bıçak ile cümle

bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu tarafta bıçak var.Lassen Sie sich diese stab auf der Seite.
Bu tarafta bıçak var.Legyen ez a stab oldalán.
Bu tarafta bıçak var.Onko tämä puukottaa sivussa.
Bu tarafta bıçak var.Tener esta arma blanca en el lado.
Bu tarafta bıçak var.Ter essa facada no lado.
Bu tarafta bıçak var. Tony, bana silah verir.측면이 찔러 있습니다. 토니, 총을 줘.
Bu tarafta bıçak var. Tony, bana silah verir.האם זו דקירה בצד. טוני, תן ​​לי את האקדח שלך.
Bu tarafta bıçak var. Tony, bana silah verir.私の銃? はい、あなたの銃。
Bu tarafta bıçak var.Už to stab na straně.
Bu tarafta bıçak var.Už to stab na strane.
Bu tarafta bıçak var.Έχετε αυτό το πλήγμα στην πλευρά.
Bu tarafta bıçak var.Имате това хладно оръжие от страната.
Bu tarafta bıçak var.Имейте это удар по стороне.
Bu tarafta bıçak var.Майте це удар по стороні.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Bez znieczulenia, starym, zardzewiałym nożem, nie jest łatwo.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...C'est une pratique, sans anesthésie, avec un vieux couteau rouillé, et ça a été très dur.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Det genomförs, utan bedövning, med en rostig gammal kniv, och det var svårt.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...È messo in pratica senza anestesia. Con un vecchio coltello arruginito, ed è stato difficile.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...É praticado sem anestesia. É uma faca velha e enferrujada e foi difícil.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Es wird praktiziert, es gibt keine Betäubung, es ist ein altes, rostiges Messer, und es war schwer.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Het gebeurt zonder verdoving, met een oud roestig mes. Het was moeilijk.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Je to zvyk, žádná anestezie, jen starý, rezavý nůž. A bylo to těžké.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Không thuốc gây tê và với một con dao cũ gỉ sét, và chuyện đó thật đau đớn.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...흔한 방식인데, 마취도 없고 녹슬고 오래된 칼이 사용되었고, 힘들었어요.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Namun ini merupakan kebiasaan kami, tanpa bius, dengan pisau yang sudah berkarat, dan sangatlah sakit.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Se practică fără anestezie, cu un cuțit ruginit, a fost dificil.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Se practica, sin anestesia, con un cuchillo viejo y oxidado, y fue difícil.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Stále sa to robí, bez anestézie, je to starý hrdzavý nôž. Bolo to ťažké.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Γίνεται χωρίς αναισθητικό, είναι ένα σκουριασμένο παλιό μαχαίρι, και είναι επώδυνο.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Обряд проходить без будь-якого наркозу, старим іржавим ножем, і це дуже важко.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Това се прави без упойка, с ръждясал стар нож. Беше трудно.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...Эта процедура широко практикуется, без наркоза, ржавым ножом... Было тяжело.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...עושים את זה בלי הרדמה. זו סכין ישנה וחלודה,
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...هو يمارس، هو ليس التخدير، أنها سكين قديمة صدئة، وكان من الصعب.
Bu yapılıyor, anestezi olmadan, paslı eski bir bıçakla, zor zamanlardı...とてもつらいものでした 私は幸運でした 多くの母親がしないことを
Büyük balığın 1/2kg'lık bir porsiyonu ile başlayalım. Bir bıçak alın ve dört parçaya bölün.Берем полкило этой рыбы, достаем нож и делим на 4 порции.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Ich wusste nicht, wie man das Besteck verwendet.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Ik wist niet welk bestek je moest gebruiken.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Je ne savais pas comment utiliser les couverts.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.저는 날붙이류를 어떻게 사용해야 하는지 몰랐고
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Não sabia como usar os talheres.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Nem tudtam használni az evőeszközöket.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Nevěděla jsem, jak používat příbor.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Nevedela som, ako používať príbor.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Nisem znala uporabljati pripora.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.No sabía cómo usar los cubiertos.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Nu ştiam să folosesc tacâmurile.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Saya tidak tahu etika di meja makan.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Tôi không biết cách dùng thìa dĩa.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Δεν ήξερα πως να χρησιμοποιώ τα μαχαιροπίρουνα.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Не вміла користуватися виделкою і ножем.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Не знаех как да използвам приборите за хранене.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.Я не знала, как пользоваться столовыми приборами.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.לא ידעתי איך משתמשים בסכו"ם.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.لم أكن اعرف كيف استعمل ادوات المائدة.
Çatal bıçak kullanmayı bilmiyordum.ワインについて何を語ればよいか知りませんでした
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Estamos al límite durante gran parte del tiempo.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Estamos no limite durante uma grande parte do tempo.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Hầu hết thời gian chúng tôi đều phải đối diện với hiểm nguy.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Ingerültek vagyunk az idő nagyrészében.

İlgili Sayfalar