bıktı ile cümle
bıktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.50
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Siz Homunculus'lara bu soruyu sormaktan bıktım.Olen kyllästynyt kysymään tätä Homunculuseilta.
Siz Homunculus'lara bu soruyu sormaktan bıktım.Sono stufo di fare questa domanda a voi Homunculi.
Siz Homunculus'lara bu soruyu sormaktan bıktım.Ya estoy harto de haceros la misma pregunta, Homúnculi.
Siz Homunculus'lara bu soruyu sormaktan bıktım.Έχω βαρεθεί και κουραστεί να θέτω αυτό το ερώτημα σε Χομάνκιουλους.
Siz Homunculus'lara bu soruyu sormaktan bıktım.Мне уже надоело задавать тебе, гомункулу, этот вопрос.
Sizi beklemekten bıktım.Estou farto de esperar por ti.
Sizi beklemekten bıktım.Jag blev trött på att vänta.
Sizi beklemekten bıktım.Jeg blev træt af at vente.
Sizi beklemekten bıktım.Me he cansado de esperarte.
Sizi beklemekten bıktım.Mi sono stufato di aspettarvi.
Sizi beklemekten bıktım.Väsyin odottamaan teitä.
Sizi beklemekten bıktım.Zmęczyło mnie czekanie.
Sizi beklemekten bıktım.Βαρέθηκα να σας περιμένω.
Sizi beklemekten bıktım.Я устал вас ждать.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım."Estoy cansada de que vengan aquí a acosarnos... mientras sus hijos duermen tranquilos en sus casas".
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.Ik ben het beu dat jullie ons hier komen lastigvallen, terwijl jullie kinderen thuis vredig slapen.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.J'en ai marre de vous, qui venez nous harceler, alors que vos enfants dorment tranquillement chez vous.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.Jestem zmęczona waszą obecnością, waszym nachodzeniem, gdy wasze dzieci bezpiecznie śpią w waszych domach.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.당신네 애들은 편히 자는 동안 우리를 찾아와 괴롭히는 데 아주 넌더리가 났다고.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.M-am săturat că veniţi aici, hărţuindu-ne, în timp ce copiii voştri dorm liniştiţi la voi acasă.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.Sono stanca di avervi qui, a tormentarci, mentre i vostri bambini dormono in pace nelle vostre case.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.Tôi quá mệt mỏi với việc các anh cứ đến đây, quấy rầy chúng tôi, khi con cái các anh đang ngủ yên trong nhà.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.Омръзна ми да идвате тук и да ни тормозите, докато вашите деца спят мирно в домовете ви.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.Я устала от ваших набегов и оскорблений, когда ваши дети спят мирно в ваших домах.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.נמאס לי שאתם באים לכאן, מתנכלים לנו, בזמן שילדכם ישנים בשלווה בבתיכם.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.انا تعبت من مجيئكم هنا، والتحرش بنا، بينما ينام الأولاد بسلام في المنازل.
Sizin çocuklarınız evinizde yatıp uyurken buraya gelip bizi rahatsız etmenizden bıktım.あんた達が家に来て 私達に嫌がらせをする事にうんざりしているんだ 彼はここにいるけど 連れて行けないよ
Şov işinden bıktım.Moi, j'en ai ras-le-bol de ce métier.
Şov işinden bıktım.Меня уже тошнит от артистической работы.
Uşşo sınıfından bıktık usandık. İdarelerinden de bıktık usandık.نحن مرضى ونشعر بالتعب من فئة الهش وأنظمة حكمهم .
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.En soms alleen wanneer u ziek van een zaak, dan heb je te laten vallen voor een tijdje.
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.És van úgy, hogy csak miután már torkig vagy valamivel...csak azután dobod el egy időre.
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.Et parfois c'est seulement quand quelque chose te rend malade que tu dois le laisser tomber pour un moment.
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.Și uneori, numai după ce ți se face silă de un lucru, atunci vei renunța la el pentru un timp.
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.Und manchmal musst du eine Sache erst eine Weile fallenlassen, wenn du sie satt hast.
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.Και κάποιες φορές μόνο όταν βαριέσαι κάτι, τότε θα πρέπει να το αφήσεις για λίγο.
Ve şirket bundan bıktı,A cégnek ebből elege lett, és azt mondták:
Ve şirket bundan bıktı,A empresa fartou-se disso e disse.
Ve şirket bundan bıktı, "Bu versiyonda bir şey yapmayacağız ama doğru çalıştığından emin olacağız" dediler.La compañía se hartó y dijeron, "En la nueva versión, sólo nos aseguraremos de que sea completamente preciso"
Ve şirket bundan bıktı,Eén op de 20 woorden is dus fout -- en stopten het in een la. Het bedrijf was het zat.
Ve şirket bundan bıktı,Firma miała tego dość, więc powiedzieli:
Ve şirket bundan bıktı,그래서 서랍에 넣고 안썼죠. 회사는 이것에 질려서
Ve şirket bundan bıktı,Și compania s-a saturat așadar au spus.
Ve şirket bundan bıktı,Και η εταιρεία το βαρέθηκε αυτό, και έτσι είπαν:
Ve şirket bundan bıktı,Компании это надоело, так что они сказали:
- Yeter artık! Çok üzgünüm, sizi bıktırdım.Je suis désolé de vous avoir fatiguée.
- Yeter artık! Çok üzgünüm, sizi bıktırdım.- Tut mir Leid, dass ich Sie ermüde.
Yetti bu kadar bıktım artıkJ'en ai eu assez
Yetti bu kadar bıktım artıkMám toho dosť teraz som to dosť
Yetti bu kadar bıktım artıkMi-a ajuns acum m-am saturat