Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.We must either take it from them, or make them lose their love of it."
Bizi nasıl bırakırsın?-I won't! How can you leave us now?
Onun ortamını değiştirirsin, ve nesneyi akışına bırakırsın.You change its environment, and the object will flow.
Uymazsa bırakırsın.You can quit if it doesn't suit you.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.You look at the image and you've got the whole thing.
Bırakırsın yere, değil mi?You put it down, isn't it? Yeah.
"Sihirli bir kelime var. Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.It's called the tangent of an angle," and leave him alone.
Kaça bırakırsın ?How much is it ?
Kendinizi suya bırakırsınız ve fiziksel bir eylem felsefi bir fikri destekler.You immerse yourself in the water, and a physical action backs up a philosophical idea.
Neden ilk sen girmiyorsun. Ve bir bileti gişeye bırakırsın.Why don't you go on ahead and leave one ticket at the booth.
Şimdi, bu x'i orada asıl yalnız bırakırsınız?Now, how do you isolate the x over here?
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.When you believe it's okay to let go, you will.
Ahireti bırakırsınız.And neglect the Hereafter.
Ba'l'i mi çağırırsınız da yaratıcıların en güzelini bırakırsınız.Would you call on Baal and leave the best of creators,
Ve ahireti bırakırsınız.And neglect the Hereafter.
Onlardan dilediğini geriye bırakırsın, dilediğini yanına alırsın.You may defer the turn of any of your wives you like, and may take any other you desire.
Biçtiklerinizden yiyecek kadar az bir miktar alır, gerisini başağında bırakırsınız."But whatever you harvest, leave it in its spikes, except for the little that you eat.”
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Either you are with us, or you are with the terrorists » .
Ama "Ya bizi serbest bırakırsınız ya da biz bazı şeyleri ifşa ederiz" deyince serbest bırakıldılar.Я только прошу тебя, Слобо: когда тебя будут вешать, вспомни эти мои слова».
Elinizdeki eşyaları nasıl satar veya rehin bırakırsınız?Спасете ли вы эту деревню или позволите ей сгореть?
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Eles terão que entregar os terroristas, ou eles irão compartilhar o seu destino."
Ama "Ya bizi serbest bırakırsınız ya da biz bazı şeyleri ifşa ederiz" deyince serbest bırakıldılar.Stalin deklarerade att "antingen gör vi det, eller så blir vi krossade".
Ama "Ya bizi serbest bırakırsınız ya da biz bazı şeyleri ifşa ederiz" deyince serbest bırakıldılar.Сказали йому: «Або Ви йдете, або ми це опублікуємо».
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Ή θα τους ελευθερώσεις όλους ή ο γιος μου θα μοιραστεί την τύχη των υπόλοιπων».
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Enten så frigjør dere alle sammen eller så må han lide samme skjebne som dem.», skal han ha sagt.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.あなたが捕虜数百万人全員を解放するか、あるいは私の息子は彼らと運命をともにするだろう」と述べ、人質交換には一切応じなかった。
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.나는 아들을 데리고 헤어질 거예요"라고 소리친다.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Chama-se a tangente de um ângulo," e deixamo-lo sozinho.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Es heißt Tangente eines Winkels." Und dann lassen sie ihn alleine.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Itu disebut tangen dari sudut," dan meninggalkannya sendiri.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Je to tangens uhla." A necháte ho.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Kulman tangentti", ja jätät hänet rauhaan.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Nó được gọi là "Tang của một góc," và để cậu ta một mình ở đó.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Říká se jí tangens úhlu."
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Se llama la tangente de un ángulo" y lo dejan en paz.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.To tangens kąta". I pozostawicie go samego.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Ονομάζεται η εφαπτόμενη μιας γωνίας" και τον αφήσεις μόνο του.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Воно зветься тангенс кута". І залиште дитину на самоті.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Нарича се тангенс на ъгъл." и след това го оставете.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Это тангенс угла". И оставите его одного.
Bizi nasıl bırakırsın? Kes dedim!Hoe kun je ons nu in de steek laten?
Bizi nasıl bırakırsın? Kes dedim! Sen anlamazsın demiştim.- Pa.
Bizi nasıl bırakırsın?Ako nás teraz môžeš opustiť?
Bizi nasıl bırakırsın?Jak nás teď můžeš opustit?
Bizi nasıl bırakırsın? Kes dedim!Как можеш точно сега да ни зарежеш?
Bizi nasıl bırakırsın?-No! Come puoi abbandonarci ora?
Bırakırsın yere, değil mi?Je zet het neer, of niet?
Bırakırsın yere, değil mi?Lo pones en el suelo, ¿verdad?
Bırakırsın yere, değil mi?Ты поставишь его на пол, не так ли?
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Je kijkt naar het beeld en krijgt het idee.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.당신은 이미지를 한번 보고나서 다시
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Miran la imagen, lo ven y lo captan todo.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Patrzysz na obraz, rozumiesz, i masz spokój.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Sie sehen auf das Bild und sehen wieder weg.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Te uiți la imagine și vedeți aia, și uiți orice altceva.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız. Ve sonra bana geri dönersiniz.Bạn nhìn vào nó và bạn hiểu toàn cảnh câu truyện
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Vous regardez l'image, vous jetez un œil, et c'est tout.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Вие поглеждате изображението и го виждате, и го оставяте.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Вы взгляните на картину один раз, и всё - ваше внимание снова на мне.
Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.אתה מסתכל בתמונה ואתה רואה את זה, ואתה מבין את הכל.