, с което искам да ви оставя, е основният въпрос според мен.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Я хотел бы оставить вас на вопросе, который я лично считаю главным.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.Я хочу, щоб Ви замислилися над ключовим питанням.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.אז מה שאני רוצה זה להשאיר אתכם עם מה שלדעתי היא השאלה האולטימטיבית
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.وما أريد أن أدعه لكم هو ما أعتقد أنه السؤال الأهم.
Ben sizi şu temel soruyla baş başa bırakıyorum.究極ともいえる問題です 私は経済学者ですが これは究極的には
Ben yapmayacağım. Bırakıyorum.Aku tidak mau melakukan ini, aku menyerah.
Ben yapmayacağım. Bırakıyorum.Tôi không quay, không cần gì nữa!
Ben yapmayacağım. Bırakıyorum.لن أقوم بهذا. أنا أستسلم
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.A videojátékok szórakoztatóak, lekötnek, és teljesen kiszolgáltatják az agyat az átprogramozásra.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Gry wideo są zabawne, angażujące i czynią nasze mózgi całkowicie podatnymi na przeprogramowanie.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Jocurile video sunt amuzante, antrenante, şi îţi fac creierul complet vulnerabil în faţa re-programării.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.비디오 게임은 재미있고, 매력적이며, 두뇌를 다시 프로그램 당하는 데 취약하게 만든다.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Les jeux vidéos sont divertissants, stimulants et vous rend le cerveau comme re-programmable.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Los videos juegos son divertidos, atractivos y dejan tu cerebro completamente vulnerable a ser reprogramado.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Trò chơi điện tử rất vui, cuốn hút và làm cho não của bạn hoàn toàn dễ dành để lập trình lại
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Video game itu menyenangkan, menarik, dan membuat otak Anda benar-benar rentan terhadap pemrograman kembali.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Videogames zijn leuk, boeiend en maken je hersenen compleet kwetsbaar voor herprogrammering.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Videohry jsou zábavné, poutavé a kompletně otevírají váš mozek k re-programování.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Видеоигрите са забавни, завладяващи и оставят мозъка ти напълно уязвим към препрограмиране.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Видео игры развлекают, очаровывают, и оставляют ваш мозг абсолютно уязвимым к пере-программированию.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Комп'ютерні ігри веселі, захоплюючі, та лишають мозок відкритим до перепрограмування.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.משחקי מחשב הם כיף, הם מעוררים, והם משאירים את מוחך פגיע לחלוטין לתכנות מחדש.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.الألعاب التلفزيونية ممتعة، وتترك عقلك معرض تماما لإعادة البرمجة
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.脳を洗脳されやすい状態にする 洗脳は必ずしも悪いとはいえないかもしれない