bıçak ile cümle

bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bıçaktan korkarım.I'm afraid of knives.
Eti kör bir bıçakla kesmeye çalıştı.She tried to cut the meat with a dull knife.
Eti körelmiş bir bıçakla kesmeyi denedi.He tried to cut the meat with a dull knife.
Muzu bıçakla dilimledi.He sliced the banana with a knife.
Ona keskin bir bıçak gerekiyor.He needs a sharp knife.
Masada çatal bıçak var mı?Are there forks and knives on the table?
Bıçak ve çatalla ye.Eat with knife and fork.
Evet, bıçak ve çatalla yedi.Yes, he ate with knife and fork.
Yazar Salman Rushdie, New York'ta bir konuşma öncesinde bıçaklandı.Author Salman Rushdie was stabbed in New York before a speech.
Yazar Salman Rushdie, New York'taki bir konuşma öncesinde bıçaklandı.Author Salman Rushdie was stabbed in New York before a speech.
Bıçak o kadar derin kesiyordu ki, neredeyse zavallı adamın başını kesecekti.The knife cut so deep that it almost decapitated the poor man.
Robert, Martha'ya bıçakla saldırdı.Robert attacked Martha with a knife.
Robert bir bıçakla Martha'ya saldırdı.Robert attacked Martha with a knife.
Tom'un parmak izleri bıçakta bulunanlarla eşleşiyordu.Tom's fingerprints matched those found on the knife.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.Both men were killed with kitchen knives.
Uzun Bıçaklar Gecesi Alman hükümeti için bir dönüm noktasıydı.The Night of the Long Knives was a turning point for the German government.
Bu arada, şehir genelinde, Sam ve Lila Loomis bir saldırgan tarafından bir bıçakla öldürüldü.Meanwhile, across town, Sam and Lila Loomis are murdered by an assailant with a knife.
1934 - Uzun Bıçaklar Gecesi Ernst Röhm'ün ölümüyle sona erdi.1934 – The Night of the Long Knives ends with the death of Ernst Röhm.
Tişçenko' nun vücudunda 40 ayrı bıçak yarası vardı ve 3 Kasım tarihinde cesedi bulundu.Tishchenko's body—bearing 40 separate knife wounds—was found on 3 November.
Uzun Bıçaklar Gecesi (1962), Britanya'nın politik tasfiyesidir.Night of the Long Knives (1962), a political purge in Britain.
Yaşanan boğuşmada, G-Unit rapçisi Young Buck saldırganı bıçakladı.In the resulting scuffle, then-G-Unit rapper Young Buck stabbed the man.
Alt tarafta bulunan bıçak sabittir ve üst bıçak sabit olan alt bıçağa karşı çalışır.The bottom knife is fixed and the upper knife works against the fixed one.
Üç bıçak darbesi ile tabloda her iki İvan'ın yüzlerinini kesti.With three knife blows, he cut through the faces of both Ivans.
Genellikle kurbanları ile yakın teması gerektirecek silahlar seçerler; bıçak veya çıplak el gibi.They usually use weapons that require close contact with the victims, such as knives or hands.
Sefer Zerubbabel, Pers Kralı Shiroi'nin, Nehemiah ben Hushiel ve İsrail'i bıçaklamasını belirtir.The Sefer Zerubbabel states that Shiroi King of Persia will stab Nehemiah ben Hushiel and Israel.
Dame Helen Mirren, sesi için "bal ya da gizli bir bıçak önerebilir" dedi.Dame Helen Mirren said his voice "could suggest honey or a hidden stiletto blade."
Ekim 1980 yılında São Paulo'da Wagner'in göğsünde bir bıçak bulundu.In October 1980, Wagner was found with a knife in his chest in São Paulo.
Jason Statham (Lee Christmas): Bıçak atışlarında ustadır.Jason Statham as Lee Christmas: The team's knife expert.
Eylül 1979'da İzmir Efes Oteli'ne girerken bir saldırgan tarafından bacağından bıçaklandı.In September 1979 she was stabbed in the leg by an attacker while entering the İzmir Efes Hotel.
Ama içinde ruhun belleğinde bıçaklanmaya devam edecek."But inside the memory will remain stabbed in their soul."
Kitabın Japon çevirmeni Hitoshi Igarashi 11 Temmuz 1991 tarihinde bıçaklanarak öldürülmüştür.Hitoshi Igarashi, his Japanese translator, was stabbed to death on 11 July 1991.
Tam kalbimin ortasına bir bıçak saplamış gibisin.It was like a knife in my heart.
30 Haziran-2 Temmuz - Almanya'da Uzun bıçaklar gecesi vuku buldu.June 30 Night of the Long Knives in Germany.
Genellikle hamile ya da emziren bir çakal, bıçak kullanan bir çakal olarak tasvir edildi.She was often depicted as a pregnant or nursing jackal, a jackal wielding knives.
Bir bıçak çekip karısını tehdit eder ama Beppe hemen bıçağı elinden alir.He threatens her with a knife, but Beppe disarms him.
Margaret aniden Carrie'yi arkasından bıçaklar.After the talk, Margaret stabs Carrie in the back with a knife.
Cadı, Walter'a bir bıçak verir ve Danny'yi kurban etmeye zorlar.The witch wants to use Walter to get and sacrifice Danny.
İspanya'da navaja sözcüğü genelde tüm katlama bıçaklar için kullanılır.In Spain, the term navaja is often used to generally describe all folding-blade knives.
Bunu öğrenen Pusat kendisine saldırınca onu bıçaklayarak ağır yaralanmasına sebep oldu.When he tried to pull it up, he found it to be heavy.
Kafasına bir kılıç darbesi almıştır ve 23 kez bıçaklanmıştır.He was killed by a sword wound to the head and was stabbed 19 times.
Alex'in parmak izleri artık bıçaktadır.The pressure for Alex is on.
Bıçak, gerçek bıçak ve kan kandır.”"Blood And Guts, And Blood, And Blood".
Ahular o kadar güzel işlenmişlerdir ki yontma taş plakalarının arasına bıçak sırtı bile sığmaz.Many junctions are so perfect that not even a knife fits between the stones.
Her bıçak kendi hamonu ve hadasına (dövülme izleri) göre kıyaslandığında farklıdır.Each cube is rotated by an equal (and opposite, within a pair) angle θ.
Ve Bıçak Ali geri döndü!Oh, and Of Course, The Narrator is back.
Rubidyum metali bıçak ile kesilebilecek kadar yumuşak bir metaldir.Lithium metal is soft enough to be cut with a knife.
Bir bıçak tek ya da çift ağızlı olabilir.The lanes can have either single or double arms.
Bu bıçak orta sınıf şeytanları öldürebilmektedir.He has the potential for demon-type classes.
Martha Tabram ise 7 Ağustos 1888 tarihinde 39 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür.Tabram was killed on 7 August 1888; she had suffered 39 stab wounds.
Baxter, kadına arkasından yaklaşıp bıçakla tehdit etmiştir.Undeterred, he still threatens it with a knife.
Gillette Sensor : 1990 yılında piyasaya çıktı ve ilk yaylı bıçaklı tıraş bıçağıydı.Gillette Sensor debuted in 1990, and was the first razor to have spring-loaded blades.
Bıçaklar çekilir ve sahne başlar.The curtain raises and the show starts.
Çelik bıçaklarını sapladıkları halde 'hayvanı' (yabani içgüdülerini ya da ruhlarını) öldüremezler.Neither of them is able to defeat his opponent, and Iron Monkey escapes.
Perdeye elinde bıçak taşıyan bir gölge düşer.It tapered to a knife-edge at the tail.
Bu dört şövalye Becket'i katedral içinde dua ederken buldular ve onu bıçaklayarak öldürdüler.Four knights took it literally and murdered Becket in his own cathedral.
İki çocuğunu bıçaklayıp öldürdüğünü bağırarak ilan eder.He admitted he kidnapped and murdered the three girls.
Pohlistova' yı ormanlık bir alanda 38 kez bıçakladı.There, Fabiánová stabbed him 38 times in the bathroom with a knife.
Wolverine Phoenix'i bıçaklarıyla öldürmek zorunda kalır.Carter kills Philston with his knife.
Bu başarısızlık, Bıçak 3 cinayetlerinin işlenmesine yol açmıştır.This incident resulted in the loss of three crewmen's lives.
Orijinal bir Japon santoku bıçağı oldukça dengeli bir bıçak olarak kabul edilmektedir.The Santoku Knife is basically a Japanese style chef's knife.

İlgili Sayfalar