büyüyecek ile cümle

büyüyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu sayfaya sığacağından emin olalım çünkü sayılar biraz büyüyecek gibi.그리고 혹시나 싶어 말하지만, 여기에 맞게 그릴 수 있어요 왜냐면 여기에 딱 맞게 큰 숫자라는 느낌이 오거든요
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.모든 예견들이 중국의 십억의 인구가 1~3퍼센트 정도 성장하리라고 말했습니다.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.1か2 もしくは3パーセント成長するでしょう これは 7か8パーセント成長します こっちはここに移動します
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Al deze voorspellingen -- deze zal groeien met een tot twee of drie procent.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Alle fremskrivningerne [siger, at] denne [milliard kun] vil vokse med én, to eller tre procent.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Alle Hochrechnungen zeigen, dass diese eine [Milliarde] [nur] ein bis zwei oder drei Prozent wachsen wird.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Allting talar för två eller tre procents tillväxt.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Kaikkien ennusteiden mukaan tämä [miljardi] tulee kasvamaan yhdestä kahteen tai kolmeen prosenttia.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Minden előrejelzés szerint, ez az egymilliárdos csoport, növekszik majd úgy egy-kettő vagy három százalékkal.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Mọi tiên đoán [đều cho rằng] khoảng một [tỷ] người này [chỉ] gia tăng với tỉ lệ 1, 2 hay 3 phần trăm.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Napovedi pravijo, da bo ta milijarda zrasla le za dva ali tri odstotke.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Se prevede că acest miliard va crește cu 1-3%.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Todas as projeções dizem que estes mil milhões vão crescer 1%, 2% ou 3%.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Todas las proyecciones: este crecerá de uno a dos o tres por ciento.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Toutes les projections -- celle la va grandir de un, deux ou trois pour cent.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Tutte le proiezioni -- questo crescerà dell'uno o due per cento.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Všechny předpovědi říkají - tihle porostou o dvě až tři procenta.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Všetky odhady - tento bude rásť o jeden až dve alebo tri percentá.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Wzrost tej grupy to 1 do 3%. Wzrost tej grupy to 1 do 3%.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Όλες οι προγνώσεις [λένε ότι] αυτό το ένα [δις] θα αναπτυχθεί [μόνο] ένα μέχρι δύο ή τρία τοις εκατό.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Все прогнозы [ведут к этому].
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.Всички прогнози -- тази ще се увеличи с един до два или три процента.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.כל ההערכות -- זו תצמח באחד עד שניים או שלושה אחוזים.
Çalışmalar gösteriyor ki bu 1 milyar sadece yüzde 2 veya 3 büyüyecekler.تشير جميع التوقعات ان هذا الجزء من العالم سوف ينمو بمقدار 2-3%
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Als ze zich vermenigvuldigen, zal hun invloed groeien in het totale Israëlisch-Palestijnse conflict.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Dan jika semuanya berlipat ganda, pengaruhnya akan tumbuh dalam keseluruhan bentrokan Israel dan Palestina.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Ha pedig sokszorozódnak, akkor az egész izraeli-palesztin konfliktusra gyakorolt befolyásuk is növekszik majd.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Jeśli się pomnożą, ich wpływ w ogólnym konflikcie izraelsko-palestyńskim będzie wzrastał.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Khi được nhân lên, ảnh hưởng của chúng sẽ lớn dần trong cuộc xung đột chung giữa Ixaren và Palextin.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Pokud budou přibývat, vzroste jejich vliv v rámci izraelsko-palestinského konfliktu.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Se se multiplicarem, a sua influência crescerá em todo o conflito israelo-palestiniano.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Şi dacă se multiplică, atunci influenţa lor va creşte în întregul conflict israelo-palestinian.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Si se multiplican, su influencia crecerá en el conjunto del conflicto israelo-palestino.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Αν πολλαπλασιαστούν, η επιρροή τους στην διαμάχη μεταξύ Ισραήλ και Παλαιστίνης, θα μεγαλώσει.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Ако те се умножат, влиянието им ще нарастне в цялостния израелско-палестински конфликт.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Если они умножатся, их влияние будет расти во всём израиле-палестинском конфликте.
Eğer çoğalırlarsa, İsrail-Filistin çatışmasının bütününde etkileri büyüyecek.Якщо зросте їхня кількість, то зросте і їх вплив на перебіг ізраїле-палестинського конфлікту.
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Áno, ale rastú rozumným tempom," povedal Plch: "nie je v tom, že smiešne spôsobom. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Ano, ale rostou rozumným tempem," řekl Plch: "není v tom, že směšné způsobem. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Có, nhưng tôi phát triển với một tốc độ hợp lý, giống chuột nưa sóc:" không trong đó vô lý thời trang. '
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Da, dar eu cresc intr-un ritm rezonabil", a spus alunarilor: "nu în faptul că ridicol moda. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Da, vendar bom velik za primerno hitrostjo," je dejal polharsko: "ne v tej smešno mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Igen, de növekszik ésszerű lépést, mondta a Mormota:" nem az, hogy nevetséges divat. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''예,하지만 합리적인 속도로 성장,'이 잠꾸러기는 말했다 : '하지 않는 것이 우스 꽝 in 패션.
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''Ja, maar ik groeien in een redelijk tempo, "zei de Zevenslaper:' niet in die belachelijke mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Ja, men jag växa i rimlig takt, sade Dormouse:" inte i det löjliga sätt. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''Ja, men jeg bliver i et passende tempo, "sagde syvsoveren:' ikke i, at latterlige mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Kyllä, mutta kasvaa kohtuullista vauhtia," sanoi pähkinähiiri: "ei sitä naurettavana muoti. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Oui, mais je croître à un rythme raisonnable, dit le Loir:" pas dans cette ridicule la mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''Sì, ​​ma io crescere a un ritmo ragionevole,' ha detto il Ghiro: 'non in quel ridicolo moda. '
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Sim, mas eu crescer a um ritmo razoável", disse o Leirão: "não na medida em que ridículo moda. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '-Sí, pero yo crezco a un ritmo razonable-dijo el Lirón: "no en el ridículo la moda. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Tak, ale rozwijać się w rozsądnym tempie, powiedział Dormouse:" nie, że śmieszne mody ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Ya, tapi aku tumbuh dengan kecepatan yang wajar," kata Dormouse itu: "tidak dalam konyol mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Ναι, αλλά αυξάνονται με ένα λογικό ρυθμό," είπε ο Τυφλοπόντικας: "Δεν σε αυτό το γελοίο μόδα ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Да, но аз растат по-разумни темпове," каза сънливец: "не в това нелепо мода. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Да, но я расти разумными темпами, сказал Соня:" не в том, что смешно моде ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Так, але я рости розумними темпами, сказав Соня:" не в тому, що смішно моді ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"כן, אבל אני לצמוח בקצב סביר," אמר נמנמן: "לא זה מגוחך אופנה. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"نعم ، لكنني تنمو بوتيرة معقولة" ، وقال الزغبة : "ليس في هذا سخيف أزياء ".

İlgili Sayfalar