büyüyorlar ile cümle
büyüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuklar büyüdükçe roketler de büyüyorlar.Και τα αγόρια μεγαλώνουν κι οι πύραυλοι μεγαλώνουν. (Γέλια)
Çocuklar büyüdükçe roketler de büyüyorlar.Мальчики растут, растут и их ракеты.
Çocuklar büyüdükçe roketler de büyüyorlar.Момчетата стават по-големи, и ракетите стават по-големи.
Çocuklar büyüdükçe roketler de büyüyorlar.Хлопчики ростуть, ростуть і їх ракети.
Çocuklar büyüdükçe roketler de büyüyorlar.והילדים גדלים וגדלים, והטילים גדלים.
Çocuklar büyüdükçe roketler de büyüyorlar.والأولاد يصبحوا أكبر، والصواريخ أكبر
Çocuklar büyüdükçe roketler de büyüyorlar.するとエンジンを使い
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?Ben ik gelukkig?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?Bin ich glücklich?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?Czy jestem szczęśliwy?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?Er jeg lykkelig?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?¿estoy bien?, ¿soy feliz?, ¿mis hijos están creciendo bien?,
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?"Jól vagyok?" "Boldog vagyok?" "A gyerekeimet megfelelően nevelem?"
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?Jsem šťasten?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?나는 괜찮은가? 나는 행복한가? 내 아이들은 잘 자라고 있나?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?"Sto bene?" "Sono felice?" "I miei figli stanno crescendo bene?"
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?Sunt fericit?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?Дали съм щастлив?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?Чи мені добре? Чи я щасливий?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?האם טוב לי? האם אני שמח? האם הילדים שלי גדלים נכון?
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?هل انا مرتاح؟ سعيد؟ وأطفالي يكبرون بشكل سليم، أليس كذلك؟
Çocuklarım düzgün büyüyorlar mı?しているのです
Çok çabuk büyüyorlar.Elles poussent vite, les mauvaises herbes !
Çünkü çok hızlı büyüyorlar ve çok ucuzlar.- fordi de er hurtige og billige.
Çünkü çok hızlı büyüyorlar ve çok ucuzlar.나도 선형 펜스를 만들었을 것입니다.
Çünkü çok hızlı büyüyorlar ve çok ucuzlar."porque são muito rápidas e são muito baratas.
Çünkü çok hızlı büyüyorlar ve çok ucuzlar.הם מאוד מהירים ומאוד זולים
Çünkü çok hızlı büyüyorlar ve çok ucuzlar.لأنها سريعة الاستعمال, و ثمنها بخس
Çünkü çok hızlı büyüyorlar ve çok ucuzlar.時間がかからないし わらも少しで済む」
Hepsi yerel halk için olan ürünler, ama ağaçlar da aralarda hızla büyüyorlar.Cały plon jest dla lokalnej społeczności. Drzewa też rosną szybko.
Hepsi yerel halk için olan ürünler, ama ağaçlar da aralarda hızla büyüyorlar.바나나, 파파야등 지역주민을 위한 온갖 곡물을 같이 심었죠 그럼에도 나무들은 빠르게 자랐습니다
Hepsi yerel halk için olan ürünler, ama ağaçlar da aralarda hızla büyüyorlar.אנחנו שותלים את הנבטים, מעורבים בבננות, פפאיות, וכל היבולים עבור האנשים המקומיים,
Hepsi yerel halk için olan ürünler, ama ağaçlar da aralarda hızla büyüyorlar.مختلطة مع الموز، البابايا، كل المحاصيل للناس المحلية، ولكن الأشجار تنموا سريعاً بين ذلك أيضاً.
Hepsi yerel halk için olan ürünler, ama ağaçlar da aralarda hızla büyüyorlar.木々がどんどん大きくなります。 そして3年後、137種の鳥類の住処となるのです。
Kosaku'dan bir mektup aldım. Büyüyorlar.Byłeś dyskretny, więc nigdy niczego nie podejrzewał.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarCes trois secteurs et leurs sous-catégories sont entremêlés, connectés et s'élargissent
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarDessa tre sektorer och deras delsektorer sammanflätas, förändras, förstoras
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarDiese drei Bereiche und ihre Unterbereiche verschmelzen miteinander, verwandeln sich und wachsen.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarEsas tres áreas y sus subsectores están entrelazadas, cambiando, creciendo
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarEz a három szektor és alszektoraik egybefonódnak, átalakulnak, nőnek.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarKetiga sektor itu dan berbagai sub-sektornya saling terkait, saling mempengaruhi, dan tumbuh bersama.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlar이 세 분야와 그 아래 하위 분야가 서로 뒤얽히고, 변형되며, 점점 그 범위는 넓어지고 있습니다.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarЭти три сектора, а также их подсекторы переплетаются, трансформируются и разрастаются
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarשלושת המגזרים האלה והתת-מגזרים שלהם משתלבים, משתנים ומתרחבים
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.그들은 파일, 비디오 게임, 지식 등을 공유하면서 자라났습니다. 그것은 그들의 제 2의 천성입니다.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Crescono condividendo - file, video game, conoscenza è la loro seconda natura.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.De växer upp i en kultur där man delar filer, dataspel, kunskap; det är självklart för dem.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Dorastają dzieląc się -- filmami, grami, wiedzą; to dla nich druga natura.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Eles estão a crescer partilhando — ficheiros, videojogos, conhecimentos. Para eles é uma segunda natureza.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Están creciendo con intercambio de archivos, videojuegos, de conocimiento; es natural para ellos.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Eu au crescut distribuind -- fișiere, jocuri video, cunoaștere, este o a doua natură pentru ei.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Họ đang lớn lên chia sẽ -- dữ liệu, trò chơi, kiến thức, đó là bản năng thứ hai của họ.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Rostou a sdílí -- soubory, video hry, vědomosti, považují to za samozřejmost.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Sie wachsen auf und teilen -- Dateien, Videospiele, Wissen; das ist ihnen in Fleisch und Blut übergegangen.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Vyrastajú zdieľajúc -- súbory, video hry, poznanie; považujú to za prirodzenosť.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Zij groeien op met delen -- bestanden, video spellen, kennis; Het is als een tweede natuur voor hen.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Μεγαλώνουν μοιραζόμενοι - αρχεία, ηλεκρονικά παιχνίδια, γνώση. Είναι δεύτερη φύση γι 'αυτούς.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Они растут и привыкают делиться — файлами, видеоиграми, знаниями; это их вторая натура.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Те израстват споделяйки - файлове, видео игри, знания: за тях това е втора природа.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.ובנינו את הגדרות ויצרנו את תחומי השליטה והפעולה הקטנים שלנו. אבל הדברים משתנים עכשיו,