bırakır ile cümle
bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Nếu bạn để lại, bạn bị mất vị trí của bạn mãi mãi.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Om du lämnar, förlorar du hela din plats alltid.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Pokud necháte, přijdete si Vcelku pozice navždy.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Se si lascia, perdi tutta la tua posizione per sempre.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Se você sair, você perde toda a sua posição para sempre.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Si te vas, que renuncia a su cargo todo para siempre.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Si vous partez, vous perdez votre position toute éternité.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Wenn Sie zu verlassen, verlieren Sie Ihren gesamten Position für immer.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Αν φύγετε, θα χάσει ολόκληρη τη θέση σας για πάντα.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Ако оставите, губи целия си позиция завинаги.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Если вы оставите, вы теряете всю свою позицию навсегда.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.Якщо ви залишите, ви втрачаєте всю свою позицію назавжди.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.אם אתה עוזב, לוותר על העמדה כולה שלך לנצח.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.إذا تركت ، يمكنك التنازل عن موقفكم كله إلى الأبد.
Bırakırsanız, sonsuza kadar tüm paranızı kaybedersiniz.意志は、そのポイントによって非常にはっきりしている。
Bırakırsın yere, değil mi?Je zet het neer, of niet?
Bırakırsın yere, değil mi?Lo pones en el suelo, ¿verdad?
Bırakırsın yere, değil mi?Ты поставишь его на пол, не так ли?
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog átjött egy egész rakat felszereléssel a hátán hogy nekem és Greg Flintnek dolgokat mutogasson.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog a venit cu o gramada de echipament dupa el ca sa ne arate mie si lui Greg Flint niste chestii.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog e' arrivato li' con un sacco di materiale solo per spiegare a Greg Flint e a me cose di questo tipo.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog est arrivé avec tout un tas d'équipements pour nous montrer à Greg Flint et moi des choses.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog je prišel mimo in privlekel goro opreme, da bi jo pokazal Gregu Flintu in meni.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog kam vorbei und brachte einen Berg an Equipment um Greg Flint und mir Dinge damit zu zeigen.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog kwam langs en droeg een hele stapel apparatuur om Greg Flint en mij hierover dingen te laten zien.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog přicházel obtěžkaný hromadou vybavení aby předvedl Gregovi Flintovi a mě tyhle věci.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog przychodził holując sterty sprzętu, żeby pokazać Gregowi Flintowi i mi pewne rzeczy.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Bob Moog vino y trajo toda una pila de equipo para mostrarnos a Greg Flint y a mí cosas con ellos.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.밥 모그가 그레그 플린트에게 보여주려고 장치 꾸리미 전체를 끌고 왔던, 그런 일들도 있었고요.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.O Bob Moog apareceu carregado com uma pilha de equipamentos para me mostrar e ao Greg Flint coisas sobre isto.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.Боб Муг намина и домъкна цял куп оборудване, за да показва на мен и Грег Флинт разни неща по него.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.בוב מוג הגיע והעמיס ערימת ציוד שלמה כדי להראות לגרג פלינט ולי כל מיני דברים על זה.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.مرّ علينا بوب مووق ومعه كومة من الأجهزة ليرينا، أنا وجريج فلنت، أشياء عنها.
Bob Moog gelir ve bir ton alet edevat bırakırdı bana ve Greg Flint'e göstermek için.たくさんの装置を持って来ました 私たちは座ってフーリエ変換とか
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Ainsi lorsqu'elles perdent leur volume de feuilles elles perdent des racines.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Als ze veel bladmassa verliezen, stoten ze wortels af.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Asa ca atunci cand pierd multa masa ierboasa, incep sa isi piarda radacinile.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Así que, cuando pierden gran cantidad de hojas, desechan raíces.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar. Bir çeşit dağlama yaparlar ve kökler ölür.Takže když přijdou o hodně listové hmoty, zbaví se kořenů, v podstatě je odříznou a kořeny zahynou.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar. Bir çeşit dağlama yaparlar ve kökler ölür.Vì vậy, khi chúng mất nhiều lá chúng sẽ bị rụng rễ giống như chúng tự đốt cháy mình và rễ cây sẽ chết
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Jadi ketika mereka kehilangan banyak daun, mereka menggugurkan akar.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.만약 잎의 양이 너무 많이 줄어들면, 식물들은 뿌리를 떨어냅니다.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Quindi quando perdono una grande parte della massa di foglie, riducono le radici.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Więc kiedy tracą dużo ze swej masy liściowej, pozbywają się też korzeni.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Όταν χάνουν πολύ φύλλωμα, αποβάλλουν κάποιες ρίζες τους.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Така че когато губят листна маса, корените също намаляват.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.אז כאשר הם מאבדים מסת עלים רבה, הם משילים מעליהם שורשים.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.فعندما يفقدون جرم الورق ، يكوون الجذور
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.自らの根を焼灼する様な行動をし
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.Ak zderegulujeme týchto chlapíkov, ako od nich zoženieme peniaze?"
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.Als we deze gasten dereguleren, hoe kunnen we dan nog geld bij ze ophalen?"
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.Dacă îi deregularizăm pe acești băieți, cum vom mai strânge fonduri de la ei?"
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.Ha dereguláljuk őket, hogyan tudjuk begyűjteni tőlük a pénzt?"
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi."Jeśli stracimy nad nimi kontrolę, jak będziemy na nich zarabiać?".
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.만약 규제를 철회하면, 어떻게 그 사람들로부터 선거자금을 얻을 수 있겠습니까?"
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.la réponse fut : " Jamais ! Si nous déréglementons, comment allons-nous obtenir d'eux de l'argent ? "
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.Nếu chúng ta bãi bỏ những người làm truyền thông thì làm sao chúng ta có thể xin tiền từ họ được?
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.Se noi deregolamentiamo queste persone, come faremo ad ottenere soldi da loro?"
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.Si desregulamos a estos muchachos, "¿cómo vamos a conseguir dinero de ellos?"
Bu adamları serbest bırakırsak, sonra onlardan nasıl para toplayabiliriz?" şeklindeydi.Wenn wir diese Typen deregulieren, wie sollen wir dann in Zukunft Geld von ihnen bekommen?"