Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.If I were you, I would quit my job and leave London.
Her sabah işe gitmeden önce çocuklarımı okula bırakırım.I drop off my children at school every morning before going to work.
Ben her zaman şemsiyemi trende bırakırım.I always leave my umbrella on the train.
Tamam, seni yalnız bırakırım.OK, I'll leave you alone.
Umarım, güzel bir ilk izlenim bırakırım.I hope I make a good first impression.
Bir tek daha atalım, sonra seni eve bırakırım.Let's drink one more and I'll drive you home.
Çoğu zaman, kapı ve pencerelerimi kilitlemeden bırakırım.I leave my windows and doors unlocked most of the time.
Ben her zaman bisikletimi kirli bırakırım.I always leave my bicycle filthy.
Ben uyurken her zaman pencereyi açık bırakırım.I always leave the window open while I sleep.
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.But how to free myself and free them without ripping apart?
Bazen geriye sessizlik bırakırım bazen konuşurum hikayeler anlatırım, kelimeler mırıldanırım.Sometimes I remain silent sometimes I talk I tell stories,
Bırakırım düşsün benim kalbim, ve düşerken sen yükselirsin almaya.And as it fell, you rose to claim it
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.I sort of clean everything, isolate the material and then perform experiments with it.
Tamam bırakırım.Yes, I'll do that.
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.If you leave this to me, I think I can bury this damn fiancé role for good today.
Hadi, eğer sayfa 32yi savurmazsanız, sizi bırakırım.Come on, if you don't rip out page 32, I'll fail all of you.
Gidelim. Seni bırakırım.Let's go, I'll walk you.
Bunu x olarak bırakırım.And x to the 1 is just x, so I'm just going to leave it as an x.
Her zaman bisikletimi kirli bırakırım.Je laisse toujours mon vélo sale.
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.Mas como me libertar e libertá-los sem rasgos.
Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.Якби я був на твоєму місці, я би звільнився й поїхав із Лондона.
Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.На твоєму місці я би звільнився й поїхав із Лондона.
Ben uyurken her zaman pencereyi açık bırakırım.Я завжди залишаю вікно відчиненим, коли сплю.
Ben uyurken her zaman pencereyi açık bırakırım.Лягаючи спати, я обов'язково залишаю вікно відчиненим.
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.可是如何既解放我并解放它,而又不使它撕裂呢。
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.Ali kako osloboditi sebe i njih bez da rastrgam.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.De cierta manera limpio todo, aíslo el material y después experimento con él.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.Ich reinige alles, isoliere das Material, und dann führe ich Versuche damit durch.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.Jeg tilrettelægger og isolerer materialet og udfører så eksperimenter med det.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.Je nettoie tout, j'isole le matériau puis j'expérimente avec lui.
Bir nevi her şeyi temizler, malzemeyi tek bırakırım ve sonra onunla deneyler yaparım.Tak jakby oczyszczam wszystko, oddzielam materiał a następnie przeprowadzam na nim eksperymenty.
Bırakırım bak.Bo cię puszczę.
Bırakırım bak.Cállate o te suelto.
Bırakırım bak.Guarda che ti lascio cadere.
Bırakırım bak.Jag kan släppa dig.
Bırakırım bak.Jeg kunne give slip igen.
Bırakırım bak.Olha que te deixo cair!
Bırakırım bak.Pudotan sinut kohta.
Bırakırım bak.Θα σε πετάξω.
Bırakırım bak.Я тебя уроню.
Bırakırım düşsün benim kalbim, ve düşerken sen yükselirsin almaya.Je l'ai laissé tomber, mon coeur Et alors qu'il tombait, tu t'es levé pour le réclamer
Bırakırım düşsün benim kalbim, ve düşerken sen yükselirsin almaya.Lo dejé caer, mi corazón Y mientras caía, llegaste para reclamarlo
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.Ha ezt most rám hagyja, akkor ezt az átkozott vőlegény szerepet ma végérvényesen eltemethetem.
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.Si vous me laissez gérer ça, je pense que je peut mettre fin à ce petit jeu de fiançailles aujourd'hui.
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.Αν με εμπιστευτείς, θα μπορέσω να βάλω ένα τέλος στον αρραβώνα.
Bugün bana yardımcı olursan... ...o zaman belki nişanlı rolünü oynamayı bırakırım.اذا وثقت بي فسأضع حدا لخطبتنا
Bunu x olarak bırakırım.A x^1 je jednoducho x, tak napíšem len x.
Bunu x olarak bırakırım.A x do potęgi pierwszej to po prostu x, więc zostawię to jako x.
Bunu x olarak bırakırım.Et x^1 n'est en fait que x, je vais donc simplement noter x.
Bunu x olarak bırakırım.lämnar det som ett x.
Bunu x olarak bırakırım.Y X^1 es lo mismo que X , asi que voi a dejarlo como X .
Gidelim. Seni bırakırım.Allons-y. Je vais te raccompagner.
Gidelim. Seni bırakırım.Menjünk, elkísérlek.
Gidelim. Seni bırakırım.لنذهب سؤصلك
Hadi, eğer sayfa 32yi savurmazsanız, sizi bırakırım.Če je ne boste, vas bom vse vrgel.
Hadi, eğer sayfa 32yi savurmazsanız, sizi bırakırım. Evet!Vamos, si no arrancan la página 32, los reprobaré a todos. !Sí!
Hadi, eğer sayfa 32yi savurmazsanız, sizi bırakırım.Haideţi, dacă nu smulgeţi pagina 32, am să vă pic pe toţi.
Hadi, eğer sayfa 32yi savurmazsanız, sizi bırakırım.Kom op, indien u pagina 32 niet afscheurt, zal ik u allen buizen.
Hadi, eğer sayfa 32yi savurmazsanız, sizi bırakırım.No tak, jestli všichni nevytrhnete stranu 32, všechny vás vyrazím.
Hadi, eğer sayfa 32yi savurmazsanız, sizi bırakırım.Thôi nào, nếu bạn không tách ra trang 32, Tôi sẽ thất bại tất cả các bạn.