bırakır ile cümle
bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Ak ich ale pohrúžite do vzrušujúceho dobrodružstva, a poviete im "Došla ropa.
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Dar dacă îi incluzi într-o aventură epică și le spui, "Vom rămâne fără petrol."
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.De ha egy hősi kalandba meríted őket, és azt mondod:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Ma se li immergi in una avventura epica e gli dici, "Non abbiamo più petrolio.
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Men hvis du får dem til at leve sig ind i et episk eventyr og fortæller dem, "Vi er løbet tør for olie."
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Men om du motiverar dem med en episk berättelse och talar om för dem:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Nhưng nếu bạn cho họ hào vào một cuộc phiêu lưu lịch sử và nói rằng "Chúng ta đã cạn kiệt dầu."
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Αλλά αν τους βυθίσεις σε μια επική περιπέτεια και τους πεις "το πετρέλαιο μας τελείωσε".
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraАле якщо затягнути людей в епічну пригоду і сказати їм:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraНо ако ги потопиш в едно епично приключение и им кажеш:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraНо если вы погрузите их в эпическое приключение и скажете им:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraאבל אם משקיעים אותם בהרפתקאה אפית
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraولكن إذا غمستهم في مغامرة أسطورية
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara「石油がなくなった」ということが
‹‹Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız,그러나 너희가 만일 돌이켜 내가 너희 앞에 둔 내 율례와 명령을 버리고 가서 다른 신을 섬겨 숭배하면
‹‹Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız,Maar als u Mij niet volgt en de wetten die Ik u gaf, niet naleeft en afgoden aanbidt,
‹‹Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız,ואם תשובון אתם ועזבתם חקותי ומצותי אשר נתתי לפניכם והלכתם ועבדתם אלהים אחרים והשתחויתם להם׃
‹‹Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız,ولكن ان انقلبتم وتركتم فرائضي ووصاياي التي جعلتها امامكم وذهبتم وعبدتم آلهة اخرى وسجدتم لها
‹‹Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız,倘 若 你 們 轉 去 丟 棄 我 指 示 你 們 的 律 例 誡 命 、 去 事 奉 敬 拜 別 神
‹‹Ama siz yollarımdan sapar, kurallarımı, buyruklarımı bırakır, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız,倘若 你 們轉 去 丟棄 我 指示 你 們 的 律例 誡命 、 去 事 奉 敬拜 別神
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Abilita o disabilita la barra degli strumenti principale del programma.
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Activa ou desactiva a barra principal da aplicação.
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Active ou désactive la barre d'application principale.
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Aktiverar eller inaktiverar programmets huvudverktygsrad.
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Aktiviert oder deaktiviert die Haupt-Werkzeugleiste.
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Habilita o inhabilita la barra de herramientas principal de la aplicación.
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Pokazuje/ ukrywa główny pasek narzędzi.
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Включает или отключает показ панели инструментов.
Ana uygulama araç çubuğunu etkinleştirir veya devre dışı bırakır.Вмикає або вимикає показ головної панелі інструментів програми.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:23) Il laisse après lui un sentier lumineux; L`abîme prend la chevelure d`un vieillard.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.( 41 : 23 ) Và bỏ lại sau nó đường cày đi sáng_sủa ; Người_ta có_lẽ tưởng rằng vực sâu là tóc bạc .
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:23) Và bỏ lại sau nó đường cày đi sáng sủa; Người ta có lẽ tưởng rằng vực sâu là tóc bạc.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.41:24 Nach ihm leuchtet der Weg; er macht die Tiefe ganz grau.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:24) оставляет за собою светящуюся стезю; бездна кажется сединою.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Após si deixa uma vereda luminosa; parece o abismo tornado em brancura de cãs.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.ga után világos ösvényt hagy, azt hinné [valaki,] a tenger megõszült.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Ia meninggalkan bekas tapak kaki yang bercahaya, laut diubahnya menjadi buih yang putih warnanya
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.În urmă el lasă o cărare luminoasă; şi adîncul pare ca pletele unui bătrîn.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.자기 뒤에 광채나는 길을 내니 사람의 보기에 바닷물이 백발 같구나
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Svetlo stezo za sabo dela, da se kaže kakor glava osivela.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Tras de sí hace resplandecer un sendero; como si el océano tuviera blanca cabellera
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Αφινει οπισω την πορειαν φωτεινην ηθελε τις υπολαβει την αβυσσον ως πολιαν.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Оставя подир себе си светла диря, Тъй щото някой би помислил, че бездната е побеляла от старост.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.אחריו יאיר נתיב יחשב תהום לשיבה׃
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.يضيء السبيل وراءه فيحسب اللج اشيب.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.他 行 的 路 隨 後 發 光 、 令 人 想 深 淵 如 同 白 髮
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.他 行的 路隨 後 發光 、 令 人 想 深 淵 如同 白髮
Artık bu bildiğimiz doğrusal bir denklem. x'li terimleri yalnız başına bırakırız. -우변에는 81이 있는데, 그냥 일반적인 일차방정식이네요 미지수 x만 남겨둡시다
Artık bu bildiğimiz doğrusal bir denklem. x'li terimleri yalnız başına bırakırız. -لدينا 81. والآن هذه معادلة مباشرة واريد الىن ان اعزل عبارات x لوحدها. فأطرح
Ayrıca bitkilerin kölerine besin iletir. Geriye temiz gübre bırakır.Pflanzenwurzeln mit Nährstoffen versorgen und nur sauberen Kompost hinterlassen würde.
-Bakunin ne demek? Eğer kıçımı ellemeyi bırakırsan, sana söylerim.Klepnij mój.
-Bakunin ne demek? Eğer kıçımı ellemeyi bırakırsan, sana söylerim.Pošlataj mojo.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Deixam nos bares... ou pegam o dos outros por engano.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Ketinggalan di bar, atau diambil orang lain tanpa sengaja
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.술자리에 두고 오기도 하고 다른 사람 거랑 바뀌기도 하고
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Los pierden en los bares... o se quedan con el de otro por error.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Забувають в барах або помилково беруть чужу.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.يتركونهم في الحانات .أو يأخذون قداحات ملك لأشخاص عن طريق الخطأ
Bazı hayvanlar - özellikle aslanlar - geniş alanlara idrarını bırakırlar, böylece diğer herkes bilir.Es gibt Tiere, - besonders der Löwe - die ein großes Territorium markieren, nur damit jeder Bescheid weiß.
Bazı hayvanlar - özellikle aslanlar - geniş alanlara idrarını bırakırlar, böylece diğer herkes bilir.Sunt animale care - în special leii - urinează pe un teritoriu întins, pentru ca toată lumea să ştie.