büyüyü ile cümle
büyüyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Umarım büyüyüp yetişkin biri olursun.I'm hoping you'd become a VlP quickly.
Oğlunuz gerçekten büyüyüp gelişti.Your son's really grown up.
Görsel düşünenler büyüyünce ne yaparlar?What can visual thinkers do when they grow up?
Büyünce bile demiţtin. Büyüyünce bile beni kollayacađýný söylemiţtin.You said even i grow up...
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.In the womb he took his brother by the heel; and in his manhood he contended with God.
Musa büyüyünce iman sayesinde firavunun kızının oğlu olarak tanınmayı reddetti.By faith, Moses, when he had grown up, refused to be called the son of Pharaoh's daughter,
Şüphesiz o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür.Surely he is your chief who taught you magic.
Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz.He is surely your chief, who taught you magic.
Büyüyüp bir hortuma dönen burnuna, yakında bir damga vururuz.We shall brand him on the muzzle.
O size, büyüyü öğreten büyüğünüzdür.Surely he is your chief who taught you magic.
Büyüyüp erginleşince ona bilgelik ve bilgi verdik.When he reached the prime of life We gave him wisdom and knowledge.
Firavun dedi: "Ben izin vermeden ona inandınız öyle mi? O size, büyüyü öğreten büyüğünüzdür.Said Firaun, “You accepted faith in him before I permitted you!
"Beşikteyken de büyüyünce de insanlarla konuşacak ve iyilerden olacak."He shall speak to men in the cradle, and of age, and righteous he shall be.'
Onların malını israf ederek, yahut büyüyünce geri alırlar diyerek yemeyin.And do not consume it extravagantly or hastily before they grow up.
Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı.It was not Solomon who disbelieved, but it was the devils who disbelieved.
Büyüyünce ellerine alacakları düşüncesiyle o malları israfla tüketmeyin.And do not consume it lavishly and hastily lest they should grow up.
O bitkiden bir filiz, ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler, başaklar çıkarırız.We produce from it greenery from which We produce grains arranged in layers.
Ne olsa herşeyin büyüyüp çiçek açtığı bir zaman.It's the time, after all, when things grow and bloom -- a perfect analogy.
Romulus ve Remus büyüyünce Amulius'u öldürürler ve dedeleri Numitor'u tekrar başa geçirirler.When Remus and Romulus became adults, they killed Amulius and restored Numitor.
Gelişiver, büyüyüver Kendi yazgın elindeОтцы наши жили среди Ала-Тоо, Всегда свою родину свято храня.
Büyüyünce polis olmak istiyor.Er will Polizist werden, wenn er erwachsen ist.
İnsanlar büyüyüp de olgunlaşıncaya kadar anne-babalarının onlar için yaptıklarını anlayamazlar.Es gibt jene, die nicht auf ihre Herren oder Väter hören, und jene, die Fehden mit ihren Nachbarn haben.
Çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar aldılar.Die zehn Jungen wuchsen heran und nahmen Frauen von draußen.
Büyüyünce kendi restaurantını açmak istiyor.Gemeinsam versuchen sie ein eigenes Restaurant zu eröffnen.
Büyüyünce ressam olmak istiyor.Als Herausgeber Wenn ich groß bin, werd ich Dichter.
Zaman içerisinde bu yollar büyüyüp gelişmiştir.Im Laufe der Zeit entwickelte sich seine Praxis weiter und vergrößerte sich.
Büyüyünce doktor olmak istiyor.Als Kind wollte sie Ärztin werden.
Büyüyü yaptılar ve Ölüm geldi.Da gibt es die Liebe, und es gibt den Tod.
Büyüyünce itfaiyeci olmak istiyor.Wenn er erwachsen war, wollte er Zündholzmacher werden.
Michele, New Jersey Tenafly'de büyüyüp Tenafly High School'da eğitimini gördü.Sie ist in Tenafly, New Jersey aufgewachsen, wo sie auch die Highschool besuchte.
Büyüyünce avukat olmak istiyor.Quand elle sera grande, elle souhaite devenir avocate.
Her türlü büyüyü yapabilir.Il est contre tout forme de magie.
Marina büyüyüp çok güzel bir kız olur.La princesse grandit et devint une belle jeune fille.
Büyüyünce kendi restaurantını açmak istiyor.Elle espère un jour démarrer son propre restaurant.
Büyüyü yaptılar ve Ölüm geldi.Il révéla la vie et détruisit la mort.
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Veronica a grandi trop tôt, trop vite.
Kavak fidanları on beş yılda büyüyüp kesilebilir hale geliyordu.En deux ans la SODEFOR a coupé tout le bois qu’elle aurait dû couper en cinq ans.
Bu yenilikler Sheffield'in bir sanayi kenti olarak hızla büyüyüp gelişmesine yol açtı.Ces découvertes permirent à Sheffield de devenir une puissante cité industrielle en Europe.
Oğlan büyüyünce Thyestes onu Atreus’u öldürmeye yolladı.Hors de lui, Aladino veut tuer l’enfant.
Büyüyünce TV programcısı olmak istiyor.Il souhaite devenir programmeur.
Büyüyünce itfaiyeci olmak istiyor.Il souhaite devenir pompier.
Büyüyünce araba yarışçısı olmak istiyor.Enfant, il veut être coureur cycliste.
Büyüyünce bir kral olmak istiyorum.Cuando crezca, quiero ser un rey.
Büyüyünce ne olmak istiyorsun?¿Qué quieres ser cuando seas mayor?
Büyüyünce onun gibi biri olmak istiyorum.Cuando crezca quiero ser como él.
Bu yenilikler Sheffield'in bir sanayi kenti olarak hızla büyüyüp gelişmesine yol açtı.Estas innovaciones estimularon el crecimiento de Sheffield como una ciudad industrial.
Büyüyünce aktris olmak istiyor.Quiero crecer como actriz.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.La biología del desarrollo estudia el proceso por el que los organismos crecen y se desarrollan.
O zaman bilmesek de, Tara büyüyü bu yalan yüzünden bozmuştu, kendisinin iblis olduğunu sandığı için.En realidad, no creían en la magia; ése era únicamente un término conveniente para describir lo desconocido.
Her türlü büyüyü yapabilir.El Yunque mágico.
Ertesi gün Crowley onlara büyüyü verdi.El 21 de abril, Crowley la convenció de realizar magia sexual.
Bazı düşmanlara karşı tüm karakterlerin aynı anda bu büyüyü kullanması gerekebilir.Todos los personajes pueden atacar en simultáneo contra un enemigo en un turno.
Büyüyünce yazar olmak istiyor.Su deseo de ser escritor crecía.
Fakat Fetai, Danimarka'da büyüyüp yetişmiştir.Mead habla de Creciendo en Nueva Guinea.
Kendisini en ufak büyüyü yapmaktan bile uzak tutan bir hastalığı vardır.También tiene un conocimiento limitado de la magia.
Büyüyünce itfaiyeci olmak istiyor.Ha mostrado interés en convertirse en bombero.
Büyüyünce tenisçi olmak istiyor.Da grande vuole diventare un tennista.
Her türlü büyüyü yapabilir.Con la sua bacchetta può fare ogni tipo di magia.
Büyüyünce kendi restaurantını açmak istiyor.In futuro pensa di voler aprire un proprio ristorante.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.La biologia dello sviluppo studia il processo attraverso il quale gli organismi crescono e si sviluppano.