bıçak ile cümle

bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Japonya'da yapılmış çok fonksiyonlu bir bıçak bu.Это нож Global, сделанный в Японии.
Japonya'da yapılmış çok fonksiyonlu bir bıçak bu.זה סכין חיתוך של גלובל שנעשה ביפן.
Japonya'da yapılmış çok fonksiyonlu bir bıçak bu.إنها إحدى سكاكين جلوبال، صنعت في اليابان
Japonya'da yapılmış çok fonksiyonlu bir bıçak bu.まずこの形 見ているだけでも素晴らしい
Jeeves çay süzülür. Eski Chiswick geri yüklemek için bir bıçak aldı onun doku ve başını salladı.Jeeves는 차 같이 필터링. 이전 Chiswick 복원에에 일격을했다
Jeeves çay süzülür. Eski Chiswick geri yüklemek için bir bıçak aldı onun doku ve başını salladı.تمت تصفيتها في جيفيس مع الشاي. استغرق القديمة Chiswick طعنة في ذلك لاستعادة
Jeeves çay süzülür. Eski Chiswick geri yüklemek için bir bıçak aldı onun doku ve başını salladı.彼の組織、そしてうなずいた。 "恐ろしい国、ミスターウー!
Jonah, başka bir bıçak bulunuyor.Iona, asta e altă lovitură de cuţit.
Jonah, başka bir bıçak bulunuyor.Jonah, to je druga zabodel.
Jonah, başka bir bıçak bulunuyor.Jónás, ez egy másik stab.
Jonah, başka bir bıçak bulunuyor.Jonáš, to je další bodnout.
Joseon hayaletinin ağzında bıçakla ve gözlerinden kan akarken, herkesin ödü kopar!Khi ma Joseon ngậm dao bằng môi và mắt chảy máu, mọi người đều sợ chết khiếp đấy.
Joseon hayaletinin ağzında bıçakla ve gözlerinden kan akarken, herkesin ödü kopar!Quand il tient un couteau dans la bouche et verse des larmes de sang, quiconque le voit meurt de peur !
Joseon hayaletinin ağzında bıçakla ve gözlerinden kan akarken, herkesin ödü kopar!Чосонския има кама между устните и очите са и кръвясали!
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.쥴리아 차일드를 흉내낸 1970년의 댄 아크로이드가 어디서 그 자신을 찌르는 개그에 대한 생각을 얻었는지 이 멋진 슬라이드에서 알 수 있겠군요.
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.Дан Айкройд през 70-те да прави имитации на Джулия Чайлд, може да види откъде той взе идеята.
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.دان أيكرويد في السبعينيات يمثّل دور جوليا الطفل سيعرفوا من أين أتى بفكرة طعن نفسه بهذه الشريحة الرائعة.
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.このスライドを見て、「自分を刺そう!」と思いついただろう (笑)
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.丹‧艾克洛德扮茱莉亞‧查爾德嘅話 睇到呢張圖你就知點解佢有咁嘅諗頭
Kanzi, yeterince keskin olduğunu düşündüğü bir parçayı seçiyor. Dayanıklı post, bıçakla bile zor kesilir.固い毛皮はナイフを使っても 切るのは困難です
Karnımda bıçaklarla, olacak gibi değil.Dacă am cuţite în stomac, n-o să mă prea bucur.
Karnımda bıçaklarla, olacak gibi değil.Dat zal me niet opbeuren als ik messen in mijn maag heb.
Karnımda bıçaklarla, olacak gibi değil.Mit Messern im Bauch ist das Wetter sowieso egal.
Karnımda bıçaklarla, olacak gibi değil.Pár késsel a hasamban nekem már teljesen mindegy, milyen meleg van.
Karnımda bıçaklarla, olacak gibi değil.S nožem v břichu, to bude to poslední, co mě bude zajímat.
Karnımda bıçaklarla, olacak gibi değil.Δεν με νοιάζει και πολύ αυτό, αν έχω μαχαίρια στο στομάχι μου.
Karnımda bıçaklarla, olacak gibi değil.С нож в корема няма да усетя ни топло, ни студено.
Karnımda bıçaklarla, olacak gibi değil.С ножом в животе уже все равно, хорошая погода или нет.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Beleharapott a végén kegyetlenül, mielőtt Kemp találtak egy kést, és átkozott, ha a külső levél lazult.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Dia menggigit kejam sebelum akhirnya Kemp bisa menemukan pisau, dan mengutuk ketika luar daun longgar.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Er biss Ende brutal vor Kemp ein Messer finden konnte, und verflucht, wenn die äußere Blatt gelockert.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Han bet i slutet brutalt innan Kemp kunde hitta en kniv och förbannade när de yttre blad lossnade.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Hän puri loppuun raa'asti ennen Kemp voisi löytää veitsi ja kirosi kun ulompi leaf löystynyt.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Hij beet het einde wreed voordat Kemp kon een mes vinden, en vervloekt bij de buitenste blad los.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.그는 켐프가 칼을 찾을 수 전 잔혹하게 끝을 물었 저주 때 외부 나뭇잎이 느슨하게.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Kousl do konce, než divoce Kemp mohl najít nůž, a zaklel, kdyz vnější list uvolnil.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Ugriznil koncu okrutno, preden bi lahko Kemp našli nož, in preklet, če zunanji leaf popustiti.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Ugryzł koniec brutalnie przed Kemp mógł znaleźć noża, i przeklinał gdy zewnętrzne liść poluzowane.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Uhryzol do konca, ako divoko Kemp mohol nájsť nôž, a zaklial, keď vonkajšia list uvoľnil.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Він вкусив кінці звірячому до Кемп міг знайти ніж, і проклятий, коли зовнішня листя ослаблені.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Он укусил конце зверски до Кемп мог найти нож, и проклят, когда внешняя листья ослаблены.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.Той зверски малко в края, преди Kemp да намери ножа, и проклет, когато външната листо разхлабени.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.بت انه بوحشية قبل نهاية كيمب يمكن العثور على سكين ، ولعن عندما الخارجي خففت نبات.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.葉は緩め。 、彼の口、のど、咽頭および鼻腔、それは彼にタバコを見て変だった
Kendimi savunmaya çalışıyordum, sense sarhoş halinle bana bıçak çektin.Dat was zelfverdediging. Je was dronken en had een scheermesje.
Kendimi savunmaya çalışıyordum, sense sarhoş halinle bana bıçak çektin.Én magamat védtem. Nálad borotva volt, és részeg voltál.
Kendimi savunmaya çalışıyordum, sense sarhoş halinle bana bıçak çektin.Estaba defendiéndome, tenías una navaja, y estabas ebria... ...¡con una navaja y furiosa!
Kendimi savunmaya çalışıyordum, sense sarhoş halinle bana bıçak çektin.Estava a defender-me! Tu tinhas uma faca e estavas bêbeda! Com uma faca e furiosa!
Kendimi savunmaya çalışıyordum, sense sarhoş halinle bana bıçak çektin.Je ne faisais que me défendre. Tu tenais un rasoir et tu étais soûle! Avec un rasoir et ta colère...
Kendimi savunmaya çalışıyordum, sense sarhoş halinle bana bıçak çektin.Mă apăram. Aveai o lamă şi erai beată... ... cu o lamă şi furioasă!
Kendimi savunmaya çalışıyordum, sense sarhoş halinle bana bıçak çektin.كنت أدافع عن نفسي كان معك سكيناً و كنت سكرانة مع سكين وغضب
Kendimi yaralamakla ilgili cidi bir problemim olduğu için evdeki bütün çatal bıçaklar saklanmıştı.that most of the cutlery in the house had been hidden, so I ended up arming myself with a plastic fork,
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Eikö hän halua iskeä Kimbleen läpi?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Ele está relutante em trespassar o Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Esita a pugnalare Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Nie chciał dźgnąć Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?No quiere atacarle si tiene que atravesar a Kimblee.
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Ville han ikke også såre Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Vill han inte skada Kimbly också?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Διστάζει να κεντρίσει τον Κίμπλι;

İlgili Sayfalar