büyüyü ile cümle

büyüyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Musa büyüyünce iman sayesinde firavunun kızının oğlu olarak tanınmayı reddetti.بالايمان موسى لما كبر ابى ان يدعى ابن ابنة فرعون
Musa büyüyünce iman sayesinde firavunun kızının oğlu olarak tanınmayı reddetti.摩 西 因 著 信 、 長 大 了 就 不 肯 稱 為 法 老 女 兒 之 子
Musa büyüyünce iman sayesinde firavunun kızının oğlu olarak tanınmayı reddetti.摩西 因 著信 、 長大 了 就 不 肯 稱為 法老 女 兒之子
Oğlunuz gerçekten büyüyüp gelişti.Il a drôlement grandi, le gamin !
Oğlunuz gerçekten büyüyüp gelişti.Mia³ wtedy cztery lata.
Oğlunuz gerçekten büyüyüp gelişti.Ваш сын правда вырос.
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.Du planter dem, og de slår rod, de trives og bærer Frugt. De har dig i Munden, men ikke i Hjertet.
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.주께서 그들을 심으시므로 그들이 뿌리가 박히고 장성하여 열매를 맺었거늘 그들의 입은 주께 가까우나 그 마음은 머니이다
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.Ngài đã vun trồng họ; họ đã đâm rễ, lớn lên và ra trái. Miệng họ ở gần Ngài, song lòng họ cách xa Ngài.
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.Ngài đã vun_trồng họ ; họ đã đâm rễ , lớn lên và ra trái . Miệng họ ở gần Ngài , song lòng họ cách xa Ngài .
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.Zasadil si ich, aj zapustili korene, rastú aj nesú ovocie; blízky si v ich ústach, ale ďaleký od ich ľadvín.
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.Ты насадил их, и они укоренились, выросли и приносят плод. В устах их Ты близок, но далек от сердца их.
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.נטעתם גם שרשו ילכו גם עשו פרי קרוב אתה בפיהם ורחוק מכליותיהם׃
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.غرستهم فاصّلوا نموا واثمروا ثمرا. انت قريب في فمهم وبعيد من كلاهم.
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.你 栽 培 了 他 們 、 他 們 也 扎 了 根 、 長 大 、 而 且 結 果 . 他 們 的 口 、 是 與 你 相 近 、 心 卻 與 你 遠 離
Onları sen diktin, kök saldılar, Büyüyüp ürün verdiler. Adın ağızlarından düşmüyor, Yürekleriyse senden uzak.你 栽培 了 他 們 、 他 們 也 扎 了 根 、 長大 、 而且 結果 . 他 們的口 、 是 與 你 相近 、 心卻與 你 遠離
Sen büyüyünce ne olmak istiyorsun ?Así pues, ¿cómo empiezas? Yo estaba obsesionado con los mapas cuando era un crío.
Sen büyüyünce ne olmak istiyorsun ?Còn bạn muốn làm gì khi lớn lên?
Sen büyüyünce ne olmak istiyorsun ?Εσύ, τι θέλεις να γίνεις όταν μεγαλώσεις;
Sen büyüyünce ne olmak istiyorsun ?人魚
Senin bana yaptığın Bu büyüyü bozmak istiyorum Sen güzel bir şeysinEres algo hermoso
Seni ve çocuklarımı çok seviyorum. Her gün büyüyüp serpilsinler.Oletpas alakuloinen, Minulla on sinulle teetä
Seni ve çocuklarımı çok seviyorum. Her gün büyüyüp serpilsinler.القهوة لم تجهز بعد لكنّي أحضرت لك بعض الشاي.
Tamamen büyüyünce, sahnenin genişliği kadar olabilir.A maturité, elle pourrait être aussi grande que cette scène.
Tamamen büyüyünce, sahnenin genişliği kadar olabilir.Una volta adulto potrebbe raggiungere la larghezza di questo palco.
Tamamen büyüyünce, sahnenin genişliği kadar olabilir.Σε πλήρη ανάπτυξη, μπορεί να είναι πλατιά όσο και η σκηνή.
Tamamen büyüyünce, sahnenin genişliği kadar olabilir.Во взрослом возрасте оно может быть шириной со сцену.
Tamamen büyüyünce, sahnenin genişliği kadar olabilir.כשתגיע למלוא גודלה, היא תהיה בגודל הבמה הזאת.
Umarım büyüyüp yetişkin biri olursun.Remélem, hogy hamar felnősz és nagyszerű ember lesz belőled.
Umarım büyüyüp yetişkin biri olursun.Γιατί ελπίζω να αναπτυχθείς και να γίνεις ένα υπέροχο άτομο.
Umarım büyüyüp yetişkin biri olursun.لانني امل ان تكبري وتصبحي شخصا جيدا
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.A tak žena ta porodila syna a nazvala jméno jeho Samson. I rostlo dítě, a žehnal jemu Hospodin.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.A žena porodila syna a nazvala jeho Samson. A chlapec rástol, a Hospodin ho žehnal.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Depois teve esta mulher um filho, a quem pôs o nome de Sansão; e o menino cresceu, e o Senhor o abençoou.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.És szült az asszony fiat, és nevezé annak nevét Sámsonnak, és felnevekedék a gyermek, és megáldá õt az Úr.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Femeia a născut un fiu, şi i -a pus numele Samson. Copilul a crescut, şi Domnul l -a binecuvîntat.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Ja vaimo synnytti pojan ja antoi hänelle nimen Simson; ja poika kasvoi, ja Herra siunasi häntä.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.여인이 아들을 낳으매 이름을 삼손이라 하니라 아이가 자라매 여호와께서 그에게 복을 주시더니
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.La femme enfanta un fils, et lui donna le nom de Samson. L`enfant grandit, et l`Éternel le bénit.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.La mujer dio a luz un hijo y le puso por nombre Sansón. El niño creció, y Jehovah lo bendijo
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Người đàn bà này sanh một con trai, đặt tên là Sam-sôn. Ðứa trẻ lớn lên, và Ðức Giê-hô-va ban phước cho.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Người đàn_bà này sanh một con_trai , đặt tên là Sam-sôn . Ðứa trẻ lớn lên , và Ðức_Giê - hô-va ban phước cho .
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Og Kvinden fødte en Søn, som hun gav Navnet Samson. Drengen voksede op, og HERREN velsignede ham;
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Og kvinnen fødte en sønn og gav ham navnet Samson; og gutten vokste op, og Herren velsignet ham.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Poi la donna partorì un figlio che chiamò Sansone. Il bambino crebbe e il Signore lo benedisse
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Porodziła tedy ona niewiasta syna, i nazwała imię jego Samson; i rosło dziecię, a błogosławił mu Pan.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Und das Weib gebar einen Sohn und hieß ihn Simson. Und der Knabe wuchs, und der HERR segnete ihn.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.И жената роди син и нарече го Самсон; и детето порасна и Господ го благослови.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.И родила жена сына, и нарекла имя ему: Самсон. И рос младенец, и благословлял его Господь.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.ותלד האשה בן ותקרא את שמו שמשון ויגדל הנער ויברכהו יהוה׃
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.فولدت المرأة ابنا ودعت اسمه شمشون. فكبر الصبي وباركه الرب.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.後 來 婦 人 生 了 一 個 兒 子 、 給 他 起 名 叫 參 孫 . 孩 子 長 大 、 耶 和 華 賜 福 與 他
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.後 來婦 人生 了 一 個 兒子 、 給他 起名 叫 參孫 . 孩子 長大 、 耶和華 賜福 與他
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.(12:4) Dans le sein maternel Jacob saisit son frère par le talon, Et dans sa vigueur, il lutta avec Dieu.
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.Anyja méhében sarkon fogta bátyját, és mikor erõs volt, küzdött az Istennel.
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.En el vientre suplantó a su hermano y en su edad viril contendió con Dios
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.(-) Er hat in Mutterleibe seinen Bruder an der Ferse gehalten, und in seiner Kraft hat er mit Gott gekämpft.
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.HERREN går i Rette med Juda og hjemsøger Jakob, gengælder ham efter hans Veje og efter hans Id.
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.Herren har trette med Juda, og han skal hjemsøke Jakob for hans ferds skyld, betale ham efter hans gjerninger.
Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrıyla güreşti.Il Signore è in lite con Giuda e tratterà Giacobbe secondo la sua condotta, lo ripagherà secondo le sue azioni

İlgili Sayfalar