İran, Amerikalı kadının serbest bırakılmasını engelliyor.Iran balks at release of American woman.
Tutuklu erkenden serbest bırakılmasını istedi.The prisoner asked to be released early.
Lincoln bütün kölelerin serbest bırakılmasını kabul etti.Lincoln agreed that all slaves should be freed.
Işıkların açık bırakılmasını ister misin?Do you want the lights left on?
Gerçekten şimdi çocukların yalnız bırakılmasını istemiyorum.I really don't want the kids left alone now.
Onların yalnız bırakılmasını istiyorum.I want them left alone.
Onun yalnız bırakılmasını istiyorum.I want him left alone.
İmparatoriçe Pyotr'un masumiyetine inandırılmıştır ve Pyotr'un serbest bırakılmasını emreder.The Empress has become convinced of Pyotr's innocence and has ordered his release.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.In 1935 he requested to be released from official responsibilities, but Hitler refused.
27 Mayıs 2011, Deauville Bildirgesinde, G8 üyeleri, Şalit’in serbest bırakılmasını istedi.In its 27 May 2011 Deauville Declaration, the G8 demanded Shalit's release.
Kız kardeşi Licia buraya gelmiş, serbest bırakılmasını istemiş ancak bir sonuç alamamıştır.Her sister Licia arrived and tried to sue her release, but to no avail.
Augustus çocuğu reddetmiş ve terk edilmesini ya da ölmesi için dağa bırakılmasını emretmişti.Augustus rejected the infant and ordered it to be exposed, or left on a mountainside to die.
Taraflardan biri Şalit’in Hamas koşullarıyla bırakılmasını destekledi.One camp supports the release of Shalit on Hamas's conditions.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Frightened, Walter orders Luisa to be freed.
Bırakılmasını bekleyen destekçileri onu evinin dışında bekliyordu.Reluctantly, the woman agreed to wait for him outside the house.
Lorenz'i kaçıranlar tutuklu arkadaşlarının bırakılmasını istediler.Thieves who rob friends deserve jail.
Sonuç olarak, bu bir firmanın kefaletle serbest bırakılmasının bir örneğiydi. -But anyway, this was the situation where the company gets bailed out.
MPlayer' ın kesinlikle devre dışı bırakılmasını istediğiniz özelliklerMPlayer options you want to be sure MPlayer will not use
Makedonya 4 Temmuz'da Konsey'den ikilinin kefaletle serbest bırakılmasını istemişti.Macedonia had asked the Council on 4 July to release the two on bail.
Her şeyden önce gizli servislerin uzun süre düzeltilmeden bırakılmasını dikkate alıyorum." dedi.I foremost think the secret services were left unreformed for a long time," Bozovic said.
Parçacık mekaniği, parçacıkların kuvvetlere maruz bırakılmasının sonuçlarıyla ilgilenir.Particle mechanics deals with the results of subjecting particles to forces.
Cenevizlilerin serbest bırakılmasını sağlama çabaları sonuç vermedi ve hapishanede öldü.Genoese efforts to procure his release were rebuffed and he died in prison.
Hazırlama, bir kişinin yanlış beyanlar altında bilgilere maruz bırakılmasını içerir.Priming involves the exposure of a person to information under false pretenses.
Esad, Kasım 2000'de yaklaşık 600 siyasi tutuklunun serbest bırakılmasını emretti.Assad ordered the release of some 600 political prisoners in November 2000.
Protestocular siyasi özgürlük ve siyasi mahkumların serbest bırakılmasını talep ettiler.Protestors demanded political freedom and the release of political prisoners.
Sultan eve vardığında Hançer'ın serbest bırakılmasını talep etti, ancak Fransızlar bunu reddettiler.Upon his arrival home, Sultan demanded the release of Khanjar, but the French refused.
Serbest bırakılmasının ardından Lübnan'a kaçtı.[1]Following his release, he fled to Lebanon.[11]
Kral Posa’nın ihaneti yüzünden hayal kırıklığına uğrar, oğlunun serbest bırakılmasını ister.Der König, resigniert und bitter enttäuscht vom Verrat Posas, erscheint, um seinen Sohn freizugeben.
2000'li yıllarda kulüp resmî olarak taraftarlardan Yahudi simgelerinin bırakılmasını talep etmiştir.Der Verein versucht daher seit dem Jahr 2000, von dem jüdischen Image loszukommen.
Serbest bırakılmasının ardından bu dönemde devrimci faaliyetlerine devam etti.À sa libération, il reprit ses activités révolutionnaires.
Augustus çocuğu reddetmiş ve terk edilmesini ya da ölmesi için dağa bırakılmasını emretmişti.Augusto rechazó al niño e hizo que lo abandonaran, en una montaña para que muriera.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Aterrado, Walter ordena que liberen a Luisa.
İmparatoriçe Pyotr'un masumiyetine inandırılmıştır ve Pyotr'un serbest bırakılmasını emreder.Catalina II está convencida de la inocencia de Piotr y ordena su liberación.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.Una somma di 120 000 monete d'oro fu versata per il pagamento della libertà dei prigionieri.
Serbest bırakılmasının ardından bu dönemde devrimci faaliyetlerine devam etti.In seguito alla sua scarcerazione riprese le sue attività rivoluzionarie.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Напуганный Вальтер приказывает освободить Луизу.
Taraflardan biri Şalit’in Hamas koşullarıyla bırakılmasını destekledi.Один лагерь поддерживал освобождение Шалита на условиях ХАМАСа.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.عندما فقط وعد المهدي بدفع 120،000 ريال لهم انسحبوا.
Serbest bırakılmasının ardından bu dönemde devrimci faaliyetlerine devam etti.Logo após sua libertação, voltou às atividades revolucionárias.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.Uma soma de 120 000 peças de ouro foi paga pela liberdade dos prisioneiros.
Ufuk Ceylan'nın kadro dışı bırakılmasının ardından Manisaspor'a transfer olmuştur.É o novo alcalde de Portozás depois de que Célia se vaia da vila.
Augustus çocuğu reddetmiş ve terk edilmesini ya da ölmesi için dağa bırakılmasını emretmişti.Augusto rejeitou a criança e ordenou que ela fosse exposta (deixada para morrer).
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.In 1935 verzoekt Seldte om van zijn officiële verantwoordelijkheden te worden verlost, maar Hitler weigert.
Augustus çocuğu reddetmiş ve terk edilmesini ya da ölmesi için dağa bırakılmasını emretmişti.Augustus wees het kindje af en beval het jonge kind achter te laten op een berghelling om er te sterven.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.W 1935 poprosił o zwolnienie go z urzędów, jednak Hitler odmówił mu.
Çar 4. İvan, cesetleri nehre atmak üzere sokakta bırakılmasını emretti.Car rozkazał, by leżące na ulicach trupy wrzucać do rzeki.
Avusturya Hükûmeti mültecilerin serbest bırakılmasını protesto ettiyse de ehemmiyet verilmedi.Z uwagi na ściganie powstańców przez władze austriackie postanowił emigrować.
Augustus çocuğu reddetmiş ve terk edilmesini ya da ölmesi için dağa bırakılmasını emretmişti.Augustus dítě odmítl a nařídil, aby bylo odvrženo nebo ponecháno na horském úbočí zemřít.
Bu tehdiitten korkan Walter Luisa'nın serbest bırakılmasını emreder.Φοβισμένος, ο Βάλτερ διατάζει την απελευθέρωση της Λουίζας.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.120.000 lempengan emas dibayarkan untuk kebebasan tahanan itu.
27 Mayıs 2011, Deauville Bildirgesinde, G8 üyeleri, Şalit’in serbest bırakılmasını istedi.Trong Tuyên bố Deauville tháng 5 năm 2011, G8 yêu cầu thả Gilad Shalit.
Bırakılmasını bekleyen destekçileri onu evinin dışında bekliyordu.Muốn đàn ca phải chờ khi anh ấy vắng nhà.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.1935年にはヒトラーに辞職の許可を願い出ているが、却下されている。
Kız kardeşi Licia buraya gelmiş, serbest bırakılmasını istemiş ancak bir sonuç alamamıştır.エレオノールは娘の解放を願ったが、実現されなかった。
Bırakılmasını bekleyen destekçileri onu evinin dışında bekliyordu.而剛剛斥責她的人從屋裡往外監視她。
İmparatoriçe Pyotr'un masumiyetine inandırılmıştır ve Pyotr'un serbest bırakılmasını emreder.女皇已经确信了彼得的清白并命令了将他释放。
Macellan vasiyetnamesinde, köle olan Malay tercümanının özgür bırakılmasını istemişti.В своето завещание Магелан записва, че неговият малайски преводач трябва да бъде освободен след смъртта му.
Serbest bırakılmasının ardından bu dönemde devrimci faaliyetlerine devam etti.Излизайки на свобода, той отново продължава своята революционна дейност.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.През 1935 г. Хитлер отхвърля молбата му за оставка.
Macellan vasiyetnamesinde, köle olan Malay tercümanının özgür bırakılmasını istemişti.Magelanas buvo nurodęs, kad malajų kalbos vertėjas atgautų laisvę.